Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/197 E. 2024/8463 K.
Konu: Tespit, Men, Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/197
- Karar No
- 2024/8463
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit, Men, Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2228 Esas, 2023/1316 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/168 E., 2019/193 K. Taraflar arasındaki tespit, men, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; “H 10” ibareli markayı ihdas ve pek çok tescile konu eden müvekkilinin köklü ve tanınmış bir firma olduğunu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerçek hak sahipliğinin tartışılamayacağını, ambalaj ve üzerindeki logo tasarımlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) uyarınca eser vasfı taşıdığını, davalının, müvekkiline ait markayı haksız ve kötü niyetle adına tescil ettirdiğini, hükümsüzlük davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkiline ait markanın, ambalaj kompozisyonlarının, eser niteliğindeki tasarımsal unsurların davalı tarafından birebir taklit edildiğinin ortaya konduğunu, müvekkilinin henüz Türkiye piyasasına girmediğini, davalının halen söz konusu marka ve ürünleri taklit ederek kullandığını ve Türkiye’de satışa arzettiğini, davalının eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) uyarınca haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek 556 sayılı KHK’nın 61 inci maddesinin A fıkrası uyarınca marka hakkına tecavüz edilen müvekkilinin zararlarının tazmini için 68 inci maddesi gereği markadaki değer kaybı dolayısıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, şimdilik 66 ncı maddesinin A bendi uyarınca 10.000,00 TL yoksun kalınan kârın, 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi uyarınca şimdilik 5.000,00 TL tazminatın tahsilini, 6102 sayılı Kanun’un 54 ila 63 üncü maddelerinde düzenlenen haksız rekabetin men’ini, kararın ilanını talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi kapsamındaki talebini 48.000,00 TL’ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Gebze Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının markasının tanınmışlık vasfını taşımadığını, tescilin ülkeselliği ilkesinin yok sayılamayacağını, tescilli bir markanın haksız kullanımından söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu davacının hak sahibi olduğu logonun bilirkişi raporlarındaki tespitler de dikkate alındığında 5846 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası hükmü gereğince grafik eser yani güzel sanat eseri niteliği taşıdığı, hukuka aykırılığın hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonraki davalı kullanımları için söz konusu olabileceği, hükümsüzlük kararının kesinleştiği tarihinden sonra davacıya ait logonun davalıya ait internet sitesinde kullanıldığına ilişkin dosyadaki ilk bilirkişi raporundaki tespit dikkate alınırsa davalının hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonraki bu kullanımının logonun değiştirilmeye çalışılması dikkate alındığında 5846 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi şeklindeki işleme hakkının ihlali olabileceği sonucuna ulaşıldığı, Grafikerler Meslek Kuruluşu Derneği'nin her yıl düzenli olarak yayınladığı taban fiyat listesinden 2010 yılına ait fiyat listesinde logo tasarımının 10.000,00 TL olarak fiyatlandırıldığı, logo tasarımı, grafik tasarım ve reklam çalışmalarında üst sınır bulunmamakla birlikte fiyatların değişkenlik gösterdiği, bu sebeple rayiç bedelin tam olarak tespit edilemeyeceği, ancak dosya kapsamı dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca taktiren 10.000,00 TL tazminatın yerinde olduğu, davacının 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi kapsamında 3 kat hesabı ile 30.000,00 TL talep edebileceği, davalı ... Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli 2006/06132, 2005/36255 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın işbu dava tarihinden sonra 12.05.2014 tarihinde kesinleştiği, davacının tanınmışlık iddiasının ispatlayamadığı, tanınmış marka korumasından faydalanamayacağı, dolayısıyla markaya tecavüz iddialarının değerlendirilemeyeceği, bir an için markasal korunmadan faydalanabileceği kabul olunsa bile dava tarihi itibarı ile davalının markasal kullanımlarının tescile dayandığı, hükümsüzlük kararının dava tarihi itibariyle kesinleşmediği dikkate alındığında bu yöndeki taleplerin dinlenmeyeceği, bu yöndeki talepler ve yine esasen maddi zarara yönelik itibar tazminatına yönelik manevi tazminat talebi reddedildiği, davalı şirketin davacıya ait yurt dışında tescilli markayı ve grafik eser niteliğindeki ambalaj tasarımını tescil ettirmek suretiyle kullanmasının 6102 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davacının haksız rekabetin tespitine yönelik davasının kabulü ile, davalının davacıya ait “H 10” tasarım/ markasına ilişkin kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, kullanımlarının önlenmesine, davacının manevi tazminat davasının (itibar tazminatına dayalı) reddine, davacının 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesine dayalı tazminat davasının kısmen kabulü ile, taktiren 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ve diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, karar kesinleştiğinde ilanına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, tüm bilirkişi raporlarında ve İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/213 E., 2012/233 K. sayılı kesinleşen kararında davacının marka ve ambalaj tasarımının özgün bir tasarım olup 5846 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi anlamında eser olduğu, telif hakkı yönünden verilen kararda aykırılık görülmediği, “H 10 logosunun grafik eserler tanımına girdiği, Bern Protokolü gereğince, davacının Türkiye’de eserlerin korunmasında Türk firmaları ile aynı haklara sahip olduğu, buna göre tazminat talep edebileceği, taktir edilen tazminatta hukuka aykırılık görülmediği, davacının dava ve ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü talep sonucunun incelenmesinde, markasının itibar kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istediği, ayrıca 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin (a) bendine dayalı olarak tazminat talep ettiği, hakimin ileri sürülen taleplerle bağlı olduğu, davacının marka itibarının kaybı ve davacı markasına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteyip isteyemeyeceği üzerinde durulması gerektiği, davacının Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığı, tescilli markalara dayalı olarak istenebilecek talepleri ileri süremeyeceği, bu arada marka itibar kaybından ve markaya tecavüz nedeniyle yoksun kalınan kârdan dolayı tazminat isteyemeyeceği, davacının tazminat taleplerini haksız rekabet hükümlerine dayandırmadığı, davacının bu yöndeki tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin uygunluk taşıdığı, kesinleşen mahkeme kararı ile, davacının telif hakkına sahibi olduğu eser niteliğindeki grafik tasarımlarının davalı tarafça ürünlerinde haksız olarak kullanılması şeklindeki eser sahipliğinden doğan haklara tecavüzün tespit edilmiş olması karşısında, davacı lehine 5846 sayılı Kanunun 68 inci maddesinden kaynaklanan maddi tazminatın şartlarının bulunduğu, gerekçeli kararda “tanınmışlık iddiasının kabulünü gerektirir yeterli kanaatin dosya kapsamı itibarı raporlardaki tespitler de dikkate alındığında oluşmadığı” belirtilmiş ise de, tanınmışlığın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/213 E., 2012/233 K. sayılı 16.10.2012 tarihli kesinleşen kararı ile tespit edildiği, kararın tarafları bağlayacağı, aksi yöndeki gerekçenin hataya dayandığı, davacının gerekçeye yönelik istinaf isteminde haklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının haksız rekabetin tespitine yönelik davasının kabulü ile, davalının davacıya ait “H 10” tasarım/ markasına ilişkin kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, kullanımlarının önlenmesine, davacının manevi tazminat davasının (itibar tazminatına dayalı) reddine, davacının 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesine dayalı tazminat davasının kısmen kabulü ile taktiren 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ve diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere traji en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı Kanun'un 1, 4 ve 68 inci maddeleri. 3.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 4.556 sayılı KHK'nın 61 ve 62 nci maddeleri, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 68 inci maddesi. 5.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.