Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/4180 E. 2013/24229 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/4180
Karar No
2013/24229
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : 1-Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet 2-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/4, 89/1, 22/3, 62/1, 51/1-3-6. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanık ...' ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Her ne kadar, sanık ... ve müşteki ... soruşturma aşamasında sanık ... dan şikayetçi olmuş iseler de, her ikisinin de yaralanmasının TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında kalması, müşteki ...'nın kovuşturma aşamasında sanık ... dan şikayetinden vazgeçmesi, yaralanmanın niteliği itibariyle, bilinçli taksir halinde dahi şikayetten vazgeçmenin geçerli olması ve sanık ...'e atılı suçun TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında kalması ve TCK’nın 89/1, maddesi kapsamındaki suçun Sulh ceza mahkemesinin görevine girmesi karşısında, tebliğnamedeki görev yönünden bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 1-Sanık ...'nın gece vakti sevk ve idaresindeki otomobille, 4 yönlü ışıklı kavşakta, kendisine hitaben kırmızı fasılalı ışık yandığı halde, karşı yöne geçmek istediği sırada, kavşakta sağından gelen sanık ...' ın otomobiline çarptığı ve sanığın kontrollü olarak geçmesi gereken kırmızı ışıkta kasten ihlalinin söz konusu olmaması karşısında; sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğinden, dolayısıyla da atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluştuğundan söz edilemeyeceğinden, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi; 2-Sanık ...' nın gece vakti aydınlatması bulunan caddede sevk ve idaresindeki otomobili ile seyri sırasında, 4 yönlü ışıklı kavşağa geldiğinde, kavşakta kendisine hitaben kırmızı fasılalı ışık yandığı halde, karşı yöne geçmek istediği sırada, kavşakta sağından gelen ve ehliyeti daha önce geri alınmış olan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobile çarpması sonucu meydana gelen olayda; sanık ... ile aracında bulunan müşteki ...' nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, olay akabinde olay yerini terk eden ve daha sonra kendiliğinden teslim olan sanık ...'ın olay saatinden yaklaşık 1 saat 40 dakika sonraki ölçümde 75 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın, tespit edilen alkol promil miktarı itibariyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve bilinçli taksirle yaralama suçlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; sanık ... ve müşteki ... soruşturma aşamasında sanık ... dan şikayetçi olmuş iseler de, müşteki ...'nın kovuşturma aşamasında sanık ... dan şikayetinden vazgeçtiği, müştekinin yaralanmasının TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında kalması ve TCK'nın 89/5. maddesi hükmü nedeniyle, aynı Kanunun 89/1. maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanan müştekinin şikayetten vazgeçmesinin bilinçli taksir halinde dahi geçerli bulunduğu, ancak sanık ...'nın kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmaması karşısında; bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanık ...... hakkında, zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulup, eylemin TCK nın 89/1. maddesi kapsamında kaldığı ve sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundanda mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan belirlenen temel cezadan TCK'nın 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırım yapılırken hesap hatası yapılarak neticeten sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi; Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/4180, K. 2013/24229, T. 01.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-4180-e-2013-24229-k-a060c68a4e49