Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9255 E. 2024/317 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/9255
- Karar No
- 2024/317
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08/10/2020 tarihli ve 2016/78047 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz sebebi, Süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan sanık müdafiinin temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ve res'en tespit edilecek sebeplere ilişkindir . B.Katılanlar vekilinin temyiz sebebi, Süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan sanık müdafinin temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanığın olay tarihinde sürücüsü olarak bulunduğu 34 NTE 69 plakalı araçla öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi Avcılar kampüsüne gittiği sırada Avcılar Yeşilova Mahallesi Barbaros caddesi üzerinde maktüle çarparak yaralanmasına neden olduğu, maktülün hastaneye kaldırıldığı, tıbbi müdahalelere rağmen öldüğü" belirtilmiştir. 2.Sanık sürücü aşamalarda, aracını park ettiği yerden hareketle yaklaşık 100 metre kadar ilerlemişken kazanın meydana geldiğini, ölenin aniden park halindeki iki ... arasından yola fırlaması üzerine aracının dikiz aynasına çarparak yere düştüğünü, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı ile suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve katılmak istediklerini beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir. 4.Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gündüz, kaza mahallinin meskun mahal içerisinde, hız limitinin 20km, iki yönlü cadde olduğu, havanın açık, zeminin kuru ve yol üzerindeki görüşün açık, yolun düz, eğimsiz olduğu ile ölen yaya Rıdvan Akkurt'un Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/b-3 maddesini (yayalar ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek zorundadırlar) ihlal ettiği, sanık sürücünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-a maddesini(... sürücüleri kavşaklara yaklaşırken dikkatli olmak ve hız azaltmak zorundadırlar) ihlal ettiği görüş ve kanaat belirtilmiştir. 5.Kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 21/05/2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, ölen yaya Rıdvan Akkurt'un, 2918 sayılı Kanun'un 68/b-3 maddesinde düzenlenen "taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yaya geçidi dışından zorunlu hallerde taşıt yoluna giren yayaların güvenlikleri için yeterli tedbiri almak ve güvenle duramayacak kadar yaklaşmış araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar" şeklindeki kuralını ihlal ederek araca ilk geçiş hakkı vermediğinden meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduğu, sanık sürürcünün ise aynı Kanun'un 52/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşan sürücülerin dikkatli olmak ve hızlarını azaltmak zorunda olduklarına ilişkin kuralı ihlal ettiğinen meydana gelen olayda tali kusurlu bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 6.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 25/02/2014 tarihli raporunda, Rıdvan Akkurt'un ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, çok sayıda kot ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir. 7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle de 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, kanuna aykırı bulunmuş olup ilgili hususlar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B.Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmün hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşen kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu doğrultusunda tali kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. BII. Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/690 Karar sayılı kararına yönelik olarak hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (4)üncü paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a.maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi. #########