Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11655 E. 2024/4751 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11655
- Karar No
- 2024/4751
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/364 E., 2016/680 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık ... hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından, sanık ... hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51, 51/3-7-8 maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının 2 yıl süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine, sanık ... hakkında ise 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanık ... yönünden hükmedilen cezanın sanığın işlediği fiile orantısız şekilde az olduğuna, erteleme ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ... yönünden ise bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına, kusurlu olduğundan mahkumiyetine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık müdafiinin temyiz isteği ise bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığına, lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kusur durumuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, sanık ...'ın idaresindeki yarı römork takılı çekiciyle, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, tipi şeklinde kar yağışı altında, karlı sathi kaplama karayolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, önünde aynı yönde seyreden plakası ve sürücüsü saptanamayan beyaz renkli otomobilin fren tatbik ettiğini fark ettiğinde otomobile arkadan çarpmamak adına frenli vaziyette yolun sağına yönelmesiyle aracın kayması neticesi gidiş yönüne göre sağdaki bariyerlere sürtünme şeklinde çarptığı ardından sağ şeridin sağında duraklayan sanık sürücü ... idaresindeki kamyonete ve kamyonetten inip bankette beklemekte olan yaya ...'e çarpmasıyla, yayanın ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece, asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet, olayda kusuru bulunmadığı kabul edilen sanık ... hakkında ise beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A)Sanık ...'nın Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden Sanık ...'nın kazadan hemen önce başka bir kaza sebebiyle idaresineki kamyonetle duraklamakta olduğu sırada olayın vuku bulduğu, ölenin araç dışında bulunduğu ve sanık ...'ın aracını hızını yol ve hava durumu şartlarına uygun şekilde sürdürmeyerek, dikkatsiz seyri sebebiyle ölümün meydana geldiği hususları birlikte gözetildiğinde sanık ...'nın hadiseye etken bir davranışının bulunmadığı gözetildiğinde mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınan Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden açıklanan sebeplerle herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B)Sanık ...'ın Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması; Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.