Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11126 E. 2024/3422 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11126
Karar No
2024/3422
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/618 E., 2016/202 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma Sanık ... hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii , sanık ... hakkında kurulan hükmün sanığın kendisi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53, 51/1-3-6-8 maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 2 yıl süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... yönünden taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanma alanı olmadığından ilgili kısmın çıkartılarak düzeltilerek onanması, sanık ... yönünden ise kişinin ölümü nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, özel bir sebebe dayanmayan kararın genel usul ve yasaya aykırılığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...'ın bakım bölümü müdürlüğünü yaptığı, sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Asansör Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde çalışan ...'nun yanında diğer iki çalışma arkadaşıyla, anılan şirket ile sitenin yönetimi arasında asansör bakım sözleşmesi bulunan ...Villarına gittikleri, sözleşme gereği sitede yer alan dış cephe asansörünün yıpranan halatlarının değişimi için çalışma sürerken, ...'nun asansörün tutma halatının kopmasıyla asansörle duvar arasında sıkışması neticesinde ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A)Sanık ... Yönünden UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 25.12.2018 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B)Sanık ... Yönünden Olay yerinde asansörün bakım işinde çalışan Mustafa ve Murat'ın beyanlarında, sanığın yetkili olduğunu bildirmeleri, bakım sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul eden sanığın, sözleşme yaparak şirket adına hareket ettiğinin kabulü gerekeceği gözetildiğinde suçtan kurtulmaya yönelik yetkili olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiş, mahkemece sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi isabetli bulunmuştur. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin 4. paragrafın hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11126, K. 2024/3422, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-11126-e-2024-3422-k-9864804df48d