Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/871 E. 2024/4528 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/871
Karar No
2024/4528
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/207 Esas, 2022/2154 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2020/400 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının eşi...’e 20 yıl önce boş bir şekilde, borca karşılık teminat olarak verdiği senedin ...’ın ölümü ile davalının eline geçtiğini, davalının bu senedi sahtecilikle doldurup müvekkili aleyhine takip başlattığını, davacının bir borcunun bulunmadığını, senet üzerinde imza dışındaki tüm hususların gerçeğe aykırı düzenlendiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2019/4914 E. sayılı takibin iptalini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline olan borcu nedeniyle senet verdiğini, vadesinde bedeli ödenmeyince müvekkilinin de takip başlattığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin kambiyo senedine havi tüm unsurları içerdiği, yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen hususların yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacının ileri sürdüğü hususları tanıkla ispatlayamayacağı, sebepten mücerret olan kambiyo senedi nedeniyle boş olan kısımların sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulmak suretiyle takibe konulduğu iddiasında bulunan davacının bu iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, dava konusu senette borcun sebebinin “nakden” olarak gösterildiği, davalı savunmaları ile ihdas nedeninin talil etmediği, dava konusu senedin ihdas nedeni bölümünde “nakden” kaydı bulunduğundan davacının düzenlenen senedin teminat senedi olarak dava dışı şahsa verildiğini iddiasına yönelik yazılı delil sunmadığı, iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafça yemin teklif hakkının kullanıldığı ancak davalı asilin yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin senedi teminat olarak davalının eşine verdiğini, borcu ödemesine rağmen kaybolduğu ileri sürülerek senedin iade edilmediğini, eşinin vefatından sonra davalının sahtecilik yapıp yüksek bedelle senedi doldurduğunu, senedin davalıya verilmediği ve hileyle doldurulduğu iddiasının her türlü delille ispatlanabileceğini, haksız fiile dayalı maddi olguların senetle ispatı zorunluluğunun bulunmadığını, aynı konuya ilişkin ceza mahkemesinin bilirkişi raporu veya kararının beklenmediğini, devam eden soruşturma dosyasının beklenmesi gerektiğini, senet üzerinde 6 sıfır atılmamış zamandan kalma pulun bulunduğunu, tanıklarının dinlenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile soruşturmanın beklenmesi gerektiği ileri sürülmüşse de 05.07.2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip kararın kesinleştiği, ayrıca davacı hakkında davalıya yönelik iftira eylemi nedeniyle Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesi'ne ceza davası açıldığı, her ne kadar bono üzerindeki damga pulunun eski olduğundan bahisle bononun kambiyo niteliğinin bulunmadığını ileri sürülmüş ise de damga pulunun bononun yasal unsurları arasında yer almadığı, bu yöndeki iddiaya hukuki sonuç bağlanamayacağı, usul hukukunda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesinin kabul edildiği, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla değil ancak senet (kesin delil) ile ispatlanabileceği, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacı borçluda olduğu, davalının senedi talil etmediği, ispat yükünün yer değiştirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin senedi teminat olarak davalının eşine verdiğini, borcu ödemesine rağmen kaybolduğu ileri sürülerek senedin iade edilmediğini, eşinin vefatından sonra davalının sahtecilik yapıp yüksek bedelle senedi doldurduğunu, iddianın boşa imzalı verilen senedin iradeye aykırı doldurulması olmadığını, senedin davalıya verilmediğini ve hileyle, sahtecilik yapılarak doldurulduğunu ileri sürdüklerini, bu iddianın her türlü delille ispatlanabileceğini, haksız fiile dayalı maddi olguların senetle ispatı zorunluluğunun bulunmadığını, senet üzerinde 6 sıfır atılmamış zamandan kalma pulun bulunduğunu, senedin davalının eşine verildiği, çok eski bir tarihe ait olduğu yönündeki müspet vakıaları ispata yönelik delil başlangıcından yararlanılarak dinletmek istedikleri tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, savcılığın eksik incelemeyle takipsizlik kararı verdiğini, iftira suçundan müvekkilinin beraat ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/871, K. 2024/4528, T. 30.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-871-e-2024-4528-k-3071b1b132cb