Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5784 E. 2026/2843 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5784
- Karar No
- 2026/2843
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/398 Esas, 2025/839 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2018/248 E., 2022/786 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 13.02.2014 tarihli franchise sözleşmesinden önce 20.06.20 13... .07.2013 tarihli iki adet protokol, bilahare 17.02.2014'de imzalanmış alt kira sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin protokollerle kararlaştırılan edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının karşı edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, ayrıca alt kira sözleşmesine konu taşınmazın taahhüt edilen ölçekten daha küçük olduğunu, metrekare bazında fazla kira ödenmek durumunda kaldığını, Alışveriş Merkezinden (AVM) kaynaklanan sebepler ve metronun açılmamasından dolayı AVM'nin beklenen müşteriyi çekemediğini, davalı tarafça taahhüt edilen ciroya ulaşılmadığını, AVM'nin diğer dükkan sahiplerine kira indirimi yaptığı hususunun asıl kiralayan davalıya iletildiğini, ancak davalıların "kira bedellerinin ödenememesini, gerekli görüşmeleri yaptıklarını" belirttiklerini, sonrasında da müvekkili aleyhine kira alacağından dolayı icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça sözleşme edimlerinin ifa edilmemesi, işlemeyen bir franchise sisteminin müvekkiline sunulması sebebiyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını, beklediği kârı elde edemediği gibi yatırdığı paranın da elden gittiğini, davalı ...'ün davalı şirketle ile imzalanan sözleşmeye şahsi kefaletinin bulunduğunu ileri sürerek taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin müvekkili tarafından feshinin haklı olduğunun tespitine, davalı tarafın temerrüdü nedeniyle baştan iyi kurulmayan ve işlemeyen sistem nedeniyle müvekkilinin uğradığı müspet zarardan şimdilik 10.000,00 TL'nin, müvekkilinin taraflar arasındaki protokol ve sözleşme kapsamında ödediği 327.000,00 TL'den şimdilik 10.000,00 TL'sinin en yüksek mevduat faizi ile davalılardan müşterek mütelselsil tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21.06.2021 tarihli dilekçesi ile davalıya ödenen miktara ilişkin talebini 396.931,64 TL, davalı şirketin temerrüdü sebebi ile müvekkilinin uğradığı maddi zararı 100.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taraflar arasındaki franchise sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi gereği yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle davacı aleyhine kira alacağı ve sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, protokollerde öngörülen ödemelerin yapılmadığını, feshin ileriye etkili olması sebebi ile davacının franchise sözleşmesinin niteliği gereği yaptığı ödemeleri geri isteyemeyeceğini, müvekkili ...'ün protokoldeki kefaletinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5 83... . maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, alt kira sözleşmesinde taşınmazın metrekaresinin belli olduğunu, müvekkilinin, davacıdan alacağının bulunduğunu, tahliye davası açılmakla sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle zaten feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 13.02.2014'de franchise sözleşmesi, 17.02.2014'de alt kira sözleşmesi imzalandığı, ayrıca bu sözleşmelere dayanak 20.06.20 13... .07.2013 tarihli protokollerin düzenlendiği, franchise sözleşmesinde, sözleşme bedeli boş bırakılmış ise de, daha önce imzalanan protokollerde isim hakkı bedeli olarak 100.000,00 TL, işletmenin kurulum bedeli için 200.000,00 TL olmak üzere 300.000,00 TL bedelde anlaşılarak .. AVM'de otantik kumpir işletmesinin kurulumunun kabul edildiği, davacının 17.11.2014 tarihli noter kanallı ihtarnamesi ile franchise sözleşmesini ve alt kira sözleşmesini feshettiği, franchise sözleşmelerinin karşılıklı edimler içeren sözleşmeler olduğu, dosya mevcuduna göre davalının sözleşme hükümlerine göre franchise veren olarak teknik anlamda ... desteğinde yetersiz kaldığı, sözleşme öncesi protokollerde belirlenen franchise sisteminin kurulumu konusunda teknik eksiklerinin bulunduğu, teknik destek ve makina-ekipman eksikliğinin işletmenin amacı olan kârlılıkta ve satış hacminde sıkıntılara yol açabileceği, davacının uyarı ve ikazlarını dikkate almayan davalının bu hususta kusurlu olduğu, davacının da feshinden önce 2014 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ayları kirasını ödemediği, bu sebeple AVM'de bulunan dükkanından tahliyesine karar verildiği, e-mailden davalının kira bedellerinin ödenmemesi hususunda bir talimatının olmadığının anlaşıldığı, aksine zamanında ödenmesinin bildirildiği, buna rağmen alt kira sözleşmesi uyarınca kira bedellerinin zamanında ödenmediği, davalı şirketin icra takibi başlattığı, franchise sözleşmesinin feshinde davalı ile birlikte davacının da kusurlu olduğu, 02.07.2022 tarihli protokolde belirtilen 327.000,00 TL'nin işyeri kurulum ve franchise bedeli olarak davacı tarafından ödendiği, bu miktardan, sözleşmenin kurulumu ile feshi arasındaki dokuz aylık isim hakkı kullanım bedeli düşülerek, davacının eksik ve kusurlu işler sebebi ile yaptığı masraf tutarı ve davalıya ödenen teminat bedelinin dava tarihindeki karşılığı eklendiğinde, 361.895,93 TL yönünden davacının talebinde haklı görüldüğü, davalı sözleşmenin feshinde kusuru olmadığını ispat edemediğinden, sözleşmenin feshinden kaynaklı davacının menfi zararının kabul edildiği, 02.07.2014 tarihli protokolü imzalayan ...'e karşı da dava açılmış ise de kefaletin TBK'nın 583. maddesinde şekil şartına bağlandığı, protokolde davalı ...'ün müteselsil kefil olduğu yönünde herhangi bir ibareye yer verilmediği, adi kefalette alacaklının borçluya başvurmadan kefili takip edemeyeceği, sözleşmeden dönen tarafın ancak menfi zararını talep edebileceği, müspet zarar olan kazanç kaybını isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, franchise sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin tespiti, ödenen bedellerin iadesi ve müspet zararın tazmini talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Taraflar arasında imzalanan 20.06.2013 tarihli protokole ek 02.07.2013 tarihli protokol metninde geçen ibareden dolayı davalı ... kefil olarak değerlendirilerek TBK'nın 583. maddesine uygun kefalet şartları bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, 02.07.2013 tarihli protokolde "Franchise alan ... 02/07/2013 tarihinde francshise veren ...Res. Gıda Sanayi ve ... Limited Şirketine 150.000,00 TL ödeyecektir. 20/06/2013 tarihinde de 150.000,00 TL ödemiştir. Ayriyetten KDV olarak 27.000,00 TL ödenecektir. Herhangi bir şekilde sözleşmenin kurulmaması ve ...'un protokol konusu işe protokol konusu şartlar işe başlayamaması halinde ...Res. Gıda Sanayi ve ... Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin sorumluluğunun yanında, ... de şahsi malvarlığı ile sorumlu olduklarını, ...'un ödemiş olduğu toplam 327.000,00 TL yi geri ödemeyi taahhüt ederler. ... 20/06/2013 tarihli ve iş bu protokolde belirtilen işlere ...'un kendisi vazgeçmesi haricinde oluşacak bir sebeple başlayamaması halinde tüm mal varlığı ile sorumlu olduğunu, ...Rest. Gıda Sanayi ve ... Limited Şirketine kefil olduğunu kabul etmiştir." şeklinde yer alan içerik dikkate alınarak davalı ...'ün protokoldeki sıfatı TBK'nın 128. maddesinde belirtilen "3. kişinin fiilini üstlenme" olarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.