Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6049 E. 2026/2903 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6049
Karar No
2026/2903
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2372 Esas, 2025/1203 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2021/47 E., 2022/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; karayolu, denizyolu ve havayoluyla uluslararası eşya taşımacılığı alanında faaliyet gösteren müvekkilinin davalı şirket ile hatırı sayılır bir süredir ticari faaliyet içerisinde olduğunu, davalı şirketçe ödemelerine euro ve TL ile yapıldığını, müvekkilinin, İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin 2020/11973 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine taraflar arasındaki cari hesap ekstresine dayalı olarak ödenmeyen faturalardan kaynaklı euro cinsinden takip başlattığını, takibe davalı borçlu tarafından haksız itiraz edildiğini, müvekkilinin tüm ticari yükümlülüklerini usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, davalının taşıma işlemleri hakkında kesilen faturaları ödemediğini ileri sürerek davalının, İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin 2020/11973 E. sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin .. .. GmbH’nin alt taşıyıcısı olarak, .. İthalat İhracat A.Ş.’nin emtialarını taşıma işlerini aldığını, bu işlemleri yine alt taşıyıcı davacı/.. .. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Ltd. Şti'.ne verdiğini, davacının gecikmeli taşıma işlemlerine bağlı olarak .. .. ..’nin müvekkiline eksik ödeme yaptığını, buna bağlı olarak davacı şirkete ödeme gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin işlemlerinin mağduru durumunda kaldığını, sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin tedbirli ve basiretli bir tacir gibi taşıyıcı seçmekle ve muhatabının haklarını korumakla yükümlü olduğunu, aksi halde 6102 sayılı Türk ... Kanunu’nun (TTK) 926. maddesine göre .. İthalat İhracat A.Ş. ve .. ..’ye karşı sorumlu olacağını, davacının edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda “takibe konu 4 adet faturanın toplam tutarının 12.200 euro olduğu, faturaların davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinde aynen kaydedildiği, davacı ticari defterinde takip tarihi itibariyle 4 adet faturadan kaynaklı 87.997,35 TL (9.640,27 euro) alacaklı göründüğü, davalı ticari defterine göre ise takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan 51.707,78 TL (5.740,27 euro) borçlu olduğu, farkın davalının 1.950 euro tutarlı iki adet iade faturasının davacı tarafından kayıtlara alındıktan sonra davalıya iki adet iade faturası düzenlenmesinden ve iş bu faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmamasından kaynaklandığı, davacının, davalıya taşıma hizmeti verdiği, verilen hizmet nedeniyle navlun faturası düzenlediği, taraflar arasında 4 adet taşımada bekleme ücreti oluştuğu, tarafların bu bekleme ücretinden kaynaklı toplam 17.400,00 euro tutarında anlaştıkları ve ödemenin yapıldığı, bekleme ücretinin oluştuğu taşımalara ait her biri 3.050,00 euro olan navlun faturalarının davalı şirket adına düzenlendiği ve toplamının 12.200,00 euro olduğu, sunulan ve incelenen 4 adet faturaya göre, göndericisi dava dışı .. Tekstil AŞ, alıcısı dava dışı .. .. .. adına, ..’dan ..’ya, araç ile 910, 756, 4 39... kap tekstil malzemesi cinsi emtianın taşındığı, davalı tarafından bu navlun faturalarına ait hizmetin eksik ve/veya hatalı alındığına, taşınan emtiadan bir kısmının veya tamamının zayi olduğuna veya hasar gördüğüne ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir belge veya ihtar bulunmadığı, faturaların 11.05.2020 tarihinde düzenlendiği” hususlarının belirtildiği, bilirkişi raporu içeriği ve defter incelemesi sonucunda davalının kestiği iade faturalarının takibe konu faturalara dayalı taşımalara ilişkin olmadığı, taşımalarda eksiklik veya hata bulunmadığı, davacının defter incelemesi sonucu davacıdan 9.640,27 euro alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün 2020/11973 E. sayılı icra dosyasına itirazının iptaline, takibin 9.642,64 euro üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacağın %20’si oranındaki 17.453,78 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu taşıma hizmetinin verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının da bu hususta birbirini teyit ettiği, ticari defter ve kayıtlar arasındaki farkın davacının ticari defterlerine göre davacının dava konusu faturalardan dolayı 9.640,27 euro alacaklı olarak, davalının ticari defterlerine göre dava konusu faturalardan dolayı davalının davacıya 5.740,27 euro borçlu olarak görünmesinden ve davalıya iade edilen 13.08.2020 tarihli .. seri numaralı 1.950,00 euro bedelli ve 13.08.2020 tarihli .. seri numaralı 1.950,00 euro bedelli iki adet faturadan kaynaklandığı, davalı, davacının dava dışı .. İthalat İhracat A.Ş.’ye ait emtiayı gecikmeli taşıdığı iddiası ile davacıya ödeme yapılmadığını savunulmuş ise de, davacı alacağının dayanağı olan faturalara konu emtianın göndericisi ve alıcısı şirketin dava dışı .. İthalat İhracat A.Ş.’den farklı olduğu, taşıma güzergahlarının da farklılık arz ettiği, alacağın dayanağı faturalara konu hizmetin gecikmeli veya hatalı yapıldığına dair davalı tarafından dayanak belge sunulmadığı, ödemenin yapılacağının davalı tarafça mail ile kabul edildiği, davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafından iade edilen faturaların dava konusu faturalara ilişkin düzenlenmediği, davacının taşıma hizmeti verdiği dava konusu faturalardan alacaklı olduğu, ancak Mahkemece TTK’nın 1530. maddesi dikkate alınarak davacının işlemiş faiz talebi kabul edilmiş ise de söz konusu maddenin mal tedarik sözleşmesine ilişkin olduğu, somut olaya uygulanamayacağı, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesinin TBK’nın 117. maddesi koşullarına bağlı bulunduğu, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği, sözleşme ile ödeme tarihinin belirlenmediği, takip öncesi işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün 2020/11973 E. sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 9.640,27 euro asıl alacak üzerinden asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte aynen devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20’si oranındaki 15.038,82 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu navlun ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369. maddesinin birinci fıkrası ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.05.2026 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6049, K. 2026/2903, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6049-e-2026-2903-k-e8ebc22b4ab2