Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/4886 E. 2013/25201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/4886
- Karar No
- 2013/25201
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, malen sorumlu vekili ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 237/1. maddesinde malen sorumluların, mağdur ve suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler yanı sıra davaya katılabileceklerinin ve 242. maddesinde kanun yoluna başvurabileceklerinin bildirilmesi karşısında, katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu istemi reddedilen malen sorumlu vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi reddedilen sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, sanığın kullanmış olduğu otomobilin ruhsat sahibi, malen sorumlu ... Emlak Oto Mad. Mob. Gıda San. İnş. Tic. Limited Şirketinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekili Av. ...'in de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, bilirkişi raporuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, lehe hükümlerin uygulanmasına, eksik incelemeye; katılan vekilinin ceza uygulamasına, bilinçli taksirin yasal şartlarının oluştuğuna, taksiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine; malen sorumlu vekilinin sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında, 2 yıl ile 15 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, temel cezanın asgari hadden belirlenmesi suretiyle adalet ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde sanığa az ceza tayini, 2.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın ağırlığı" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, 3.) Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1.) 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi ve kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, denetim süresi içerisinde işlenecek ikinci suçtan dolayı hüküm veren mahkeme tarafından karar verileceği gözetilmeden, infazı kısıtlar şekilde, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi, 2.) 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen ve bu cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile malen sorumlu ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.