Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/55 E. 2026/4474 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/55
Karar No
2026/4474
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/773 Esas, 2025/1425 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/334 E., 2022/229 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “...” isimli markasını 16.06.2008 tarihinde 2008/... başvuru numarası ile 43. sınıf olan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri.” olarak Türk Patent ve Marka Kurumu(TÜRKPATENT) nezdinde tescil ettirdiğini, ancak davalının markasını tescil tarihinden itibaren ve daha da önemlisi dava tarihinden geriye dönük olarak beş(5) yıldır hiç kullanmadığını, ayrıca 19.06.2018 tarihinde yenileyerek markanın kullanımını ticari yaşama geçirilmesini engellediğini, müvekkilinin halihazırda yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri konusunda faaliyet gösterdiğini, davalının markasının 43. sınıf açısından iptali gerektiğini ileri sürerek davalıya ait 2008/36764 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, müvekkilinin Ceyhan'da başladığı "..." mesleğini ömrü boyunca devam ettirdiğini, sunulan protokollerden anlaşıldığı üzere davaya konu markanın müvekkilinin izni ile üçüncü kişi davacı-karşı davalı tarafından kullanıldığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise; müvekkiline ait TÜRKPATENT nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli markasına vaki tecavüzünün tespitine, men’ine, ref'ine, davacı-karşı davalı adına kayıtlı ... alan adlı internet sitesinin içeriğiyle birlikte erişiminin engellenmesi ve yayının kaldırılmasına, davacı-karşı davalı aleyhine karar verilecek mahkeme kararının, masrafları davacı-karşı davalı yan tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilan yoluyla yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraflar arasında marka kullanımına dair yazılı sözleşme yok ise de; davalı- karşı davacı ...'a ait markanın ve bu marka ile ilişkili fotoğraf, belge vs. görsellerin ...'un izni ile kullanıldığı hususunun davalı-karşı davacı tarafından bilindiği, buna rağmen kullanılmama sebebi ile iptal davası açılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kötüniyetli bir davranış olması sebebi ile dikkate alınamayacağı gibi markanın da bizzat davacı şirket tarafından davalı-karşı davacı ...' un izni ile kullanıldığı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9/3 hükmü uyarınca markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da kullanım sayılacağından marka iptali davası yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, karşı dava olan marka hakkına tecavüzün tespiti davası yönünden ise; her ne kadar davacı-karşı davalı şirketçe davalı ...'a ait 2008/... sayılı markanın izinsiz kullanıldığı iddia edilmiş ise de; dosya içerisindeki belgelerden davacı şirketin "..." esas unsurlu ticaret ünvanı ile 04.01.2011 tarihinden itibaren ticari faaliyette bulunduğu ve bu tarihten beri "..." markasının restorant işletmeciliğinde kullandığı, bizzat davalı- karşı davacı ....'un beyanına göre, marka kullanımına da izin verildiği, kaldı ki bunun dışında davacı-karşı davalı şirket ortağı olan ...'nın da 2008/... sayılı "..." ibareli markanın .... . sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalı- karşı davacının, davacı-karşı davalının uzun yıllardır kullanmış olduğu "..." esas unsurlu marka ve ticaret ünvanına rıza göstermesi ve kendi beyanına göre izin verdiğini açıklayıp daha sonra tecavüz ve haksız rekabete dayalı talepte bulunmasının da iyi niyetli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, tarafların davaya konu marka ile ilgili olarak uzun yıllardır birbirleri ile görüşerek izni ve bilgileri dahilinde davacı-karşı davalının markayı kullandığı, davalı- karşı davacının da bu duruma izin verdiği ve herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu nedenle dava tarihi itibari ile hem kullanılmama yönünden iptal talebi hem de marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebinin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı tarafça davaya konu, "..." markasının 43. sınıfta davalı-karşı davacının verdiği izin ile kullanıldığı, davalı-karşı davacının verdiği iznin, karşı davanın açılmasından önce kaldırıldığına ya da kullanılmamasına yönelik bir ihtarname yada bildiriminin bulunmadığı, karşı dava açılmasının ancak dava tarihinden sonraki kullanımlar için sonuç doğuracağı düşünülebilirse de, asıl davanın açılmasının, davalı-karşı davacı izninin otomatik olarak kaldırıldığı sonucunu doğurmayacağı, davacı-karşı davalı tarafın dava tarihine kadar kullanımının davalı-karşı davacı iznine dayalı olduğundan hukuka aykırılık bulunmadığı, karşı davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davalı-karşı davacı adına tescilli 2008/... sayılı "... ." şekil markasının dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl süreyle kullanılmadığı hukuki sebep ve vakıasına dayanarak iptali istemine, karşı dava ise; davalı-karşı davacı adına tescilli markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/55, K. 2026/4474, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-55-e-2026-4474-k-cd5a8fce4997