Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5519 E. 2026/2976 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5519
- Karar No
- 2026/2976
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2112 Esas, 2025/651 Karar HÜKÜM : Asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2020/533 E., 2021/674 K.
Bölge Adliye Mahkemesi karar davacılar-karşı davalılar vekili, asıl davalı-karşı davacı vekili, asıl davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davacı .. Kozmetik ve Temizlik Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin (.. ... şirketi) kozmetik sektöründe çalışan üretim firmalarından biri olduğunu, diğer davacı ...'nin de .. .. şirketi adına tescilli ve ... A.Ş.'nin kullandığı marka olduğunu, davalı ..'un davacının tam tersine ... unvanında bir sanayi şirketi olduğunu, bu suretle 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun (TTK) 46. maddesi anlamında gerçeğe aykırı beyanda bulunarak hedef kitleyi haksız rekabet çerçevesinde yanılttığını, hem davalı ..'un hem de davacı ..-.. şirketinin pazarlama şirketi olan davacı ...Ş.'nin doğrudan satış şirketi niteliğini taşıdığını, davacılar ile davalı ..'un birbirleriyle rekabetinin sadece kozmetik ürünleri alanında değil aynı zamanda doğrudan satış katılımcısı alanında da cereyan ettiğini, davacı ...Ş.'nin doğrudan satışını yapan satıcıların sayısının davalı ..'dan fazla olduğunu, davacı şirketin girişimcilerinin hepsinin muhasebe hesaplarında kayıtlı olduğunu, davacı şirketin birinciliğinin uluslararası gözetim şirketi olan ..'un raporunda da yer aldığını, ancak davalı ..'un ..'e baskı yaptığını ve bu kuruluşun raporunu yayınlamalarına engel olduğunu, davalı ...'un genel müdürü davalı ...'ün yayımladığı mesaj ile davacıya karşı cephe oluşturma yoluna gittiğini, bu mesajın ... doğrudan satıcısı davalı ... tarafından sosyal medyada paylaşıldığını, davalı ...'nun da yaptığı paylaşım ile karşı cepheye katıldığını, diğer davalıların da Reklam Özdenetim Kurulu'nda (RÖK) çalışıp davacıya gönderdikleri yazılar ile karşı cephede olduklarının anlaşıldığını, ileri sürerek davalıların birlikte TTK'nın 54/2. hükmü ile diğer maddeleri anlamında dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda ve uygulamalarda bulunduklarının ve bu haksız rekabet fiilini halen işlediklerinin tespitine, men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ve kanuna aykırı olan cephe kurma organizasyonun kaldırılmasına, yanlış beyanların düzeltilmesine, bu bağlamda tüzel kişiliği ve resmi bir sıfatı bulunmayan ve hedef kitleyi yanıltan RÖK'ün haksız rekabet oluşturan adının değiştirilmesine, gerekçeli kararın Türkiye'de tirajı en yüksek iki gazetede yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.... Kozmetik Ürünleri San.ve Tic .A.Ş. vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davalılar tarafından yayınlanan "Türkiye'nin bir numaralı doğrudan satış markası" konulu reklamlarının TTK'nın 54. maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu, hiçbir somut veri içermeyen genel bir birincilik iddiasının yanıltıcı olduğunu, söz konusu reklamların bu yönüyle de haksız rekabet yarattığını, somut olayda karşı davalı tarafın basın ilanları, internet sitesi ve satış kataloglarında yer alan birincilik iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davacı-karşı davalıların eylemlerinin haksız rekabet yarattığının tespitine, davacı karşı davalıların internet sitesi, basın ilanları ve satış kataloglarında yer alan yayınların yayımlanmasının durdurulmasına ve haksız tecavüzün men'ine mahkemece verilecek kararın ilan edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar .. .. ve ..ürvet ... vekili cevap dilekçesinde; RÖK'ün görüşlerinin zorunlu bir yatırım gücü olmadığını, davaya konu olan kurul görüşünün sadece dosyanın taraflarıyla paylaşıldığını, reklamın yayınlandığı mecralarda paylaşılmadığını, dava açıldıktan sonra 18.03.2019 tarihinde davacının internet sitesinde yayınlanan Şubat 2019 kataloğunda adresli internet sitesinde yayınlanan kataloğuna ait görselde kurul görüşüne konu reklamın yayınlanmaya devam ettiğini, yani davaya konu tavsiye niteliğindeki RÖK görüşünün fiilen uygulanmadığını, davacıların reklamları üzerinde fiili bir etkisi olmadığını, yine davalıların davacı firma ile rakip olmalarının söz konusu olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Kozmetik Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; esas dava ile ilgili olarak; davacıların dava dilekçesinde somut olaydaki uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan ve gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunduğunu, davalıların hangi eylemlerinin haksız rekabet yarattığı iddiasına ilişkin somut bir beyanda bulunmadığını, bir hakkın kullanımının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından RÖK'e yapılan başvurunun davacı tarafa karşı cephe oluşturma gayreti olarak yansıtılmaya çalışılmasının abesle iştigal olduğunu, davalı şirket çalışanlarına yönelik yapılan paylaşımlarda herhangi bir haksız rekabet yaratacak ifadenin yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Karşı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; karşı ithamların hiçbir delile dayanmayıp, karşı davanın soyut beyana dayalı olarak açıldığını, müvekkilinin “Türkiye’nin bir numaralı doğrudan satış markası” reklamının gerçek dışı ve aldatıcı olmadığının bizzat .. şirketinin "iki şirket arasında uzlaşı tesis etmeye çalışıyoruz" cümlesi ile teyit edildiğini, davalı ... A.Ş.’nin dayanıksız, delilsiz, soyut sözde kalan davasının bizzat haksız rekabet teşkil ettiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın; asıl dava yönünden; davalıların iştirak ve katılımıyla birlikte dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve uygulamalarla haksız rekabet fiilini işledikleri iddiası ile haksız rekabetin tespiti, meni, ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ve cephe kurma organizasyonunun kaldırılması, yanlış beyanların düzeltilmesi ve RÖK'ün haksız rekabet oluşturan adının değiştirilmesine yönelik haksız rekabetin tespiti davası olduğu, karşı dava yönünden ise; davacı karşı davalı tarafından basın ilanın internet sitesi ve satış katologlarında yer alan "Türkiye'nin 1 numaralı doğrudan satış mağazası .." temalı yayınların TTK'nın 56. maddesi gereğince haksız rekabet yarattığının tespitine, söz konusu yayınların durdurulmasına ve haksız tecavüzün menine ve ilanına yönelik haksız rekabet davası olduğu, davalılar .. ... ve ... hakkında haksız rekabet iddiası ile ilgili olarak; bu kişilerin RÖK adına hareket ettiği, davacı şirketler ile RÖK arasında yapılmış yazışmaların söz konusu olduğu, kamuya hitaben yapılmış bir beyanın bulunmadığı, ...'un davacı şirkete karşı “cephe organize etmeye çalıştığına” ilişkin iddiaların soyut iddialar olduğu değerlendirilerek, bu davalılar yönünden haksız rekabetin söz konusu olmadığı , diğer davalılar ..., ... ve ...'ya dair haksız rekabet iddiası ile ilgili olarak; haksız rekabet fiilinden prensip olarak fiili gerçekleştiren kişinin sorumlu olduğu, ... ve ...'nun davalılardan ... şirket çalışanı olması / iş akdi ile davacı şirkette çalışıyor olmalarının bu bakımdan bir fark yaratmayacağı, bir ticari işletmenin kendi bünyesinde kalan ve müşteriler ile olan ilişkilerine yansımayan iç yazışmaları, sirküleri ile davranış ve uygulamalarının haksız rekabet hükümlerinin uygulama alanına dahil olmayacağı, bu davalıların kaleme aldığı yazıların bu çerçevede olduğu, ...'ün yazısının davacılar vekili tarafından doğrudan satıcılarına yolladığı sirküler/ mesaj/ e-mail olarak nitelendirildiği, ... ve ... bakımından, bu davalıların beyanlarının bulunduğu İnternet çıktılarının kime hitaben ve hangi mecrada yayınlandıkları belli olmadığından, haksız rekabetin söz konusu olmadığı, ...'un RÖK'e başvurusunun tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, karşı dava yönünden “Türkiye'nin 1 numaralı doğrudan satış markası” beyanının, beyanın içeriği doğru olmak kaydı ile karşılaştırmalı reklamın ve keza “1 numara” olduğu hususunun ilân ve reklamlarda beyan edilebileceği, dosya münderecatında ihtilaf konusu beyana ilişkin olarak Euromonitor tarafından yayınlandığı iddia edilen iki rapor bulunduğu gerekçesi ile ispatlanamayan asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar-karşı davalılar vekili, davalı-karşı davacı vekili, asıl davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacı ... tarafından RÖK'e, davacı-karşı davalı Tan-... şirketi hakkında, Şubat 2019 kataloğunda "Türkiye'nin 1 numaralı doğrudan satış markası .." ifadesini kullandığı, bu kataloğun ayrıca internet sitesinde ve yöneticilerinin sosyal medya platformunda yayımlandığı, bunların haricinde 13.01.2019 tarihinde "Türkiye'nin 1 numaralı doğrudan satış markası .." ibaresi ile çeşitli gazetelere ilânlar verildiği, ..'nin bu iddiaları kanıtlayabileceği güncel ve doğru tek rapor bulunmadığı iddiasıyla başvuru yapıldığı, ilgili başvuru hakkında RÖK kararı ile davacı-karşı davalı tarafından başvuruya konu ibarede iddianın desteği olan bir belge paylaşılmadığından Özdenetim Esaslarının kanıtlama/destekleme maddesine aykırı olduğunun ifade edildiği, Noterlik e-tespit tutanağında yer alan ekran görüntüsü tercümesinde "2018 yılında .. Enternasyonel Tic. Değer bakımından doğrudan satışa liderlik etmiş ve kategorideki en dinamik performansı göstermiştir" ifadesinin bulunduğu, devamında, "doğrudan satışa 2018 yılında da uluslararası şirketlerin hakim olduğu, ..., .. ve .. gibi uluslararası markalar geniş kapsamlı doğrudan satış temsilcileri ağları ile değer bakımından liderliğini sürdürmeye devam etti," şeklinde ifadenin yer aldığı, davacı tarafça her ne kadar Euromonitor tarafından hazırlanan raporda müvekkili şirketin Türkiye’de doğrudan satış konusunda lider gösterildiğini, ancak ... Şirketi baskısı ile söz konusu raporun yayım hakkının davacıya verilmediği iddia edilmiş ise de ... şirketi tarafından baskı yapıldığını destekler bir delil sunulmadığı gibi söz konusu Euromonitor raporunun dosya arasında bulunmadığı, Euromonitor tarafından bu raporun kullanılamayacağı davacı tarafa bildirildiğinden bu rapora atıf yapılamayacağı, davacı- karşı davalının bu rapor dışında da karşı davaya konu olan "Türkiye'nin 1 numaralı doğrudan satış markası" iddiasını ispata yarar başka bir belge veya delil de bulunmadığından tüketiciler nezdinde aldatıcı nitelikte olup haksız rekabet teşkil eder nitelikte olduğu, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince karşı davanın kabulü ile haksız rekabetin tespiti ve menine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi ve karşı davada taraf sıfatı bulunmayan davalılar ..., ... ve ...'nun yargılama masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği, davalılar ..., ... ve ... paylaşımlarının da haksız rekabet teşkil etmediği, RÖK adına mektup yollayan diğer davalılar ... ve Mürvet ...'ın yazışmalarının hukuken bağlayıcılığı bulunmayan RÖK kararlarına dair olduğu dikkate alınarak bu kişilerin davaya konu eylemlerinin de haksız rekabet niteliğinde olmadığı gerekçesi ile asıl davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl davalı-karşı davacı vekili, asıl davalılar ..., ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine ve men'ine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davacılar-karşı davalılar vekili, asıl davalı-karşı davacı vekili, asıl davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve karşı dava, haksız rekabetin tespiti meni ve kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davacılar-karşı davalılar vekili, asıl davalı-karşı davacı vekili, asıl davalılar ..., ..., ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.