Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16417 E. 2013/22832 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16417
- Karar No
- 2013/22832
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : Taksirle yaralama suçu nedeniyle TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçu nedeniyle TCK'nın 179/2-3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler mağdur küçük ... vekili ile sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: A.) Küçük mağdure vekilinin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Olaydan iki saat sonra yapılan ölçümde 174 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın aşırı hızın da etkisiyle virajı alamayarak kaldırımda yürümekte olan mağdureye çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; mağdurenin, olay nedeniyle sadece yaralanmış olması karşısında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, vekilinin, anılan suça ilişkin temyiz isteğinin CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B.) Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarına; mağdure vekilinin taksirle yaralama suçuna yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Suç tarihinde 12 yaş içerisinde olup, olayda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan mağdur küçüğün yaralanmasının şikayete tabi olduğu, kanuni temsilcilerinden annesinin kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçip davaya katılmaması, babasının ise şikayet süresi içinde bildirilmiş bir şikayetinin bulunmaması ve CMK'nın 234/2. maddesindeki zorunluluğa rağmen mahkemece barodan kendisine vekil atanmadan 01.07.2010 günlü oturumda beyanı alınan mağdurun olay sebebiyle sanıktan şikayetçi olmamasına hukuki bir sonuç bağlanmasının mümkün olmaması karşısında; Mağdur küçüğün, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca “katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören” sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu ve Dairemizin 27.02.2013 tarihli tevdi kararı üzerine mahkemece barodan atanan vekili tarafından hüküm temyiz edilmek suretiyle katılma iradesi ortaya konulan mağdur küçük ...'nin suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın bir nedene dayanmayan; katılan vekilinin ceza uygulamasına, takdiri indirim hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.) Sanığın 174 promil alkollü şekilde kullandığı otomobil ile yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, TCK'nın ''Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma'' başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek olan kişinin ... kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise katılan ve annesinin yaralanmış olmaları sebebiyle zarar suçunun oluştuğu dikkate alındığında; sanığın yalnızca taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiği halde ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.) Alkollü ... kullanan sanığın, aşırı hızın da etkisiyle virajı alamayarak kaldırımda yürümekte olan mağdure ... ve kızı 1998 doğumlu katılan ...'ye çarpması şeklinde gelişen ve iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu ifade eden mağdure ...'nin, 01.07.2010 günlü oturumda kendisi ve kızı adına sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini ifade etmesi, keza, aynı oturumda vekilsiz olarak beyanı alınan 12 yaş içerisindeki katılanın, sanıktan şikayetçi olmadığını ifade etmesi karşısında; 12 yaşını ikmal etmeyen katılanın, şikayetten vazgeçme beyanının hukuki değerden yoksun olduğu, velayet hakkının birlikte kullanılması sebebiyle mağdure Zülfiye'nin, kızı katılan adına şikayetten vazgeçmesinin de geçerli bulunmadığı anlaşılmakla; TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca, anılan maddenin birinci fıkrası kapsamına giren yaralanmalarda suç bilinçli taksirle işlenmiş olsa dahi şikayete tabi bulunduğu ve mağdure Zülfiye'nin kendi yaralanması sebebiyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği dikkate alındığında; sanığın, yalnızca katılanın yaralanmasına sebebiyet vermesinden dolayı eylemine uyan TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında yazılı şekilde TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi, 3.) Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmayan TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca sanık hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle hak yoksunluğuna hükmolunması, Kabule göre de; 1.) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken TCK’nın 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmek gerektiği gözetilmeden 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırı davranılması, 2.) Sanığın adli sicil kaydında yer alan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2006 tarih, 2006/180 Esas, 2006/335 karar sayılı ilamın tekerrüre esas teşkil ettiği halde, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmamış olması, Kanuna aykırı olup, mağdur vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.