Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/14840 E. 2013/26585 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/14840
Karar No
2013/26585
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1-son, TCK'nın 62, 53, 54 maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kolluk kuvvetleri tarafından gece saat 02:30 sıralarında icra edilen önleyici hizmet devriyesi sırasında, içinde sanık ... ile haklarında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıkların da bulunduğu aracın şüphe üzerine durdurulduğu, araçta yapılan aramada 1 adet dedektör, kazma ve küreğin ele geçirildiği, sanık ...'in aşamalardaki tutarlı savunmasında, dedektör ile arazide arama yaptıklarını, dedektörün sinyal vermesi üzerine kazı yaptıklarını, kazı sonucunda bir adet bronz kandil bulduklarını beyan ettiği, kazı yapılan bölgede yapılan incelemede 4-5 yerin 55-60 cm derinliğinde kazıldığının tespit edildiği, dosya kapsamında mevcut bağımsız bilirkişi raporunda, bronz kandilin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, 1) Suç tarihi itibariyle 5728 sayılı Kanunla getirilen değişiklikten önceki 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin, “bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar adli para cezası” öngördüğü, 5728 sayılı Kanunla getirilen değişiklikten sonraki 2863 sayılı Kanun'un 74/1. cümlesinin “2 yıldan beş yıla kadar hapis cezası” öngördüğü, dolayısıyla 5728 sayılı değişiklikten önceki 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin daha lehe olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında lehe kanun karşılaştırması yapılmaksızın hüküm tesis edilmesi, 2) Her ne kadar, Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 10/10/2008 tarihli yazısında, söz konusu alanın önceden belirlenmiş herhangi bir sit alanı içerisinde yer almadığı belirtilmiş ise de, keşif sonrası arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kazı yapılan 3982 parsel numaralı tarım arazisinin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesine göre taşınmaz kültür varlığı nitelikleri gösteren ören yeri olduğunun tespit edilmesi karşısında, mahkemece, “suç tarihi itibariyle sit alanı olmadığı” gerekçesiyle sanık hakkında tayin edilen temel cezadan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-2. cümlesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması, 3) 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Sanığın adli sicil kaydında bulunan, Çivril Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/12/2004 tarih, 2000/7 E -2004/363 K. sayılı ilamın tekerrüre esas olup, hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5) Kazı sonrası ele geçirilen bir adet bronz kandil hakkında karar verilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/14840, K. 2013/26585, T. 22.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-14840-e-2013-26585-k-8bfea07d2001