Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/390 E. 2024/8638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/390
- Karar No
- 2024/8638
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/960 Esas, 2023/1725 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/92 E., 2020/459 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında yapılmış aracılık hizmetlerine ilişkin sözleşmeler gereği, müvekkili tarafından davalıya BİST ve diğer alım satım işlemlerine ilişkin sağlanan krediden kaynaklanan alacağın yapılan ihtara rağmen ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 462.445,64 TL asıl alacak üzerinden iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeler gereği, davacının SPK mevzuatına, genelge ve yönetmeliklerine uyulmayarak teminat tamamlama kurallarına aykırı davranarak müvekkilinin işlem yapmasına müsaade edildiğini, yatırılan teminat tutarından fazla bir kayba uğratacak şekilde müşteriye işlem yaptırılamayacağını ve bu nedenle söz konusu zararın müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının çağrısına rağmen teminatın tamamlanmaması nedeniyle ödemenin davalı adına davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafça davalıya teminat tamamlama çağrısının (margin call) yapıldığı, davalının işlem kayıtlarına her zaman ulaşabileceği, diğer yandan dava konusu işlemlerin riskleri konusunda davalının bilgilendirildiği, davalının finansal okuryazarlık seviyesine sahip olduğu, dava konusu işlemlerde oluşacak zararları bilebilecek yeterlilikte olduğu, davacı tarafından davalı adına VİOP hesap kapatması için 13.08.2018 tarihinde 222.794,07 TL, bir gün sonra USD'deki artış nedeni ile bu defa 261.249,77 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler ve takip tarihi itibariyle işlemiş faizleriyle birlikte davacının davalıdan 462.445,64 TL alacağının bulunduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 462.445,64 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile talepnamedeki koşullar ile devamına ve belirtilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan 92.489,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflarca akdedilen türev araçları alım satım aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamında, davalının yaptığı VİOP işlemleri sonucunda ortaya çıkan teminat açığını tamamlamamış olması nedeniyle, davacı aracı kurum tarafından ... davalı adına ödenen tutarın tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.