Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/4695 E. 2012/23772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4695
- Karar No
- 2012/23772
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-d, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması ve süresi içerisinde talepte bulunulmaması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- Meydana gelen kaza sonucu katılan mağdurun, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı kabul edildiği halde, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan temel cezada arttırım yapıldığı sırada, uygulan Türk Ceza Kanunu maddesinin “89/2-b” yerine, “89/2-d” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde 5560 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19/12/2006 tarihinden önce işlenen suçlarda 5 günden 730 güne kadar, bu tarih ve sonrası işlenen suçlarda ise 5560 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine eklenen 9. fıkra hükmü uyarınca 90 günden 365 güne kadar adli para cezası veya 3 ay hapis cezasının seçenek ceza olarak öngörülmesine rağmen hapis cezasının neden tercih edildiği belirtilmeksizin gerekçeden yoksun şekilde hapis cezasına hükmolunması, 3- 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyup duymadığı, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte isabetle değerlendirilerek, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, suçunu ikrar ederek mahkemeye yardımcı olan, kaza yaptığını farkettikten sonra olay yerini terk etmeyip, yaralıları hastaneye gönderen; dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanık hakkında, “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmamış olması ve mağdurun zararını tamamen karşılamamış olması” şeklindeki yetersiz gerekçelerle hükmolunan sonuç cezanın ertelenmemesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.