Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/21596 E. 2013/29337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/21596
- Karar No
- 2013/29337
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- Tali kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında, taksire dayalı kusurun ağırlığının gerekçe olarak gösterilmesi, 2- Ölenin anne ve babasının aşamalarda şikayetçi olmadıklarını ve tazminat taleplerinin bulunmadığını beyan ettikleri somut olayda, tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilen ve yargılama sürecindeki iyi hal ve davranışlarından dolayı takdiri indirim maddesi uygulanarak cezasında indirim yapılan sabıkasız sanık hakkında, uyulmasına karar verilen bozma ilamına konu 11.01.2011 tarihli hükümde, sanığın bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle yasal olarak TCK'nın 50/4, 51 ve CMK'nın 231/5. maddelerinin uygulanması mümkün olmadığından, Dairemizin 06.11.2012 tarih, 2012/26599 esas, 2012/23113 sayılı kararında, anılan maddelerin uygulanmaması ile ilgili ayrıca bir değerlendirmede bulunulmadığı ve temyize konu 11.01.2011 tarihli hükmün, “Bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı nazara alınmadan, hükmolunan cezada TCK'nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılmak ve dosya kapsamıyla çelişen gerekçelerle temel cezada asgari hadden ayrılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini, kusur durumu ve dosya kapsamıyla çelişen gerekçelerle en üst hadden 3 yıl süreyle sanığın sürücü belgesinin geri alınması” nedenlerine dayalı olarak sanık lehine bozulduğu nazara alınmadan, “Sanık hakkında koşullarının oluşmaması ve Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeler de dikkate alınarak TCK'nın 50/1-a-4, TCK'nın 51/1. maddesinin ve CMK'nın 231. maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki, yasal olmayan ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle, sanığa hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine, ertelenmemesine ve sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi, 3- Uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtildiği üzere; TCK'nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekirken, “TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sanığın SÜRÜCÜ BELGESİNİN 1 YIL 8 AY SÜREYLE GERİ ALINMASINA” şeklinde, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, tali kusurlu sanığın sürücü belgesinin 1 yıl 8 ay geri alınmasına karar verilmesi, 4- Sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerinin, hükmolunan hapis cezasından indirilmesine karar verilirken, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.