Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11848 E. 2024/6656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11848
Karar No
2024/6656
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/96 E.,2015/148 K. SUÇLAR Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında katılan mağdureye beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismara teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/4, 35/2, 103/6 ve 109/2, 109/3-f, 109/5, 53/1, 58/1-6, 63/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 203/96 Esas, 205/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; 103/1-a-2, 53, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Müdafiinin Temyiz İsteği Kararın usul ve esas bakımından kanuna aykırı olduğuna, bütün delillerin sanığın aleyhine değerlendirildiğine, varsayımsal hüküm tesis edildiğine, "olabileceği" şeklindeki yorumlar ile sanığın aleyhine hüküm verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesinden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık ile katılan mağdure arasında gönül ilişkisi olduğuna, mesajlarda organ sıkma gibi söylemlerin geçmediğine, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinden beraat etmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olan katılan mağdurenin soruşturma aşamasında nitelikli cinsel istismar eylemini anlatmadığı, kovuşturma aşamasında ise sanığın cinsel organının kendi cinsel organına girmediğini kesin olarak bildiğini beyan etmesi, raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılan mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınıp, 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 203/96 Esas, 205/148 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 2013/96 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararına kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11848, K. 2024/6656, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-11848-e-2024-6656-k-fee0b9df3e50