Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/551 E. 2024/8415 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/551
- Karar No
- 2024/8415
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1271 Esas, 2023/1238 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/97 E., 2021/174 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin 2015 yılından bu yana "..." alan adı altında çevrimiçi araç kiralama rezervasyon/aracılık hizmeti verdiğini, müvekkili markasının toplum nezdinde tanınmış bir marka haline geldiğini, yine "360" ibaresini içeren dava konusu 2019/17738 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketin 2017/65939 ve 2017/65927 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak müvekkili başvurusuna yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kabulüne karar verildiğini ve müvekkili başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile redde mesnet markaların birbirleri ile benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "YLC" ibaresinin, "YOLCU" kelimesinden türetildiğini ve jenerik olması nedeniyle ayırt edici olmadığını, "Yolcu" kelimesinin, herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, markaların benzerliğine ve markalar arasındaki karıştırılma ihtimaline etkisinin asgari düzeyde bulunduğunu, davalıya ait markaların zayıf marka olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili Şirket markasındaki ayırt edici unsurun 360 derece ibaresi iken davalı yan markalarında ayırt edici unsurun "param" ibaresi olduğunu, markalar arasında bütünsel yönden benzerlik bulunmadığını, zira markalarda kullanılan yazı fontlarının, ortak unsur olan "ylc" ibaresinin konumlandırılışının, kullanılan renk ve harflerin, yazı stillerinin (örneğin "y" harfinin müvekkili şirket markasında meşale gibi durduğu, davalı markalarında kıvrık uçla ifade edildiği) birbirinden farklı olduğunu ve markalar arasında tasarım ayniyeti veya benzerliği olduğundan söz edilemeyeceğini, markaların hitap ettiği tüketiciler nezdinde yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunu, benzer markalar olduklarına dair bütünsel bir izlenim bulunmadığını, internet üzerinde davalı markasında yer alan "..." ibaresi aratıldığında davalı yana ait herhangi bir sonucun çıkmadığını, bu markanın açılımı olan "yolcu param" ibaresi aratıldığında ise davalıya ait içeriklerin çıktığını, her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, yine müvekkili şirketin reklam çalışmaları ve ticari faaliyetleri doğrultusunda, dava konusu başvurunun 35. ve 39. sınıf hizmetlerde tescilinin zaruri olduğunu, aksi yönde verilecek bir hükmün müvekkilinin 2015 yılından bu yana yaptığı tüm faaliyetlere sessiz kalan davalı yanın kötü niyetli itirazını ödüllendirmek anlamına geleceğini ileri sürerek YİDK'in 2020-M-117 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının 2019/17738 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli davalı markalarının benzer olduğu, davacı marka başvurusunun kapsadığı hizmetlerin tamamının redde mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetlerle aynı/aynı tür bulunduğu, davaya konu YİDK kararında da belirtildiği üzere taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(6769 sayılı Kanun)'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "ylc" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar davacı tarafça bu ibarenin "yolcu" kelimesinin kısaltması olduğu ve bu itibarla ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ileri sürülmüş ise de "ylc" ibaresinin her zaman yolcu kelimesinin kısaltması olarak algılanmayacağı, diğer bir deyişle bir kısım tüketicilerin "ylc" ibaresini "yolcu" kelimesinin kısaltması olarak algılamaları ihtimal dahilinde ise de aksinin de mümkün olduğu, yani bir kısım tüketicilerin "ylc" ibaresini yolcu kelimesinin kısaltması olarak algılamayabilecekleri, bunun da karıştırılma ihtimalinin kabulü için yeterli bulunduğu, dolayısıyla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dolayısıyla gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 2019/17738 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna karşı davalı şirketin 2017/65939 ve 2017/65927 sayılı "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın kabulü üzerine davacı tarafça yapılan itirazın TÜRKPATENT YİDK tarafından nihai olarak reddine dair 2020-M-117 sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.