Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10571 E. 2024/4750 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10571
- Karar No
- 2024/4750
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/217 E., 2015/390 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red - Düzeltilerek Onama Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; duruşmada bulunan sanığın tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310.maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu görülmüştür. Sanık ... hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili, sanık ... hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/1-2-4, 53/6 maddeleri gereğince 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına, sanık ... hakkında ise yine taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/1-2-4 maddeleri gereğince 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... ve katılanlar vekilinin temyiz isteklerinin süresinde olmadığından bahisle ret, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden ise yargılama giderlerinin her sanık hakkında sebep oldukları oranda tahsiline karar verilmesi gerektiğinden bahisle düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; hükmedilen ceza miktarlarının fiile orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğuna ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteği, hükmedilen ceza miktarlarının fiile orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla olduğuna ve kusur durumuna, sanık ...'ın temyiz isteği, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, kusur durumuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın idaresindeki minibüsle, meskun mahalde, gündüz vakti, iki yönlü, asfalt kaplama caddede seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, aracının sağ ön kısmına, gidiş yönüne göre soldan gelen sanık sürücü ... idaresindeki minibüsün sol ön kısımlarıyla çarpması sonucu savrulan minibüsün sol taraftaki arazide bulunan bisiklet sürücüsünü ve bisikleti altına alarak 24 metre sürüklemesiyle, bir kişinin ölümüyle neticelenen olayda, mahkemece, sanık ...'ın asli, sanık ...'in ise tali kusurlu davranışıyla hadiseye sebebiyet verdikleri kabul edilerek her iki sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A)Sanık ...'ın Temyiz İtirazları Yönünden Duruşmada bulunan sanığın tefhimle bildirilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305.maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz isteminin REDDİNE, B)Diğer Temyiz İtirazları Yönünden Katılanlar vekilinin yokluğunda verilerek, kendisine 25.01.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süresi içinde 27.01.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında bu hususta ret öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün D fıkrasına yargılama giderinin ibaresinden sonra "sanıkların sebebiyet verdikleri oranda kendilerinden ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.