Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/23636 E. 2012/16134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/23636
- Karar No
- 2012/16134
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Tebliğname Düşünce : Bozma
Taksirle yaralama ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve mahalli Cumhuriyet savcıları tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair yerinde görülmeyen itirazlarının reddine, ancak; Atılı suçtan tayin olunan hapis cezası kendi içinde müstakilen seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gözetilmeden taksirle yaralama suçundan tayin olunan ceza ile birlikte uygulama yapılarak tedbire çevrilme kararı verilmesi, Kanuna aykırı olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün üçüncü bendinden sonra gelmek üzere “sanığın almış olduğu cezanın yarısı olan 12 gün süreyle ve gönüllü olmak kaydıyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya çevrilmesine” denmek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taksirle yaralama suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesine gelince; 1- Mağdurların 5237 sayılı TCK’nın 89/1 maddesi kapsamındaki yaralanmaları dikkate alındığında sanığa atılı suçun, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca bilinçli taksirle işlenmiş olmasına rağmen takibinin şikayete bağlı bulunması ve mağdurların 25.02.2008 tarihli kolluk ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.