Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5084 E. 2023/4982 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5084
- Karar No
- 2023/4982
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/283 E., 2016/294 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 36.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/05/2016 tarihli ve 2014/283 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi birinci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrili 21.900,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28/09/2020 tarihli ve 2016/264136 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz sepepleri; 1-Eksik inceleme ile sanıklar hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; Suç tarihinde ... Fırın isimli işyerinde yeni çalışmaya başlayan maktül ...'un saat 06:00-06:30 sıralarında yük taşıma amacı ile kullanılan asansöre bindiği, yük asansörü halatının kopması sonucu düşen asansörde ağır yaralandığı ve akabinde hastaneye kaldırılan maktulün kurtarılamayarak vefat ettiği belirtilmiştir. 2.Sanık ... aşamalarda, ... Fırın isimli işyerinin ortağı olduğunu, maktulü hiç görmediğini ve işyerinin çalışanı olmadığını, çalışacak eleman aradığıkları sırada maktulün başvuruda bulunmuş olduğunu, muhasebeci ...'ın da evraklarını hazır etmesini istediğini ve kalacak yeri olmadığı için de evraklarını hazır edene kadar işyerinin personel kısmında yatabileceğini söylediğini suç tarihi gecesi her zamanki gibi gece imalat yapıldığını, kendisinin işyerinde olmadığını, maktul ...'ın çalışanlara yardım etmek amaçlı hamur taşıyan çalışanların binmediği yük asansörüne hamur yüklediğini bu sırada maktul asansörün içindeyken asansörün halatının koptuğunu ve kazanın bu şekilde meydana geldiğini, asansörün bulunduğu yerde yük asansörü olduğu ve insan taşımasına uygun olmadığı uyarılarının bulunduğunu çalışanların da bu konuda uyarılmış olduğunu, duyduğu kadarıyla maktulün derdini anlatacak kadar Türkçe bildiğini ancak yazılan yazıları okuyabilir miydi bilmediğini, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Sanık ... aşamalarda, ... Fırın isimli işyerinin ortağı olduğunu maktulü daha önce görmediğini kendi çalışanları olmadığını, olay sırasında yan fırında çay içtiğini gürültüyü duyunca olayın gerçekleştiği yere geçtiğini ve vardığında kazanın meydana gelmiş olduğunu, çalışanların da maktulü tanımadığını sadece aşçının bir kaç kez işyerinde yemek yediğini söylediğini ve meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. Meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 5.Türkmenistan vatandaşı işçi ...'un ölümü, soruşturma aşamasında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/01/2014 tarihli müzekkereler ile Türkmenistan Başkonsolosluğu'na ve Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Genel Müdürlüğü'ne bildirilmiştir. 6.Dosyada mevcut bulunan Ulusal Kriminal Bürosu12/03/2014 tarihli raporunda, teknik değişiklik yaptırmayarak asansörü insanların binmesine fırsat verecek şekilde muhafaza eden fırın işletmecisinin kusurlu bulunduğu bildirilmiş ve kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 12/02/2015 tarihli iş güvenliği uzmanı makine mühendislerinden oluşan üç kişilik heyet raporunda ve eki olan 20/02/2015 tarihli raporunda, risklerden kaçınmak, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, risklerle kaynağında mücadele etmek , risk değerlendirmesi yapmak ve bu doğrultuda çalışanlara talimat vererek çalışanların hayati ve özel tehlike arz eden yerlere girmemesi için gerekli önlemleri almakla ilgili yükümlülüklerine aykırı davrandığından iş veren sanıklar ... ve Rıfat asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 7.Olay yeri ve görgü tutanağının soruşturmayı etkileyecek düzeyde noksan olduğundan bahisle İstanbul Anadolu Başsavcılığının istemi üzerine düzenlenen Ulusal Kriminal Bürosunun 12/03/2014 tarihli mütalaasında, somut olayda halatın kopma şeklinin gevşek halata ani yük uygulanması, ani durma veya hareket etme sonucu meydana gelen aşırı gerilme sonucu oluştuğu, yük asansörü motorunun insanların ulaşamayacağı yerde bulunması gerekirken işçilerin kaldığı yerin koridorunda yer aldığı, asansörde acil durum freni tertibatının olmadığı ve inceleme esnasında dahi sol rayın yerinden çıkacak vaziyette olduğu, şahsın olay tarihinde düştüğü yere yukarı çıkış amaçlı kapı yapıldığı kapının olay sonrası yeni yapıldığının kaynak izlerinden dahi anlaşıldığı, teknik servis bakım faturalarının 60-120 Türk Lirası gibi hep cüzzi miktarlar için düzenlendiği ancak asansörün 10 metrelik çelik halatı değişseydi bu tutarın fazla olması gerektiği, faturalarda değişime dair kayıt bulunmadığı ve ilgili belgelerin muhtemel olay sonrası tanzim edildiği ile netice olarak teknik değişiklik yaptırmayarak asansörü insanların binmesine fırsat verecek şekilde muhafaza eden iş verenlerin kusurlu bulunduğu bildirilmiştir. 8.Soruşturma aşamasında tanık olarak beyanda bulunan daha sonra kovuşturma aşamasında da yazılı olarak beyanlarını sunan ..., ölenin 3 yıldır iş yerinde çalıştığını, vicdanı rahatsız olduğundan bu beyanda bulunmak için Muş'tan geldiğini, kendilerine işverence baskı yapıldığını, asansörün halatının kopması ile ölenin kapısı olmayan kısma düştüğünü burada sadece çuval attıkları 60*40 cmlik cam bulunduğunu ve öleni buradan dışarı çıkardıklarını, işverenin istemi ile ölenin üzerindeki kıyafeti çıkardıklarını ancak alt kısmı ellemediklerini, asansörün sık sık arızalandığını ancak iş verenlerin sözlü olarak binmeyin şeklinde söylediklerini beyan etmiştir. 9.Ölen şahsın kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi'nin 22/01/2014 tarihli raporunda, kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, kot ve ekstremite kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. 10.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 50/4-1-a.maddesinin yerine hata sonucu hükmedilen hapis cezasına kısa süreli hapis cezası denilerek sadece 50/1-a maddesinin gösterilmesi ve sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2.maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi hususları kanuna aykırı olup, söz konusu aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B.I-Sanıklar müdafiinin, eksik inceleme ile sanıklar hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları ile meydana gelen kazada tasli kusurlu bulunan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi birinci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrili 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B.II-Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 36.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/05/2016 tarihli ve 2014/283 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararına yönelik olarak hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanıklar hakkındaki (2) numaralı maddesinin (4.) paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine “Sanıkların kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanıklara verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanıklara verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 1095 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00TL olarak hesabıyla 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.11.2023 tarihinde karar verildi.