Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/26784 E. 2013/18665 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/26784
Karar No
2013/18665
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 179/2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan mahkemenin hukuki değerden yoksun olan sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz talebinin kabulüne ilişkin 24.06.2010 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Sanığın yokluğunda 28.12.2009 tarihinde verilen kararın, sanık adına çıkartılan tebligatla, Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 27.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş ise de, tebliğ memuru, sanığın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, adreste bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceğini Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde sayılan kişilerden sorup tespit etmeden tebliğ işlemlerini tamamlamış olmakla, yapılan tebligat usulsüz olduğu gibi, söz konusu kararda, başvurulacak yasa yolunun süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna işaret eden 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddelerine aykırı biçimde, “...temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.” şeklinde eksik bildirimde bulunularak hak kaybına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin eski hale getirme talebi yerinde görülerek, Tebligat Kanununun 32. maddesi uyarınca, sanığın 22.06.2010 günü öğrendiğini belirtiği hükme yönelik müdafii aracılığıyla verdiği 23.06.2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, TCK'nın 50/1. maddesi uyarınca, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmemesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, meydana getirdiği maddi hasarlı trafik kazasının ardından ... sahibi şikayetçilerin bir kısmının zararlarını gideren, suçunu ikrar ederek mahkemeye yardımcı olan, öğrenci olduğunu beyan etmekte olup, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanık hakkında, duruşmada gözlenen iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim yapıldığı halde, “Sanığın kişiliği sosyal durumu ve yargılama sırasındaki tutum ve davranışları dikkate alındığında cezasının para çevrilmesinin bir yararı olmayacağı kanaatine varılmadığından sanığın cezasının TCK 50/1-a 52/2 maddesi gereğince paraya çevrilmesine yer olmadığına,” şeklinde, kendi içerisinde çelişik ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye dayalı olarak, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/26784, K. 2013/18665, T. 08.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-26784-e-2013-18665-k-2dfee3f3be96