Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10263 E. 2025/5975 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10263
- Karar No
- 2025/5975
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2642 E., 2019/4717 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; olayda müvekkilinin kastı yahut taksiri bulunmadığına, kusur tespitine, her ne kadar müvekkili 1.41 promil alkollü olduğu belirtilsede kazaya etkisi tespit edilememiş olduğuna, Mahkemece bilinçli taksirden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, olsa olsa basit taksirden hüküm kurulmasının gerektiğine, olayda cezanın alt haddinden uzaklaşmayı gerektirir hiçbir durum olmadığı halde yerel mahkeme alt hadden uzaklaşarak ceza tesis edildiğine, TCK'nın 62. maddesi hükümlerinin müvekkili sanık hakkında uygulanmamasının da bozma sebebi olduğuna, müvekkilinin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamasına rağmen hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaat halinde ise lehine olan tüm hükümlerin (HAGB, takdiri ve yasal indirimler vs.) uygulanmasına karar verilmesi talebine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 20:15 sıralarında, 1,42 promil alkollü vaziyette olan sürücü belgesi bulunmayan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahal dışında, aydınlatmanın olmadığı iki yönlü virajlı köy yolunda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatasıyla şerit ihlali yapıp karşı istikametten gelen ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletin sağ yan depo ve alt kesimlerine aracının ön kesimiyle çarpması sonucu sürücü ...'ın öldüğü, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu .. Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 13.07.2017 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, 1,42 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Suç tarihinde sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl süreyle sürücü belgesinin alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1.maddesi gereği yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki (8) numaralı bendin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ESASTAN REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .. .. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2025 tarihinde karar verildi.