Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27736 E. 2023/7217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27736
Karar No
2023/7217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/222 E., 2015/318 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'in kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/222 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci madddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , nitelikli dolandırıcılık suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son fıkrası,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 208.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafi ve şikâyetçi ... vekili süre tutum dilekçesi ile hükümleri temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'un Türkiye Halk Bankası ... Şubesi'ne kredi almak amacıyla başvuru yaparken kayınvalidesi ... ve kayınpederine ait ... ili ... ilçesi Yukarı Mahallede bulunan 2728YB Pafta, 836 Ada, 9 Parselde kayıtlı aile konutunu ipotek ettirmek isteyip bankaya, ipoteğe muvafakatı olduğuna dair ... adına sahte imza ile düzenlenmiş muvafakatnameyi sunup toplam 125.000,00 TL kredi kullandığı iddia ve kabul olunmuştur. 2. Tanık ...'e ait gayrimenkule, eşi şikâyetçi ...'in muvakafakatnamesi ile ipotek konulduğuna dair 10.06.2013 tarihli ipotek belgeleri dosya arasındadır. 3. Söke Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 31.03.2014 tarih 2014/822 sayılı raporu uyarınca; inceleme konusu Gayrimenkul Malikinin Eşinden Alınacak Muvafakatnamesi üzerinde "..." adına atfen atılı bulunan söz konusu imzanın ... eli ürünü olmadığı, farklı bir şahıs tarafından uydurma suretiyle atılmış olduğu, söz konusu uydurma suretiyle atılmış imzanın ..., ... ve ...'ın söz konusu imzaları arasında kaligrafik bir uygunluk tespit edilemediği bildirilmiştir. 4. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 11.05.2015 tarih ve 2015/2374 sayılı raporuyla; İnceleme konusu Gayrimenkul Malikinin Eşinden Alınacak Muvafakatname başlıklı belgede ...'e atfen atılı imza ile adı geçene ait mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu imza, atan şahsın yukarıda sayılan tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından, söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediği, 2) İnceleme konusu Gayrimenkul Malikinin Eşinden Alınacak Muvafakatname başlıklı belgedeki yazılar ile ...'un huzurda alınmış yazıları mukayese yazı örneklerinin arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve aynı elden çıktıklarını gösterir yeterlik ve nitelikte bulgu saptanamadığı bildirilmiştir. 5. Banka tarafından kredi kullandırımı öncesinde aldırılan 06.06.2013 tarihli gayrimenkul ekspertiz raporuna göre 03.06.2013 tarihinde gayrimenkulün fiilen görüldüğü, değerleme konusunun 170.00,00 TL olduğu rapor edilmiştir. 6. Türkiye Halk Bankası ... Şubesinin 29.04.2014 tarihli cevabi yazısında taşınmaz konut olduğundan, malik eşinden alınacak olan eş muvafakatname belgesi olmadan banka lehine ipotek işlemi yapılamayacağından kredi şartları oluşmamış olmasından dolayı kredinin ilgili şahsa kullandırımının yapılamayacağının bildirilmiştir. 7. Sanık atılı suçlamaları kabul etmemiş, muvafakatten haberi olmadığını, kredi borcunu ödeyemeyince bankanın aleyhine icra yoluna gittiğini beyan etmiştir. 8. Banka görevlileri tanık olarak dinlenmiş, sanığın muvafakat belgesini kayınvalidesinin hasta olduğunu söyleyerek boş olarak götürüp akabinde imzalı şekilde getirip teslim ettiğini beyan etmişlerdir. 9. Sanık adına düzenlenmiş 10.06.2013 tarihli 300.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi örneği dosya arasındadır. 10. Kredi sözleşmesiyle 125.00,00 TL kredi kullandırımı yapıldığı banka yazılarından anlaşılmıştır. 11. 10.06.2013 tarihli Halkbankası' nın maliki ... olan ... imzalı "Gayrimenkul Malikinin Eşinden Alınacak Muvafakatname" aslı Adli Emanetin 2014/84 sırasına kaydedilmiştir. 12. Kredi işlemleri sırasında şikâyetçi ...'in Dünya Göz Hastanesi'nde göz ameliyatı nedeniyle İstanbul'da bulunduğu kendisinin bir muvafakati olmadığını beyan etmiştir. 13. Dünya Göz Hastanesi tarafından dosyaya sunulan tedavi evrakı uyarınca katılanın göz ameliyatının suç tarihinden bir yılı aşkın süre önce 18.04.2012 tarihinde yapıldığı anlaşıldığı tespit edilmiştir. 14. Taraflar arasında ipoteğin iptali davası olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 20/05/2014 tarihli ve 2013/437 Esas, 2014/278Karar sayılı kararı uyarınca ipoteğin iptaline karar verildiği bu kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 29.09.2015 tarihli 2015/14634 Esas, 2015/16665 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. 15. Mahkeme şikâyetçi ...'in kredi işlemlerinden bilgisi ve zımni rızası bulunduğu halde sanık ile kızı arasındaki geçimsizliklerin ortaya çıkmasından ve sanığın ekonomik darlığa düşmesi nedeniyle kredi borçlarını ödeyememesi üzerine kredi işlemleri sırasında teminat olarak gösterilen aile konutunun tapu kaydına konulan ipotek nedeniyle satılması tehdidinden sonra şikâyet yoluna gidildiğine kanaat getirmiş ancak bu gerekçe ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile her iki suç yönünden mahkûmiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE Şikâyetçi vekilinin temyiz talepleri yönünden; Belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Sevinç Akyol'un kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden; Sanığın, kayınvalidesi olan şikâyetçi ... adına oluşturulmuş sahte muvafakatname ile şikâyetçi gayrimenkulüne ipotek koydurup özel belgede sahtecilik yaparak tahsis edilmemesi gereken kredinin tahsisini sağladığı iddiası karşısında; özel belgede sahtecilik suçlarında mağdurun zımni dahi olsa muvafakatinin bulunması halinde suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı ve olayda sahtecilik suçunun nitelikli dolandırıcılık suçunun hile unsuru olduğu dikkate alındığında nitelikli dolandırıcılık suçunun da oluşmayacağı cihetle, 27.10.2015 tarihli kararın gerekçe kısmında "kredi işlemleri sırasında kendisi de emekli banka müdürü ve sanığın suç tarihi itibariyle kayınpederi olan tanık ...'in bu işlemlere nezaret ettiği dosyaya yansımıştır. Tanık ...'in gerek emekli olduğu işinin niteliği, gerekse kredi işlemleri sırasında hazır bulunması karşısında aile konutu olarak tapuya şerh edilen taşınmazın kredi teminatı olarak gösterileceğinden eşi mağdur ...'i haberdar etmemesi yaşamın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Bu çerçevede mağdur ...'in kredi işlemlerinden bilgisi ve zımni rızası bulunduğu halde sanık ile kızı arasındaki geçimsizliklerin ortaya çıkmasından ve sanığın ekonomik darlığa düşmesi nedeniyle kredi borçlarını ödeyememesi üzerine kredi işlemleri sırasında teminat olarak gösterilen aile konutunun tapu kaydına konulan ipotek nedeniyle satılması tehdidinden sonra şikâyet yoluna gidildiği değerlendirilmiştir" şeklindeki gerekçenin ardından sanık hakkında bu gerekçeyle "atılı suçları işlediği kabulü" denilmek suretiyle her iki suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre; 1. Sanık hakkında, hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" denilmesi, 2. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün dördüncü fıkrasında adli para cezasının taksitler halinde ödenmesi ile ilgili kısımda uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Katılan vekilinin temyiz talepleri yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/222 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/27736, K. 2023/7217, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-27736-e-2023-7217-k-b18efb6a62df