Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10772 E. 2023/5255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10772
- Karar No
- 2023/5255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/407 E, 2016/13 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat-Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 2863 sayılı Kanun 'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin sanık ... yönünden temyiz nedenleri; 1.Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin. B.Sanık ...’ın temyiz nedenleri ; 1.Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3.Hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, 4.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR A.Yerel mahkemenin kabulü;"Toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; Çelebibağı, Merdivenler Mevkiinde hazine ararken buldukları bir taşı, ...'e teslim eden ... ile ...'ın eylemleri, ikrarları ve ele geçirilen taş ile sabittir. ..., hazine arayan diğer sanıklarla birlikte hareket etmediğini savunmuştur. Aksi yöndeki karakol ifadesinin ise, 5271 Sayılı Yasa'nın 148/4 maddesi uyarınca, hükme esas alınması mümkün değildir. Bununla birlikte savunması, bulduğu taşları eve getirdiğinde ...'e gösterdiğini anlatan ... tarafından da, bütün aşamalarda doğrulanmaktadır. Her ne kadar ..., bütün aşamalarda, ...'in de hazine aramaya katıldığını anlatmışsa da, savunması ... tarafından da doğrulanan ... lehine oluşan şüpheden, sanığın faydalandırılması gerekmektedir. ..., karakol ifadesinde kazı yaptıklarını anlatmıştır. Ne var ki, kovuşturma aşamasında, bu ifadeyi yalanlamıştır. 5271 Sayılı Yasa'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, karakol ifadesinin hükme esas alınması mümkün değildir. Ayrıca, kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde, kazı yapıldığı iddia olunan yer bulunamamıştır. Bu nedenlerle, kazı yapmadıklarını savunan ... ile ...'ın eylemleri, 2863 Sayılı Yasa'nın 74 üncü maddesinin ikici fıkrasına uymaktadır. Bütün bu anlatımlardan sonra; iddia, savunma, hazırlık tutanakları ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün yazıları ile bütün dosya kapsamına göre, ...'in beraatına, diğer sanıkların ise cezalandırılmalarına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. B.Sanık ... savunmasında;"İddianamede adı geçen sanıklar ... ve ... benim köylüm olurlar. Ben 6 7 ay önce kendi ailemi ziyaret için Van ... Gelgülü köyüne gittim ve köyde ... ve ... tanıştım. Olay tarihinde ...den bahse konu 1 adet tarihi eser taşını aldım ve bu taşı ... ve ... mahallesi mevkiinden kazı yaparak çıkarttıklarını söylediler. O gün ben Fatihin yanından ayrıldım. ... ve ...'i polisler yakalamış ve ertesi gün ben de polislere teslim oldum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi istiyorum, bu olaydan dolayı herhangi bir karşı tarafın zararı olmamıştır, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. C.Sanık ... savunmasında;"... yanımıza geldi, Ermeni kökenli arkadaşı olduğunu ve Çelebibağı civarında hazine olduğunu söylediğini söyledi, üçümüz beraber dediği yere gittik, yanımızda herhangi bir kazı aleti yoktu, yüzeyde bir taş vardı, bir kısmı toprağın içindeydi, yerden bulduğumuz ağaç parçasını deniz kenarında bulunan bu taşın altına doğru soktuk, sopa yardımıyla çıkardık, yoksa kazı yapmadık, burada bir tane taş bulduk, bu taşı İhsan aldı, daha sonra olay yerinden ayrıldık, başka birşeyde bulmadık, suçsuzum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE Sanık ...’in kayıp olduğu ihbarı üzerine yapılan araştırmalarda sanığın temyiz dışı sanık ...’nın yanında olabileceği değerlendirilmesi üzerine, temyiz dışı sanık ... ile yapılan görüşme esnasında yanında bulunan tarihi değeri olduğunu düşündüğü taştan bahsettiği ve sanık ...’te de bulunduğunu beyan etmesi üzerine çalışmalara başlandığı ve sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla; A.Katılan vekilinin Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçuna Yönelik Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ...’ın hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A.Katılan vekilinin sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/13 Kararsayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ...’ın hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/407 Esas, 2016/13 Karar sayılı başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.