Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6174 E. 2026/899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6174
- Karar No
- 2026/899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/94 Esas, 2024/305 Karar HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 09.04.2001 tarihli Doğalgaz Satış Sözleşmesi uyarınca düzenlenen Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül 2004 aylarına ait doğal gaz faturaları ve gecikme zammı faturasının ödenmemesi üzerine 14.307.731,72 TL asıl alacak, 3.381.622,95 TL işlemiş gecikme faizi olmak üzere toplam 17.671.312,20 TL alacaklarının faturaların vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen faturaların ait olduğu döneme ilişkin ÖTV, KDV ve doğalgaz tüketim bedellerinin yarısının ödendiği ve kalan kısmının ise sözleşme gereği yükümlülükler yerine getirilmediğinden ödenmediğini, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak 25.05.2007 tarih ve 5669 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 1. maddesinin yürürlük tarihinin işbu davanın açıldığı 12.05.2006 tarihinden sonraki tarihi içerdiği, değinilen yasal düzenleme ile dava konusu işlemiş faiz alacağı yönünden getirilen değişikliğin uygulanmasının zorunlu olduğu, anılan yasal düzenleme doğrultusunda davacının davalı kurumdan talep edebileceği dava konusu işlemiş faiz alacağının yasal düzenleme gereğince yasa koyucunun insiyatifi kapsamında silinerek sona erdirildiği sabit olup işlemiş faiz alacağı yönünden davanın konusuz kaldığı, dava konusu asıl alacak talebi yönünden verilen kararın ise Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere kesinleştiği, bu konuda da yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı Kurumun işbu davayı açtığı tarih itibariyle haklı olduğu, kendi kusuru olmaksızın dava tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı kanaatine varıldığından işlemiş faiz alacağı yönünden konusuz kalan davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine nispi vekalet ücreti takdirine ve ayrıca aynı talep yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle maktu harç tahsil edileceği gözetilerek davacı lehine davalı Kurum aleyhine yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerektiği, sadece bozma ilamına konu olan ve bozma ilamı kapsamında kesinleşmeyen 3.381.622,95-TL'lik işlemiş gecikme faizi alacak kalemi yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine davalı aleyhine vekalet ücreti takdiri cihetine gidildiği gerekçesiyle dava konusu asıl alacak talebi yönünden verilen karar daha önce temyizen kesinleşmekle; bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu işlemiş faiz alacağı yönünden ise; 25.05.2007 tarih ve 5669 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 1. maddesindeki “ ...bu bendin yürürlüğe girdiği tarihe kadar... Genel Müdürlüğü’nün alacağını oluşturan tüm borçlara ait faizler ile fer’ileri ve cezaları silinir.” şeklindeki yasal düzenleme dikkate alınarak konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, Doğalgaz Satış Sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturalar ve gecikme zammı faturaları kapsamındaki alacağın tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; uyuşmazlık, Yargıtay bozma ilamından sonra asıl alacak yönünden hüküm kurulmamasının bu dava bakımından infazda tereddüt oluşturup oluşturmayacağı, dolayısıyla buradan varılacak sonuca göre asıl alacak yönünden tekrar hüküm kurulup kurulmaması noktasında toplanmıştır.
Somut olayda davacı taraf, taraflar arasında imzalanan 09.04.2001 tarihli Doğalgaz Satış Sözleşmesi uyarınca düzenlenen 2004 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait doğal gaz faturalarının ve gecikme zammı faturasının ödenmediğini ileri sürerek asıl alacak ve gecikme faizi toplamı olan 17.671.312,20 TL'nin faturaların vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının davaya konu faturalara ilişkin başlattığı takipte davalının asıl alacağa itiraz etmeyip faizin bir kısmına itiraz ettiği, asıl alacak miktarını ise kabul etmiş olmasının kuvvetli delil olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.307.731,72 TL asıl alacak, 3.381.622,95 TL işlemiş gecikme faizi olmak üzere toplam 17.617.312,20 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli, 2022/2743 E., 2022/5303 K. sayılı kararı ile mahkemece verilen karar, 25.05.2007 tarih ve 5669 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 1. maddesindeki “ ...bu bendin yürürlüğe girdiği tarihe kadar... Genel Müdürlüğü’nün alacağını oluşturan tüm borçlara ait faizler ile fer’ileri ve cezaları silinir.” düzenlemesi bulunmasına rağmen bu husus değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bu husus dışındaki davalı vekilinin sair temyiz itirazları ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş asıl alacak talebi yönünden verilen karar daha önce temyizen kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, asıl alacak ve asıl alacaktan kaynaklanan vekalet ücreti yönünden tekrar hüküm kurulmamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde hükmün kapsamı düzenlenmekle, anılan maddenin 2. fıkrasında hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Anılan hüküm doğrultusunda mahkemece asıl alacak yönünden hüküm kurulup vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde asıl alacak talebi yönünden verilen karar daha önce temyizen kesinleşmekle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, HMK'nın 297. maddesinin ikinci fıkrasına uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.