Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/20984 E. 2012/12989 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/20984
- Karar No
- 2012/12989
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eylemde bilinçli taksirin unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddine,ancak; Sanığın, kullanmış olduğu aracıyla giderken, önünde seyreden ...'e ait aracın, yan yoldan gelen katılan ...'nın aracına yol vermek için, geçiş üstünlüğüne sahip olmasına rağmen yavaşlaması sonucu, önce önünde seyreden ...'e ait araca arkadan çarpması, daha sonra ise bu arada sola dönerek yola giren katılanın aracına ön kısmından çarpması şeklinde gerçekleşen eylemde, olay yerinde, uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılması ve olay yeri şartları gözlemlenerek, bilirkişiden rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanları ya da Teknik Üniversitelerin konu ile ilgili öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1989 doğumlu, adli sicil kaydı olmayan sanığın, yargılama aşamasında Bodrum ilçesinde ikamet etmesine rağmen, kendi isteği ile mahkemeye gelerek savunmasını yaptığı, savunmasının kazanın oluşuna uygun şekilde olduğu, katılanların zararını gidermek için çaba sarfettiği, pişman olmadığını gösterir bir durumun dosyaya yansımadığı görülmekle, mahkemece yasal ve yeterli olmayan gerekçeler ile TCK'nın 62. maddesi ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmesi, Sanığın, katılanlar ile uzlaşmak istediğini beyan ettiği ve zararı gidermeye çalıştığı, bununla birlikte katılanlarla zararın miktarı konusunda uzlaşamadığı anlaşılmakla, mahkemece katılanların uğramış olduğu zararın basit bir araştırma ile hesaplanarak, sanığın zararı gidermesine imkan verilerek, sonucuna göre CMK'nın 231. maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı görülmekle, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerden dolayı yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.