Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11617 E. 2024/4625 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11617
- Karar No
- 2024/4625
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/415 E., 2016/86 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,50/1-a,52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine ve kusur durumunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17.10.2014 günü saat 14.05 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal içi, bölünmüş, iki şeritli asfalt yolda seyir halindeyken, olay mahalli olan yaya geçidine geldiğinde, yaya geçidini takiben karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya giren ve yolu tamamlamakta olan yaya ...'a çarpması neticesi ...'ın öldüğü olayda, hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 09.12.2015 tarihli rapor ile keşfe binaen tanzim edilen 28.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalline gelmeden evvel mahallin yaya geçidi mahali olduğunu dikkate alması, her an bir yayanın yaya geçidini takiben geçiş yapabileceğini öngörerek yayaya karşı etkili tedbir alabilmesi adına hızını yayaya yaklaşımı hız limitine göre ayarlayıp mahale yaklaşması, yaya geçidini yaya trafiği itibariyle gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemesi ile yaya geçidini takiben geçiş yapan ve ilk geçiş hakkına sahip yayaya rağmen seyrini sürdürmüş olması sebebiyle asli kusurlu olduğu, yayanın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün dördüncü fıkrasının çıkarılarak yerine ''Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 910 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.