Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9269 E. 2024/314 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/9269
- Karar No
- 2024/314
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 21.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/1094 Esas, 2016/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19/10/2020 tarihli ve 2016/268881 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, 1-Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri, 1-Asli kusurlu sanık hakkında eksik ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Olay günü sanığın sağ tarafa dönmeden evvel yeterli mesafeden sinyalini vermesi,şeridinin sağına yanaşması,geriden düz gelen aracın olmadığına emin olduktan sonra, ilk geçiş hakkını düz gelen motosikletliye verdikten sonra sağ manevra yapması gerekirken bütün bunlara dikkat etmediği düz gelen araca rağmen sağa dönüşe geçtiği,ilk geçiş hakkını geriden düz gelen motosikletliye vermediği..." belirtilmiştir. 2.Sanık sürücü aşamalarda, olay anında sağ şeritten seyri esnasında motosikletin arkasından gelip sağ tarafına girdiğini, öncesinde arkasında motosiklet olduğunu görmediğini, sağ dikiz aynasına motosikletin çarpması üzerine motosikleti fark ettiğini, çarpma sonrası motosikletin devrildiğini ve sürücünün de sürüklendiğini gördüğünü ancak kendisinin trafik kilitlenmesin diye mecburen sağa dönmek zorunda kaldığını, sokak içinde durup 112'yi aradığını, şok yaşadığını kazanın hızlı gelen motosiklet nedeni ile gerçekleştiğini meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve katılmak istediklerini beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir. 4.Kaza tespit tutanağında, gün durumunun gündüz, zeminin kuru ve havanın açık olduğu, kaza mahallinin meskun mahal içerisinde bulunduğu, hız limitinin 60km olduğu ile kaza noktasında üç yönlü T şeklinde kontrolsüz kavşak bulunduğu, kaza yerinde ölen motosiklet sürücüsüne ait 37.50 metre sürüntü izi bulunduğu ile sanık sürücüye ait ... bulunamadığından kusur atfında bulunulamayacağı belirtilmekle kamera kaydının izlenmesi sonrası aynı polis memurlarınca düzenlenen 04/06/2015 tarihli kusur durumuna ilişkin tutanak ile sağ arka tarafından gelen trafik akışını kontrol etmeden sağa doğru dönen sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun(2918 sayılı Kanun) 67 nci maddesinde düzenlenen "sürücülerin sağa ve sola doğru dönerken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır" şeklindeki kuralını ihlal ettiği, ölen motosiklet sürücüsü ...'ın ise aynı kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen sürücülerin araçlarının hızını, aracın teknik özelliği ile yol durumuna ve trafiğin gerektirdiği özene göre ayarlamaları gerektiği yönündeki kuralı ihlal ettiği belirtilmiştir. 5.Dosya kapsamında 03/06/2015 tarihli görüntü çözümlemesine ilişkin CD inceleme tutanağında, sanık sürücünün yolun sağına doğru yanaşarak sağa dönmek üzere manevra yaptığı sırada sağ gerisinden gelerek sağ yan tarafından geçen motosiklet sürücüsü ile çarpıştığı, motosiklet sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek sağdaki yaya kaldırımı üzerine devrildiği, sanığın sevk ve idaresindeki araçla bir müddet duraklama yapması sonrası sağa doğru giriş yaptığının görüldüğü belirtilmiştir. 6.Soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 06/07/2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 28/12/2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda ve kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 09/03/2016 tarihli heyet raporunda, yönetimindeki otomobil ile kavşaktan sağ tarafa dönmeden evvel yeterli mesafeden sinyalini vermesi, şeridinin sağına yanaşması, geriden düz gelen aracın olmadığına emin olduktan sonra ilk geçiş hakkını düz gelen motosikletliye vererek sağ manevra yapması gerekirken bütün bunlara dikkat etmeyen sanık sürücünün meydana gelen olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurlu bulunduğu, yönetimindeki motosiklet ile kavşağa yaklaşmadan evvel süratını azaltmadığı, sağa dönüşe geçen otomobilin sağ tarafından kaldırım ile otomobilin arasından geçmek istediği olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından ölen motosiklet sürücüsünün meydana gelen olayda tali kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 7.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 29/06/2015 tarihli raporunda, kişinin ölümünün künt genel beden travmasına bağlı etraf kemik kırıklarıyla birlikte iç organ harabiyetinden gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği kanaati bildirilmiştir. 8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. AI.Sanık müdafiinin, eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen tek kişilik bilirkişi raporları ve adli tıp kurumu heyet raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. AII. Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. BI.Katılan vekilinin, asli kusurlu sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir, bu kapsamda inceleme konusu somut olayda oluşa uygun bulunan bilirkişi raporları ve adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin heyet raporu doğrultusunda asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. BII.Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün AI, AII, BI ve BII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle, Adana 21.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/1094 Esas, 2016/853 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.