Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4935 E. 2023/5068 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4935
Karar No
2023/5068
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 16.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli ve 2016/104140 sayılı, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi; Sanığın kusuru olmadığına ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebebi; Kusur oranına, az ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü: 1.Olay tarihi olan 30.01.2015 tarihi saat:19.30 sıralarında sanık ...'in sevk ve yönetimindeki ... plakalı aracın Sahipata Mahallesi 284. sokak üzerinde yürüyen müteveffa ... ve mağdur ...'a çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucunda Mustafa'nın hastanede uzun süre tedavi gördüğü ancak daha sonrasında vefat ettiği, mağdur ...'ın ise BTM ile tedavi görecek şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır. 2.Kaza tespit tutanağında ve soruşturma sırasında alınan 01.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından dolayı tali kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffa ve mağdurun ise yolun her iki tarafında yaya yolu ve banket bulunmayan veya kullanılır durumda olmayan iki yönlü trafiğin kullanıldığı kara yollarında yaya kafileleri dışındaki yayalar taşıt yolunun sol kenarını izlemek zorundadır kuralını ihlal ettiklerinden dolayı asli kusurlu olarak belirlendikleri görülmektedir. 3.İstanbul Teknik Üniversitesinde görevli öğretim görevlilerinden oluşan heyetten alınan 18.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın ve müteveffanın eşit derecede kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Sanık Müdafiinin ve Katılanlar Vekilinin Kusura İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 1.Kaza tespit tutanağı, keşif trafik bilirkişi raporu ve İstanbul Teknik Üniversitesi heyet raporundaki tespitler dikkate alındığında sanığın eşdeğer kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği tespit edilmiş olup; hükümde bu yönü ile bir hukuka aykırılık bulunmamış olup sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin kusura ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. 2.Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında belirlenen 2 yıl 8 ay temel hapis cezasından, 5237 sayılı Yasa'nın 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına, yine hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, 16.200 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 16.100 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi dışında hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Katılanlar Vekilinin Ceza Miktarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak eşdeğer kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamış olup katılanlar vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının hüküm fıkrasının (2.) paragrafında yer alan “1 yıl 14 ay 20 gün” ibaresinin çıkarılarak yerine, “2 yıl 2 ay 20 gün”, hüküm fıkrasının (4.) paragrafında yer alan 805 gün ibaresinin çıkarılarak yerine 810 gün, hüküm fıkrasının (5.) paragrafında yer alan 16.100 ibaresinin çıkarılarak yerine 16.200 yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/4935, K. 2023/5068, T. 16.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-4935-e-2023-5068-k-aa454b1f5e70