Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10087 E. 2023/12871 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10087
- Karar No
- 2023/12871
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/27 E., 2023/234 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki Kurumca yapılan tespit sonrasında teşvik iptali ve yersiz faydalandırılma davacı şirket hakkında belge isteme ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 75 inci maddesindeki asgari ücret desteğinden yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile prim tahakku yapılmasına dair işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirket hakkında Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından, ... isimli kişinin denetim tarihinde iş yerinde fiilen çalıştığı, ancak hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğine dair 23.02.2018 tarihli durum tespit tutanağı tutulduğunu, kayıt dışı sigortalılık nedeniyle teşviklerin iptal edildiğini, 8.691,30 TL prim ve 1.703,07 TL gecikme zammı tahakkuk ettirildiğini, ... isimli kişinin denetim sırasında işyerinde müşteri olarak bulunduğunu belirterek, Kurum işleminin iptali ile prim borcunun kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, bozmadan önceki kararında: "...Mahkememizce yapılan değerlendirilmelere göre; 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından yapılan denetimler ve incelemeler sırasında sigortasız çalıştırılanların tespiti halinde kuruma bildirilmesi yükümlülüğüne yer verildiği, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca yapılacak tespitler hakkında yönetmeliğin 4.maddesinin (d) fıkrasında belirtilen anlamda denetim sıfatını haiz olmayan polis memurları tarafından düzenlenen belgeler esas alınmak sureti ile ve başkaca geçerli tespit bulunmaksızın hizmet ihyası ile prim borcu tahakkuk ettirilmesinin yerinde görülmediği anlaşılmış, Kurum işleminin iptali ile prim borcunun kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve davanın kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetim ve kontrollerde yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırılan kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin destekten yararlanmasının mümkün olmadığını, ilgili mevzuat hükümlerinin de bu hususu desteklediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "...davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/9488 Esas, 2022/12494 Karar sayılı sayılı kararında; "...İnceleme konusu dosyada; Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından davacı şirkete ait Twister Bar unvanlı işyerinde 23.02.2018 günü yapılan denetimde “... isimli şahsın, denetim esnasında sahnede bulunan grupla birlikte müzik aleti çaldığının görüldüğü” şeklinde tutanak düzenlendiği, tutanağın altında işveren imzası bulunmadığı, Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünün 05.03.2018 tarihli yazısı ile bu tutanak ekli olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna kayıt dışı çalışma ihbarı yapıldığı, Kurum tarafından aylık prim hizmet belgesi düzenlenmesi ve 6661 sayılı Kanun'da belirtilen teşviklerin iptali sonucu davacı şirkete prim borcu tahakkuk ettirildiği, 08.03.2019 tarihli Komisyon kararı ile davacının idari para cezası ve prim borcu tahakkukuna dair itirazlarının reddedildiği, Mahkemece tanık olarak dinlenen ...’un kendisinin yazılım mühendisi olduğunu, ara sıra gittiği barda, sahnedeki müzisyenin kendisini tanıması nedeniyle davet ettiğini, klarneti ile eşlik ettiği sırada tutanak tutulduğunu, ücret almadığını ve işyerinin bir yetkilisinin kendisini sahneye çağırmadığını beyan ettiği, tanığın hizmet cetvelinden tespit ettiğini, klarneti ile eşlik ettiği sırada tutanak tutulduğunu, ücret almadığını ve işyerinin bir yetkilisinin kendisini sahneye çağırmadığını beyan ettiği, tanığın hizmet cetvelinden tespiti istenen dönemde dava dışı ... Bilgi Sistemleri ..Ltd.Şti işyerinden kesintisiz çalışmasının bildirildiğinin görüldüğü, işletme müdürü olarak dinlenen tanığın ...’un işyerine müşteri olarak geldiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu esas itibariyle dava dışı ...’un davacı işyerinde çalışıp çalışmadığına ilişkin olduğundan, ilgili şahsın davaya dahil edilmesi ve taraf haline getirilmesi gerekmektedir. Zira verilen hüküm ilgilinin hak alanını ilgilendirmektedir. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinde “...maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir...” hükmü uyarınca, ilgiliye usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "...Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde yer alan ”İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür..“ hükmü ile 86’inci maddesi olup ” Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur.” hükmü öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayılmanın koşulları, hizmet akdine (iş sözleşmesine) göre çalışma, 7 nci maddede belirtilen “sigortalı sayılmayan” kişilerden olunmamasıdır. Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre; ...'un beyanı, tanığın hizmetinin bildirildiği dönemde dava dışı iş yerlerinden çalışıyor olması, diğer davacı tanık beyanı da dikkate alındığında davacı ile ... arasında hizmet akdinden kaynaklanan iş ilişkisinin bulunmadığı, buna bağlı olarak Kurumca yapılan prim tahakkuk işleminin hatalı olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davalı Kurumun 08.03.2019 tarihli kararının iptali ile 22.02.2019 tarih ve 5 2576535/20699/3060379 sayılı prim borcunun kaldırılmasına,..." dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca davacı hakkında çalıştığına ilişkin Emniyetçe gönderilen belge ile bir sigortalı nedeniyle faydalandırılan desteğin iptali ile belge istemi ve yersiz faydalandırılma nedeniyle yapılan fark prim tahakkununa yönelik yapılan işlemlerin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 75 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.