Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1648 E. 2023/12872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1648
- Karar No
- 2023/12872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2022/346 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen davacı hakkında yapılan tespit nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un geçici 75 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinden yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile yapılan borç tahakkukunun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılardan SGK Başkanlığı vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 17.12.2018 tarihli 17241748 sayılı 2.860,47 TL asgari ücret desteğinin ödenmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan 02.01.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin davalı Kurumun 08.01.2019 tarih ve 378318 sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemleri yasal düzenlemeye uygun olarak yapıldığından iptalini gerektirir bir husus bulunmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, bozmadan önceki kararında: "...Dava dosyasında yer alan bilgiler, toplanan deliller, Kurumun işleminin temelinde yer alan ... 01.10.2018 tarihinde davacı işveren nezdinde çalışmadığına ilişkin beyanları, davacı tanıkları ile bordro tanıklarının ... bahse konu tarihte işyerinde çalışmadıklarına yönelik beyanları, Yunus Uzununlular'ın davacının kardeşinin eşi oluşu birlikte değerlendirildiğinde, ... isimli kişinin 01.10.2018 tarihinde davacı işyerinde çalıştığının tereddütsüz bir şekilde ispatlanamadığı, tanık beyanları ve mevcut deliller karşısında davalı kurum işleminin hatalı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne davacının 17.12.2018 tarihli 17241748 sayılı 2.860,47 TL asgari ücret desteğinin ödenmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle davacı tarafından yapılan 02.01.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin davalı Kurumun 08.01.2019 tarihli ve 378318 sayılı işleminin iptaline,..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri İstinaf kanun yoluna başvuran davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, resmi ve yazılı belge niteliğindeki Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle kanıtlanabileceğini, davanın kabulüne karar verilecekse de dahi, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurumun yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "... İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, davanın süresinde açılması, dinlenen kamu tanıkları ile denetmen tarafından çalışması tespit edilen ...'ın dosya kapsamında tanık olarak ifadesinin alınması dikkate alındığında, mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine..." dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur 2. Dairemizin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/13151 Esas, 2022/313 karar sayılı kararında; ".. davaya konu uyuşmazlığın dava dışı ... isimli sigortalının 01.10.2018 tarihli çalışmasının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, eksik gün bildirildiği iddia edilen sigortalının da davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece ... hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E. 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, eksik günü bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalı ...’ın davaya dahil edilmesi (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalının gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, "...Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda davacı vekili tarafından dava dışı ...'ın davaya dahil edilmesi talep edilmiş, ... davaya dahil edilerek adına çıkartılan tebligat usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine asgari ücret desteğinin ödenmesinin iptaline yönelik işlem tesis edildiği, davacı tarafça bu işleme yapılan itirazın reddedildiği, anılan Kurum işleminin iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bozma öncesi yapılan yargılama aşamasında davacı tarafça bildirilen tanıklar ve mahkememizce resen tespit edilen kamu tanıklarının beyanları alınmıştır. Tanıkların beyanlar ve dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu edilen Kurum işleminin temelini oluşturan ...'ın 01.10.2018 tarihinde davacı işveren nezdinde çalışmadığına ilişkin beyanları, davacı tanıkları ile bordro tanıklarının ...'ın söz konusu tarihte işyerinde çalışmadığına ilişkin beyanları, dosyada mevcut nüfus kaydından ...'ın davacının eşinin kardeşi olduğunun sabit olması birlikte değerlendirildiğinde; ...'ın 01.10.2018 tarihinde davacı işveren nezdinde çalıştığının net bir şekilde ve tereddütsüz olarak ispatlanamadığı, dosyadaki mevcut deliller ve tanık beyanları karşısında, dava konusu edilen ve iptali talep edilen Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak, davanın kabulüne ve davacının 17.12.2018 tarihli 17241748 sayılı 2.860,47 TL asgari ücret desteğinin ödenmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle davacı tarafından yapılan 02.01.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin davalı Kurumun 08.01.2019 tarihli ve 378318 sayılı işleminin iptaline...", dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, denetim ve kontrollerde yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırılan kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin destekten yararlanmasının mümkün olmadığını, ilgili mevzuat hükümlerinin de bu hususu desteklediğini belirterek, kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca davacı hakkında yapılan tespit nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un geçici 75 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinden yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile yapılan borç tahakkukunun yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 75 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın yerinde olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.