Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11090 E. 2023/1813 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11090
- Karar No
- 2023/1813
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2021/300 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ve 2012/780 Esas, 2013/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ... 1 hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ve 2012/780 Esas, 2013/186 Karar sayılı kararının sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.10.2015 tarihli ve 2014/25256 Esas, 2015/21176 Karar sayılı ilâmıyla; ".. 1- Sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden ve şoförlük mesleğinin atılı suçu işlemesinde sanığa ne şekilde kolaylık sağladığı da açıklanmadan 5607 sayılı Yasanın 4/4. maddesi uyarınca cezada artırım yapılması, 2-Erteleme şartları bulunmayan ve ... süreli hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında TCK 53/1(c) ve (e ) bendlerinin uygulanmasında yasal zorunluluk bulunmasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Sanığın savunmalarında kişisel kullanımı için getirdiğini beyan ettiği bir adet cep telefonunun ticari mahiyette bulunmadığı ve ithalinin de yasak olmadığı gözetilerek 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasanın 12. maddesi ile değişik 4458 sayılı Yasanın 235. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Gümrük İdaresine gönderilmek yerine iadesine karar verilmesi, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 51 ... maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci fıkrasının ikinci ve üçüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6455 sayılı Kanun ile değişik 4458 sayılı Kanun'un 235 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyarınca 10 ... hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına, sanıkta ele geçen 1 adet cep telefonunun gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi durumunda sanığa iadesine karar verilmiştir. 4.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/493 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/8258 Esas, 2020/17803 Karar sayılı ilâmıyla; "....Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu...." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası yollamasıyla, 3 üncü maddesinin birinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 1 gün karşılığı 20.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, eşyanın değerinin pek hafif kabul edilerek indirim uygulandığına, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsadere edilmediğine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın şoför olarak çalıştığı şirkete ait ...plakalı çekici ve ...plakalı yarı romörkte, 27.11.2012 tarihinde Habur Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemede, 96 adet parfüm, 32 karton sigara, 8,3 kg çay ve 1 adet cep telefonu ele geçirilmiştir. 2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un dördüncü maddesinin dördüncü fıkrası, aynı Kanun'un 13 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü ve 54 üncü maddelerinden kamu davası açılmıştır. 3.Sanık kollukta ve esas mahkemesinde, ele geçen eşyaları Irak ülkesinden bir kısmını kullanmak, bir kısmını satmak amacıyla aldığını, aracın sahibinin suça konu eşyalardan haberinin olmadığını beyan etmiştir. 4.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, sanığın ödeme yapma imkanı bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden; Davaya konu ...plakalı çekici ve ...plakalı yarı romörkte, "suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat" bulunmaması, kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmaması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmemesi, aracın üçüncü kişiye ait olması ve üçüncü kişinin kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmaması, kaçak eşyanın değeri ile suçta kullanılan aracın değeri dikkate alındığında, suçta kullanılan aracın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden; 1.Olay tutanağı, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilamı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silopi 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.