Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6267 E. 2026/3232 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6267
- Karar No
- 2026/3232
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/474 Esas, 2025/1215 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/248 E., 2023/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 30.12.2019 tarihinde diğer müvekkili olan ... tarafından ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilerek kurulmuş olan tek ortaklı, kadın giyim sektöründe birçok insana ulaşmış bir şirket olduğunu, müvekkilinin kurduğu şirketin temelini oluşturan ve isminde yer alan, firmanın ayırt edici unsuru olan "..." ibareli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2019/06732 sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili ... adına tescilli "..." markasını, instagram hesabında iltibas yaratacak şekilde kullanarak tüketicileri yanılttığını, hukuka aykırı eylemi nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini, söz konusu eylemlerin sonlandırılması amacıyla davalıya ihtarname keşide edildiğini ancak davalının eylemlerinin devam ettiğini, bu nedenle de müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini, davalı kullanımının aynı zamanda davacı şirketin unvanı nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı eylemlerinin müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaya yönelik tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini, tecavüz teşkil eden tüm materyallerden "..." ve "Nurala" ibaresinin çıkarılmasını, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabetin varlığının sübut bulduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "butikkolik, Qashe, Qef Store..." ve benzeri markaların TÜRKPATENT nezdinde tescilli tek yetkili hak sahibi olup, yedi yılı aşkın süredir kadın tekstil giyim sektöründe hizmet verdiğini, satışlarını tescilli markası ile gerçekleştirdiğini, davacının söz konusu ettiği müvekkiline ait olan instagram sayfasının kuruluş tarihinin davacının marka tescilinden çok daha önce olduğunu, davacı markasının özel isimden oluştuğunu, "..." markasının TÜRKPATENT bünyesinde onlarca tescilli hak sahibi olduğunu, halka mal olmuş bir özel isim olduğunu, özel isimden oluşan bir kadın isminin ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığını, davacının tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2019/06732 tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 25.sınıfta 23.01.2019 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı ... adına tescilli olduğu, davacı şirketin unvanının çekirdek unsurunun da "..." olduğu, davalının daha önceye dayalı kullanım savunmasını destekler nitelikte herhangi bir delil ibraz edilemediği, davacının gerek marka tescili, gerek alan adı tescili, gerekse de instagram hesabı kullanımı daha önceye dayandığı ve ilgili ibare üzerinde hak sahibi olduğu, davacının gerek instagram hesabı gerekse de internet adresi kullanımının tescilsiz olsa da 35.sınıfta olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 11/4 hükmü kapsamında 25. sınıf kapsamındaki malların 35. sınıf açısından mal ve hizmetlerin bağlantılı/ilişkili saymalarına dair kriterler dikkate alındığında ilişkili-bağlantılı sınıf kapsamında benzer oldukları, davacı markası ile davalı tescil kullanımının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik arz ettikleri ve bu açıdan iltibasın oluştuğu, davalının bilirkişi raporunda belirtilen internet üzerindeki kullanımının davacı markası ile iltibas yaratacak ve davacı markasına yaklaştırılarak kullanıldığı, bu durumda davalı kullanımını SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ayrıca davacı şirket yönünden ise, davalı tarafın kullanımının aynı zamanda davacı şirketin unvanı nedeniyle TTK'nın 54 ve maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacı ... adına tescilli "..." ibareli marka ve aynı şekilde davacı şirket unvanının çekirdek unsuru olan "..." ibarelerine benzer şekilde "..." ve "... " ibarelerini ticari etki doğuracak şekilde kullanmasının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, davalının bu kullanımlarına son verilmesine, davalının tüm resmi kayıtlarında yazılı ve basılı evraklarında, tabelalarında, reklam, kartvizit, katalog, poşet ve ambalajlarında yine internet sitesinde bu ibarelerin çıkarılmasına, ibarelerin çıkarılması mümkün olmayan belge ve materyallere el konularak imhasına, toplam 5.000,00 TL manevi ve 38.518,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avansı ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak tirajı en yüksek bir gazete ile ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı, davacının tescil başvurusundan önce markayı kendisinin kullandığını önceye dayalı hak sahibi olduğunu ileri sürmüş ise de buna ilişkin delil bulunmadığı, davacının gerek marka tescili, gerek alan adı tescili, gerekse de instagram hesabı kullanımı daha önceye dayandığı marka üzerinde hak sahibi olduğu ve davacının gerek instagram hesabı gerekse de internet adresi kullanımının tescilsiz olsa da 35. sınıfta olduğu gibi davalının davacının 25. sınıftaki tescilli markasının 35. sınıfta kullanımının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği, davalının internet üzerindeki kullanımının davacı markası ile iltibas yaratacak ve davacı markasına yaklaştırılarak kullanıldığı markaya tecavüzün şartlarının gerçekleştiği, ayrıca davalının o marka ile mağaza adı ile satış yapması sebebi ile bilirkişilerce tüm cironun esas alınarak ve bu rakam üzerinden maddi tazminata hükmedilmesinin yerine olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Davacı gerçek kişi tarafından açılan dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat; davacı şirket tarafından açılan dava ise, ticaret unvanının izinsiz kullanılması nedeniyle oluşan haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacı gerçek kişi tarafından marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat; davacı şirket tarafından ise ticaret unvanının izinsiz kullanımına ilişkin haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunularak tek dilekçe ile işbu dava açılmıştır.
Davacılar vekili özetle; davacılardan ... adına tescilli "..." ibareli marka ile diğer davacı şirketin ticaret unvanındaki "..." ayırt edici unsurunun davalı tarafından izinsiz ve haksız kullanıldığını ileri sürerek davacı ... adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ticaret unvanın izinsiz kullanılması nedeniyle şirkete yönelik haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile her iki yönden maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, davalı ise, yukarıdaki savunmaları kapsamında davaların tümden reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, uzmanlardan oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapora itibar edilerek davaların birlikte açılan ancak ayrı davalar olduğu gözetilmeksizin davanın kabulüne, davacı ... adına tescilli "..." markası ve aynı şekilde davacı şirket unvanın çekirdek unsuru olan "..." ibarelerine benzer şekilde "..." ve "..." ibarelerinin ticari etki doğuracak şekilde kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, tecavüzün giderilmesinin mümkün olmaması halinde ilgili malzemelerin imhasına, toplam 5.000,00 TL manevi ve 38,518,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasen reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297. maddesindeki düzenlemeye göre; hüküm, tarafları, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi, bu ilişkideki çekişmeli ve çekişmesiz olan hususları, çekişmeli noktalarda toplanan kanıtları, bu kanıtların değerlendirilmesini, sabit görülen durumları, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, kararı veren yargıcı veya yargıçları, kanun yollarını ve yapılan giderleri gösteren sonuç kararlardır. Diğer bir ifade ile anılan Kanun maddesinde hükmün neleri kapsayacağı ve nasıl kaleme alınacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler muvacehesinde mahkemelerce verilen hükmün tereddüte mahal bırakmadan, infaza elverişli şekilde oluşturulması zorunludur.
Kanunun açık hükmüne rağmen davacı gerçek kişi tarafından marka hakkına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talepli dava ile davacı şirket yönünden ticaret unvanın ayırt edici unsurunun izinsiz kullanılması nedeniyle haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talepli davalar birlikte açılmış olmasına ragmen, her biri bağımsız davalardır. Bu durumda, Mahkemece her iki davacının açmış olduğu davalar yönünden infaza mahal bırakmayacak şekildi HMK'nın 297. maddesine uygun ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, iki dava yönünden tek hüküm kurularak infazda tereddüt oluşmasına sebebiyet verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple re'sen bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.