Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5586 E. 2026/2714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5586
- Karar No
- 2026/2714
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/865 Esas, 2025/590 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2020/432 E., 2021/961 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.12.2018 tarihinde kurulan ... Teknik İnşaat A.Ş.'nin %25 ortağı olduğunu, şirketin diğer %75 hissesinin sahibinin ... olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren yüksek kazançlı işler alarak ciddi kârlar etmesine rağmen davacıya hiçbir kâr payı ödemesi yapılmadığı gibi şirket iş ve işlemlerinin sürekli olarak kendisinden gizlendiğini, hiçbir genel kurul toplantısına davet edilmediğini, müvekkilinin ..'da yaşaması nedeniyle Türkiye'deki iş ve işlemlerini yürütmek üzere yetkili kıldığı Av. ..'ın şirketteki tüm görevlerine son verildiğini, bu tarihten önce de yetkisi olmasına rağmen şirket iş ve işlemleri hakkında temsilcisinden sürekli bilgi saklandığını, şirket temsilinde çift imza ile temsil şartı olmasına rağmen şirkete ait 20 19... yıllarına ilişkin hiçbir işlemde müvekkilince yetkili temsilci kılınan Av. ...'ın onayı ve imzasının alınmadığını, tüm bu süreçler nedeniyle şirketin işleyişinin müzakere edilebilmesi ve bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılabilmesi için davacı tarafından ihtarname ile 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun (TTK) 437. maddesi gereği şirketin 20 18... yılları genel kurul toplantılarının yapılması ve genel kuruldan en az 15 gün önce finansal tabloların incelemeye hazır bulundurulmasını, gelir tablosu ile bilançonun birer suretinin ise gönderilmesinin talep edildiğini, bunun üzerine şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile genel kurulun 01.09.2020 günü yapılacağının bildirildiği ancak gelir tablosu ve bilançonun birer örneklerinin gönderilmediğini, şirket genel kurulu yapılmadan 15 gün önce şirket merkezine müvekkilinin gönderdiği temsilcisine yalnızca 9 sayfa imzasız kaşesiz evrak teslim edildiğini, teslim edilen belgelerin şirketin iş hacmi dikkate alındığında çok basit belgeler olduğunu, davalı şirketin ... Krallığında iş yapan ... ....A.Ş. ile 2 adet sözleşme imzaladığını, sözleşme tutarının 212.989.785,27 USD olduğunu, diğer işin satış bedelinin ise 12.313.145,49 USD olduğunu, sadece bu işten şirketin 2019 yılı için 3.8 milyon dolar kar öngörerek ... ....A.Ş.'den bu tutarı tahsil ettiğini, kabaca şirket kasasında 2.3 milyon USD'nin olması gerekirken genel kurula dört sayfalık bir faaliyet raporunun sunulduğunu, müvekkilinin genel kurula katılımı engellenerek kendi başlarına genel kurul ifa ederek şirketin tam hakimiyetinin, ortağı olduğu başka şirketi borca batıran ve hakim ortak ...'in yakın akrabası olan müflis bir tüccara teslim edildiğini, kendilerine ulaşan bir genel kurul bilgisini havi tebligat olmadığını, 29.06.2020 tarihli vekaletname ile şirket genel kuruluna katılmaya yetkili kıldıkları Av. ...'ın genel kurula katılmak için gitmiş olmasına rağmen toplantıya alınmayarak dışarı çıkarıldığını, hakim ortak ...'in tek başına oylama yaptırdığını, bu genel kurulda şirkette 2.3 milyon dolar girdi olmasına rağmen kar dağıtılmama kararı verildiğini, yönetim kurulu başkanlığına ...'in eşinin yeğeni ...'nün seçildiğini, 36.5 milyon dolar tahsil eden bağlı ortaklık hakkında bilgi verilmemesine karar verildiğini, hükümet komiserinin uyarısı ile sadece oydan yoksunluk nedeni ile yönetim kurulunun ibra edilmediğini, yapılan söz konusu genel kurulun TTK'ya açık aykırılıklar teşkil ettiğini, şirket kasasında bulunan 2.3 milyon doların bir anda ...ile kardeşlerinin %75 ortağı olduğu ... Endüstri A.Ş. şirketine borç olarak aktarıldığını, geçmişe dönük muhasebe kayıtlarının değiştirilerek bu borcun verildiğini, genel kurul ilanına ilişkin tebligatın geçersiz olduğunu, genel kurul ilanının şirket sitesinden yapılmadığını, dört sayfadan oluşan 2018-2019 faaliyet raporunda ... Endüstri firması ile borç sözleşmesi yapılarak borç para verildiğinin belirtildiğini, ancak ne kadar borç ne kadar faizle hangi koşullarda verildiği gibi ayrıntılara yer verilmediğini, bu şirketi fonlayarak müvekkiline kâr payı verilmesinin engellenmeye çalışıldığını, 2016-2019 yılları arasında şirket nezdinde ... Endüstri firması ile ilgili bir cari hesabın olmadığının tespit edildiğini, iki şirket muhasebe kayıtlarında herhangi bir para girişi ve çıkışı olmadığını, müvekkilinin kâr payı almasını engellemek amacıyla gerçek dışı kayıt yapıldığının açık olduğunu, dava konusu genel kurulda yönetim kurulu başkanı seçilen ...'nün ... ile yakın akraba ilişkisi olması nedeniyle müzakerelere katılamaması gerekli iken enişte ve yeğenin birlikte kararlar aldığını, şirketin ... ...A.Ş.'den tahsil ettiği 10 milyon tutar paranın şirket kayıtlarına yansıtılmadığını, şirket kayıtlarında bir önceki yıla ilişkin ciddi mali değişimler olmasına rağmen bu konularda doyurucu açıklayıcı bilgiler verilmediğini, mali tablolarda gerçek kayıtlar yapılabilseydi müvekkilinin ciddi oranda kâr payı ödemesi alabileceğini, şirketin hakim ortağının yakın akrabalarının hakimiyetindeki şirketlere ciddi paralar aktararak kağıt üzerinde bilançoyu kar dağıtılamayacak duruma getirdiğini iddia ederek hukuka aykırı olan ... Teknik İnşaat A.Ş.'nin 03.09.2020 tarihli genel kurul kararlarının öncelikle yürütmesinin geri bırakılmasına ve batıl olduğuna, mümkün olmaması halinde genel kurulun 1, 3, 5, 7, 9, ve 13. maddelerinin iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Teknik İnşaat A.Ş.'nin 26.12.2018 yılında kurulan sermayesi 50.000,00 TL olan davacı ...'nun %25 hisseye sahip olduğu 2 yıllık bir şirket olduğunu, şirketin kuruluşundan beri ...'in tek imzası ile yönetildiğini, davacı ortak ...'nun vekili olan Av. ...'ın 07.07.2020 tarihli vekaletname ile yetkilendirildiğini, dolayısıyla bu kişinin 2018-2019 yıllarındaki iş ve işlemlerde imzasının olması gerekmediğini, adı geçen vekilin şirketin maaşlı ve sigortalı çalışanı iken kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacı ile temsilcisinin şirketten uzaklaştırıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının genel kurul talebi kapsamında bu genel kurulun yapılacağı ile diğer iddia ve taleplerine karşı cevapların ihtarname ile kendisine bildirildiğini, TTK'nın 437.maddesinde finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu vb. davacı taleplerinin genel kurul gününden en az 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde incelemeye hazır bulundurulduğunu, ... ....A.Ş. ile imzalanan 212 milyon USD tutarındaki sözleşmenin bir ön sözleşme olduğunu ve ülkeler arası anlaşmazlıklar nedeniyle ilgili ülkede şube kurulma şartı gerçekleştirilemediğinden sözleşmenin batıl kaldığını, dava konusu genel kurulun 2018-2019 yıllarına ilişkin olması nedeniyle 2020 yılına ilişkin taleplerde bulunmasının gerekçesiz olduğunu, yine 2020 yılında satın alınan ... ...A.Ş. hakkındaki bilgi talebinin de 2020 yılına ilişkin olması nedeniyle ilgili genel kurulun konusu olmadığını, davacı vekillerine toplantı öncesi 20 18... yıllarına ait tüm bilgi ve belgelerin imza karşılığı verildiğini, aynı zamanda davacının eniştesi olan vekili Av. ...'ın ibraz ettiği vekaletnamenin Anonim Şirket Genel Kurul Toplantıların Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Temsilciler Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesindeki hususları taşımadığı gerekçesiyle kabul edilmediğinden toplantı başkanı tarafından Av. ... ve Av. ...'in toplantıdan ayrılmalarının sağlandığını, kaldı ki bu kişiler toplantıya katılabilseler dahi sermayenin %75'ini temsil eden ... tarafından kanuni çoğunluk sağlandığından karara ilişkin bir değişikliğin söz konusu olmayacağını, şirketin yüksek kazançlara rağmen kâr dağıtımı yapmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirket mali tabloları incelendiğinde şirketin 2018 yılında 17.485,86 TL, 2019 yılında ise 20.906,00 TL kâr ettiğinin sabit olduğunu, bu nedenle kâr dağıtımının yapılmadığını, ... ...A.Ş.'nin 2020 yılında satın alındığından iptali talep edilen 2018-2019 yılına ilişkin genel kurulda bu konuda görüşme olmamasının normal olduğunu, davacının vekili ve temsilcisi olan ...'ın borç verilen ... Endüstri firmasının %25 ortağı olduğunu ve uzun yıllar genel müdürlüğünü yaptığını, dolayısıyla söz konusu borçlanmadan bilgi sahibi olduğunu, davacı tarafın yönetim kurulunda ileriye dönük sağlıksız kararlar alınacağı iddiasının farazi olduğunu, iptali talep edilen genel kurulun 1, 3, 5, 7, 9 ve 13.maddelerinin mali konulara ilişkin konuların tekrarından ibaret olduğunu, dava konusu edilen genel kurulun hükümet komiseri nezaretinde yapıldığını ve tutanakların onun tarafından imzalandığını, ilgili genel kurulda hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kararların usulüne uygun yöntemle alındığı, iki ortaktan oluşan şirket yönünden davacının da bilgi ve onayına başvurulması sonucunu doğuracak kabulün şirketi çalışamaz hale getirebileceği gibi kanunun amir hükmüne de açıkça aykırı bir anlayış olduğu, davacı dava konusu genel kurul toplantısına vekili aracılığıyla katılmak istemişse de toplantı sırasında hazır bulunan vekilin vekâletnamesinin Anonim Şirket Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Temciler Hakkındaki Yönetmeliğin 21. maddesinde aranan şartları taşımadığından toplantıya kabul edilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı şirketin henüz 2018 yılında kurulmuş olması sebebiyle kâr dağıtımı yönünde davacının haklarını bertaraf eden ve temadi eden bir durum olduğunun değerlendirilemeyeceği, nitekim mali müşavir bilirkişi hesaplamaları ile oluşan karın belirlendiği ve yeni kurulmuş bir şirket olması sebebiyle kâr payının dağıtılmamasının makul görülebilir olduğu dikkate alınarak bu yöndeki talep de yerinde görülmediği, şirketin bağlı şirketine atanacak yönetim kurulu üyesinin davalı şirket yönetim kurulu kararı ile belirlenmesi yönündeki karara ilişkin incelemede ilgili ... ...A.Ş'nin yönetim kuruluna 18.03.2020 tarihli genel kurulda davalı şirketin tüzel kişiliği ile seçildiği, temsilcisinin ...olarak belirlendiği, bu konuda temsilciyi belirleme yetkisi esasen yönetim kurulunun yönetim görevinin sınırları içinde bulunmakla kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, toplantı nisabının sağlandığı, davacı tarafından genel kurula katılmak üzere yetkilendirdiği temsilcisine ait vekaletnamenin düzenleme şeklinde genel vekâletname olduğu, vekâletnamede Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin "Vekaletnamenin Unsurları Ve Geçerlilik Süresi" başlıklı 21. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacı tarafça, genel kurul toplantı tarihinin kendisine yanlış bildirildiği iddia edilmekteyse de genel kurul tarihinin yanlış bildirildiğini iddia eden davacının buna rağmen doğru toplantı günü, toplantı mahallinde vekilini hazır ettiği, dolayısıyla toplantı gününden toplantı öncesi haberdar olduğu anlaşıldığından bu itirazının da yerinde olmadığı, dava konusu genel kurulun 7. maddesi yönünden yapılan incelemede; davalı şirketin 26.12.2018 yılında kurulmuş ve dava tarihi itibariyle kuruluşundan itibaren yaklaşık 2 yıllık süre geçtiği, bu nedenle dava konusu genel kurulda kâr dağıtımı yapılmamasına karar verilmesinin davacının haklarını bertaraf eden ve tamadi eden bir durum olduğunun değerlendirilemeyeceği ve kâr payının dağıtılmamasının makul görülebilir olduğu, dava konusu genel kurulun 9 ve 13. maddeleri yönünden yapılan incelemede; ilgili ... ...A.Ş'nin yönetim kuruluna 18.03.2020 tarihli genel kurulda davalı şirketin tüzel kişiliği ile seçildiği, temsilcisinin ...olarak belirlendiği, bu konuda temsilciyi belirleme yetkisinin esasen yönetim kurulunun yönetim görevinin sınırları içinde bulunmakla kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık bulunmadığı, dava konusu genel kurulun 3 ve 5. maddeleri yönünden yapılan incelemede; söz konusu maddelerde faaliyet raporu ve finansal tablolara ilişkin oybirliği ile kabul kararı alındığı, 3 no.lu karar ile oylanarak kabulüne karar verilen yönetim kurulu faaliyet raporunun TTK'nın 516. maddesi ile ... ve ... Bakanlığı tarafından 28.08.2012 tarihli, 28395 sayılı "Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik"in "Yıllık Faaliyet Raporunun Bölümleri" başlıklı 7. maddesinde belirtilen hususları içermediği, mali ve hukuki yönden eksiklik içeren yönetim kurulu faaliyet raporu ile ilişkili olan finansal tabloların okunması ve oylanmasına ilişkin 5 no.lu kararın da 3 no.lu kararın tabi olduğu müeyyideye tabi olduğu, bu kapsamda faaliyet raporunun emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunun kabulü ile 3 ve 5 no.lu kararların yoklukla malul olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 03.09.2020 tarihli genel kurul toplantısının 3 ve 5 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, 1, 7, 9 ve 13 numaralı gündem maddeleri yönünden talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddiası ile iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.