Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/10206 E. 2012/22982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10206
- Karar No
- 2012/22982
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre, yargılama sırasında sabıkasız sanığın bir başka suçtan tutuklu olduğu mahkemece “CMK'nın 231 maddesi yürürlükte ise de , sanığın duruşmadaki tutum ve davranışı Şahsi ve Sosyal durumu hakkında çeşitli suçlardan devam eden birden fazla soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunması göz alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı takdiren verilmemiştir.” şeklindeki dosya kapsamına uygun, yasal ve yeterli gerekçenin kararın gerekçesinde belirtilmiş olması; bu hususun kısa kararda belirtilmemiş olmasının hükmün esasını etkilemeyeceği gibi 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesinde “Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan Kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, Kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup; mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilerek mahkumiyete ilişkin uygulanan Kanun ve maddelerinin kısa kararda gösterilmiş bulunması karşısında; tebliğnamedeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” verilip verilmediğinin kısa kararda gösterilmemesi sebebiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Bir başka suçtan yürütülen soruşturma kapsamında sanığın evinde yapılan aramada 2863 sayılı kanun kapsamında 100 adet değişik ebatlarda deforme olmuş sikke, 1 adet yüzükten ibaret tescil ve tasnife tabi kültür varlığı ile adı geçe kanun kapsamına girmeyen 5 adet obje ele geçirildiği, sanığın savunmasında eserleri 20-25 yıl önce bulduğunu ve sakladığını beyan ettiği, sanığın kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket ettiği anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında belirtilen eserlerin 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca “müzeye teslimine”, bu kapsama girmeyen eserlerin sahibine iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin bu hususlarda karar verilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükme esas bilirkişi raporlarında 2863 sayılı kanun kapsamında tarihi eser olmadığı belirtilen beş adet bronz objenin sahibine iadesine, diğer suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi gereği tasnif ve tescili yapılmak üzere müzeye teslimine” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.