Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/321 E. 2024/8544 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/321
- Karar No
- 2024/8544
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/625 Esas, 2023/941 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1556 E., 2022/211 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan 28.12.2012 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi uyarınca alacaklarının bulunduğunu, diğer davalılar ..., ... ve ...’nun 1.000.000,00 TL kefalet limitiyle sınırlı olmak üzere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2017/122304 E. sayılı takip dosyası ile başlattıkları takibin haksız ve kötü niyetli itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşme, taahhüt, protokol, mutabakat, talimatname, başvuru formu, dekont, ödeme planı gibi düzenlendiği iddia edilen tüm belgelerdeki imzaların sahte olduğunu, sıkı sıkıya bağlılık gereği takibe dayanak gösterilmeyen belgelerin itirazın iptali davasında incelenemeyeceğini, kredi sözleşmesinin takip ve davaya konu kredi türlerini kapsamadığını, kredi kullanımına ilişkin para transferinin de gerçekleşmediğini, müzakere edilmeyen kredi ve kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, kefalet hükümlerine ilişkin imza ve yazıların geçerlilik taşımadığını, kredi sözleşmesinde kefalet tarih ve limitinin hiç yazılmadığını, gerçek kişi davalıların kefaletlerine ilişkin eş rızasının alınmadığını, eşlere izafe edilen imzalara itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının daha önce kurulan genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalılardan alacaklı olduğu vakıasını ispatla mükellef olduğu, bu yönde davacının alacağının bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise miktarının tespiti amacıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasına dair 03.12.2021 tarihli ara kararın ihdas edildiği, aynı ara kararda ara kararın yerine getirilmesi için gerekli olan delil avansına yönelik ihtarın yapıldığı, delil avansının yatırılmaması halinde de doğacak sonucun açıkça belirtildiği, ara kararın davacı vekiline tebliği ile ihtarın da gerçekleştirildiği, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde ve yapılan ihtara rağmen eksik delil avansını ikmal etmediği, 6100 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca davacının bu delile dayanmış olmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacının, davaya konu genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalılardan alacaklı olduğu vakıasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı başkaca herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 266 ncı maddesi, 324 üncü maddesinin ikinci fıkrası. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.