Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11725 E. 2024/6271 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11725
- Karar No
- 2024/6271
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/346 E. 2016/439 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adil para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca her iki sanık hakkındaki hüküm yönünden bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri;Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat hükmü yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve kurulan hükümde lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ...'ın temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat hükmü yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve şartları bulunduğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere, katılan vekilinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; Sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda maddi zarar giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Yeni Yalova Yolu, Osmangazi/Bursa mevkiinde faaliyet gösteren ... San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli işyerinin, dosya içeriğinde mevcut bulunan imza sirküleri ve sanığın beyanından anlaşıldığı üzere sahibinin ve yetkili müdürünün sanık ... olduğu, iş yerinin çatısının tamiri amacı ile sanık ... ile anlaşıldığı, ölen ...'nun ise, herhangi güvenlik önlemi ve donanımı bulunmaksızın tamir amaçlı çatı kısmına çıktığı sırada yağmurlu hava nedeni ile kayganlaşan çatıdan aşağı düşmesi sonucu öldüğü, Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 23/03/2015 tarihli raporunda "Kişinin ölümünün yüksekten düşme ile oluşması mümkün kafa kemiklerinde kırık, beyin dokusunda kanama ve harabiyet sonucu meydana geldiğini,"nin bildirildiği olayda, dosya içeriğinde mevcut bulunan 22/02/2016 tarihli üçlü heyetten oluşan bilirkişi raporu doğrultusunda, ilgili eğitimleri vermediği, yüksekte çalışma ekipmanlarını ölene temin etmediği ve bu konuda bilgilendirme yapmadığı iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini sağlamadığı için sanık ...'ın ve alt işveren ile birlikte sorumlu olması nedeni ile işyeri sahibi sanık ...'nün asli kusurlu olduklarının kabulü ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR I.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin, Katılanlar Vekilinin ve Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Nedenlerinin İncelenmesi ile; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'nün 12.04.2023 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, II.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin, Katılanlar Vekilinin ve Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Nedenlerinin İncelenmesi ile; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet Savcısı'nın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, Kabule göre de; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 50/4-1-a ve 52/2 maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.