Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6030 E. 2026/2729 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6030
- Karar No
- 2026/2729
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi SAYISI : 2023/481 Esas, 2025/229 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.05.2026 günü hazır bulunan asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilleri Avukat .. ve Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 125.000 ton UIC 60 900 A kalitesinde 24 metre veya 36 metre boyunda ray alımı için ihale yaptığını, ihaleye ilişkin “Açık İhale Usulü İle İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Tip İdari Şartname”nin 2. maddesinin (e) bendinde malın “% 100 kredili olarak alınacağının ve isteklinin krediyi idari şartnamenin 36.3. maddesinde belirtilen koşullarla getireceği”nin belirtildiğini, davacı ortak girişimin, ihale şartnamesine uygun fiyat teklifleri ile birlikte kreditör ... Bankası tarafından imzalanan kredi teklif mektubunu davalıya teslim ettiğini, 16.10.2006 tarihinde yapılan ihaleyi davacı ortak girişimin kazandığını, davalı ile davacı şirketler arasında 23.01.2007 tarihinde taliki şarta bağlı “Mal Alım İhalelerine Ait Tip Sözleşme” imzalandığını, sözleşme uyarınca kesin teminat miktarı olan 5.126.250,00 USD tutarlı kesin teminat mektubunun davalıya teslim edildiğini, sözleşmesinin 51. maddesinde, sözleşmenin yürürlüğe girmesi, kredi koşullarının T.C. Hazine Müsteşarlığı tarafından uygun görülüp kredi anlaşmasının imzalanması koşuluna bağlandığını, sözleşmenin 50. maddesinde de kredi sözleşmesinin Hazine Müsteşarlığınca onaylanmaması durumunda sözleşmenin taraflarca hiçbir zarar ve ziyan talep edilmeksizin karşılıklı olarak feshedileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık on üç ay geçmesine rağmen, kredi anlaşmasının imzalanmadığı, ticari sözleşmenin de bu nedenle yürürlüğe girmediği, geçen süre sonunda davacı şirketlerin ekonomik durum ve şartlarının değiştiği, davacı ortak girişimin karşılıklı fesihten önce çözüm bulmak amacıyla 05.02.2008 tarihli yazısıyla davalıyı toplantıya davet ettiği, toplantıda bir sonuç alınamaması üzerine, noter aracılığıyla davalıya gönderdiği 08.04.2008 tarihli ihtarname ile kredi anlaşması Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanmadığından, taraflar arasındaki sözleşmenin 50. maddesi gereğince, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilerek kesin teminat mektubunun iade edilmesi gerektiğini ihtar ettiği, davalının, 23.05.2008 tarihli yazı ile sözleşmenin 42. maddesi gereği sözleşmeyi feshederek, teminat mektubunu gelir kaydettiğini, davalının sözleşmeyi hukuka aykırı olarak feshettiğini ileri sürerek teminat mektubunun aynen iadesine, aynen iade mümkün olmazsa 5.126.250,00 USD teminat mektubu bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ihtiyacı olan 125.000 ton UIC 60 900 A kalitesinde ve 24 metre boyunda rayın % 100 uluslararası kredili ihale olarak 16.10.2006 tarihinde yapılan ihale sonucu yönetim kurulunun 19.11.2006 tarihli kararına istinaden 23.01.2007 tarihli sözleşme ile 683,50 USD/ton birim fiyattan toplam 85.437.500,00 USD bedelle davalı ortak girişime sipariş edildiğini, ihaleyi kazanan davalı ortak girişimin kredi anlaşmasını imzalattırmaması ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği sözleşmenin feshedilerek teminatın irad kaydedildiğini, davacı idarenin acil olarak raya ihtiyacı bulunduğundan bedeli öz kaynaktan karşılanmak üzere 30.000 ton ray alım ihalesinin 06.05.2008 tarihinde yapıldığını ve 14.05.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile 900 euro/ton birim fiyattan toplam 27.000.000,00 euro bedelle dava dışı şirkete ihale edilerek 03.06.2008 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının, davalı tarafın sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını, davalı ile yapılan sözleşmenin 42.5.3 maddesinde sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyanın yükleniciye tazmin ettirileceğinin düzenlendiğini, her iki ihale arasında davacı idare aleyhine 19.942.800,00 USD fiyat farkı oluştuğunu, ayrıca ihalenin yurt dışında gazetede ilanı için 17.143,20 USD ve Kamu İhale Bülteni’nde yayınlanması için 944,00 TL masraf yapıldığını ileri sürerek şimdilik 19.942.800,00 USD iki ihale arasındaki fiyat farkı ile ihale ilanının yurt dışında yabancı gazetede yayınlanması için harcanan 17.143,20 USD ve Kamu İhale Kurumu ihale gideri olarak ödenen 944,00 TL’nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak birleşen davada, her ne kadar menfi zarar talebi yönünden uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı dikkate alındığında; birleşen davacının 23.01.2007 tarihli sözleşmeyi fesihte haklı olduğu tartışmasız ise de davacının menfi zararını talep edebilmesi için ilk ihale sonucunda imzalanan sözleşmenin feshinden sonra ikinci ihalenin yapılması ve yeni sözleşmenin imzalanması gerektiği, ancak ilk ihale konusu sözleşmenin feshinden sonra idare tarafından makul süre içerisinde ve aynı koşul ve özelliklerde yeni bir ihale yapılarak dava dışı farklı bir yüklenici ile idare arasında ikinci sözleşmenin imzalanması durumunda menfi zarar hesaplama yöntemine uygun olarak yapılacak zarar hesaplamasının asıl davacı idare lehine hüküm altına alınmasının söz konusu olabileceği, 12.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere; ... tarafından taraflar arasındaki 23.01.2007 tarihli tip sözleşmenin 23.05.2008 tarihli yazı ile tek taraflı olarak ve haklı sebeple feshinden önce ... Yol İdaresi Başkanlığı’nın 12.03.2008 tarihli genel müdürlük oluru ile ihale yapılmasının talep edildiği, Yol İdaresi Başkanlığı’nın aynı tarihli yazısı ile 30.000, 20.0 00... .000 ton olarak ayrı ayrı ihaleye çıkılmasının istenildiği, ... yönetim kurulunun 12.03.2008 tarihli oluru ile genel müdürlüğe yetki verilmesi sonrasında 06.05.2008 tarihinde ve henüz ilk ihale konusu sözleşmenin fesih tarihinden önce farklı bir yüklenici şirket ile sözleşme imzalanmak üzere ikinci bir ihalenin yapıldığı, akabinde ikinci ihale konusu işin ... Genel Müdürlüğü’nün 14.05.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile 900,00 euro/ton birim fiyattan toplam 27.000.000,00 euro bedel ile yüklenici ... A.Ş.’ye ihale edildiği, anılan şirket ile ... arasında 03.06.2008 tarihli sözleşmenin imzalandığı, açıklanan olgulara göre; birleşen davada istemin dayanağı olan ilk ihale konusu iş nedeni ile imzalanan 23.01.2007 tarihli tip sözleşme henüz asıl davalı- birleşen davacı idare tarafından feshedilmeden iş sahibi ... tarafından yeniden ihale yapılarak sözleşme konusu ray alım işinin dava dışı bir yükleniciye ihale edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 42.5.3 maddesinde “4735 Sayılı Kanunun 19, 20, 21 maddelerine göre sözleşmenin fesih edilmesi halinde, yükleniciler hakkında 4735 Sayılı Kanunun 26. hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir. İdare fesih işleminden sonra işi 4734 sayılı kanunda belirlenen usullerden uygun olan biri ile ihale etmekte serbesttir. Geri kalan işlerin başka bir yükleniciye ihalesinden dolayı yüklenici hiçbir hak iddiasında bulunamaz.” hükmünün düzenlendiği, ..., ihale konusu ilk sözleşmeyi fesih tarihinden önce işi dava dışı yükleniciye farklı bir ihale yaparak ilk sözleşmenin feshinden sonra ihale ettiğine göre; ortada menfi zarar talebine dayanak oluşturabilecek ve ilk ihalenin devamı niteliğinde bir ikinci ihale ve bu ihale konusu sözleşme bulunmadığı, aksine ikinci ihalenin gerçekleştirildiği tarih itibariyle ilk ihale konusu sözleşmenin feshi sonrasında imzalanan ve ilk sözleşme ile ifa edilmeyen edimin ifasının teminine yönelik olarak yapılan bir ihale niteliği taşımadığı, ilk sözleşmenin henüz ayakta ve yürürlükte olduğu dönemde yapılan bağımsız bir ihale ve buna bağlı olarak sözleşmenin mevcut olduğu kanaatine varıldığı, henüz ilk sözleşmenin haklı fesih ile sona erdirilmesinden önce yapılan farklı bir ihale ile işin farklı bir yükleniciye ihale edilmesi halinde ikinci ihale konusu işin sözleşmesi ilk sözleşmenin fesih tarihinden sonraki tarihli olsa dahi, her iki ihale ve imzalanan sözleşmelerin fiyat farkı ve ihale ilan giderlerine dayalı menfi zarar hesaplaması bağlamında birbirinin devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde ihale ve sözleşmeler olarak kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, ikinci ihalenin ve buna bağlı olarak dava dışı yüklenici ... A.Ş. ile imzalanan ikinci sözleşme nedeni ile yapılan giderlerin doğrudan ilk ihale konusu sözleşmenin feshinden kaynaklandığı ve ilk ihalenin feshi ile uygun illiyet bağı içerisinde iddiasının kanıtlanamadığı, Yargıtay bozma ilamında tespit edildiği üzere; dava dışı Hazine ile kreditör banka arasında mutabakata varılmasına rağmen asıl davada davacı- birleşen davada davalı şirketlerin dava dışı kreditör ... Bankasına yazdığı yazı ile muhtemel bir anlaşma için olumlu görüş alınmadığını bildirmesi üzerine kreditör bankanın sözleşmenin tüm koşulları oluşmasına rağmen davacının bu yazısı üzerine kredi verilmeyeceğini bildirdiği, davacının bu eyleminden dolayı kredi sözleşmesinin imzalanamaması nedeni ile asıl davada davalı ... tarafından sözleşmenin feshedildiği dikkate alındığında; ...’nin, yüklenici şirketlerin sözleşmeye aykırı tutum ve davranışı sonucunda sözleşmeyi tek taraflı olarak ve haklı sebeple feshettiğinin kabul edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle yüklenicinin açtığı teminatın iadesi, birleşen dava, sözleşmenin haklı feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı- birleşen davada davalı ...., ... vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın temerrüt nedeniyle tazminat istemine ilişkin olmasına, temerrüdün hukuki sonuçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) düzenlenmiş olup TBK'nın 124/1-1 hükmüne göre asıl davada davacıların sözleşme konusu ürünü tedarik etmeleri için yabancı bankadan çıkan krediyi durdurmaları nedeniyle temerrüt oluşmasına rağmen, taraflar arasındaki sözleşmenin 42.5.3 maddesindeki hükümle tarafların tazminat talep edebilmelerinin sözleşmenin fesih şartına bağlanmış bulunmasına göre birleşen davada davacı ... vekilinin birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere birleşen davada davacı ..., davalıların sözleşme hükümlerine uymamaları nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. Mahkemece, birleşen davanın reddine, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince nispi 928.745,77 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/4 hükmü “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesini içermektedir. Bu itibarla Mahkemece birleşen davada davacı ...'nin maddi tazminat isteminin reddi ile davalılar yararına AAÜT'nin 13/4 hükmü uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı- birleşen davada davalı ....- .. vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan asıl davaya ilişkin kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı ... vekilinin birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının birleşen davaya ilişkin hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “....AAÜT gereğince nispi 928.745,77-TL vekalet ücretinin..." ibaresinin çıkartılarak yerine “...AAÜT'nin 13/4 hükmü uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin...” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davanın davacıları-birleşen davanın davalılarından alınarak asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı ...'ye verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl davada davacılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde birleşen davada davacıya iadesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.