Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/13342 E. 2013/19106 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13342
- Karar No
- 2013/19106
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1-3, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mağdurlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılma isteminde bulunmalarına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçilerin, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, müşteki ...'ın oğlu olan müşteki...'ın yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördükleri anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradelerini ortaya koyan şikayetçilerin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına, vekillerinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanık ile katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, katılanların şikayetçi olduğu ve zararın da giderilmediği dikkate alındığında, sanık hakkında verilen hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, 2- Katılan...'ın duyu ve organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda hüküm fıkrasında yalnızca TCK'nın 89. maddesinin 3. fıkrasının belirtilmesi ile yetinilerek b. bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 3- Kendilerini vekaletnameli bir vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi; 4- 5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesinde hakkında hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği yönündeki düzenlemeye ve bu konuda karar verme yetkisinin ikinci suçtan dolayı hüküm veren mahkemede olmasına rağmen infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın TCK'nın 51/7. maddesi uyarınca tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1 numaralı bendindeki ''failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğuna göre'' ibaresinin çıkarılması, hükmün 2 numaralı bendindeki ''89/3'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''89/3-b'' ibaresinin yazılması, hükmün 5 numaralı bendindeki ''tamamen'' ibaresinin başına ''kısmen veya'' ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasına “Kendisini vekaletnameli bir vekil ile temsil ettiren katılan asil ... yararına 250,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” şeklinde ilave bir bent eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.