Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9755 E. 2023/10919 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9755
Karar No
2023/10919
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/910 E., 2023/1187 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/464 E., 2020/272 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...’a ait iş yerinde 03.05.2011 – 14.10.2013 tarihleri arasında geçen çalışmaların iptaline gerekçe yapılan 04.06.2014 tarih ve 2014/79 sayılı denetmen raporunun iptaline ve davacının çalışmalarının fiili olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın süresinde olduğu, bordro tanıklarının dinlendiği, davacının davalı iş yerinde çalıştığını iddia ettiği dönem ile ilgili olarak dinlenen tanıkların ortak beyanlarında davacıyı tanımadıkları, hiç görmedikleri ve davalı iş yerinde çalışıp çalışmadığını bilmediklerini belirttikleri, davacının davalı Kurum denetmenince hazırlanan denetim raporundaki beyanında ev hanımı olduğu, Beyobası'nda ikamet ettiği ve tarla işleri ile uğraştığı, davalı işyeri sahibini eşinin akrabası olması nedeniyle tanıdığını, kendisini sigortalı çalışıyor gibi gösterdiğini, fiilen hiç çalışmadığını, bu beyan ile bordro tanığı Hüdayi ...'ın "... beni de yanında çalışıyor göstermişti" şeklindeki beyanın örtüştüğü, davalının fiili çalışması olmadan bazı kimseleri çalışıyor gösterdiğinin anlaşıldığı, diğer bordro tanığı ...'in 2011 yılı Kasım ayında çalıştığı bir dönemde işyerine tanımadığı bir kadının ara ara iki üç günde bir tam gün geldiğini ancak ofisin işlerini kendisinin yaptığını, kadının herhangi bir iş yapmadığını beyan ettiği, bordro tanıklarının kesintisiz çalışmanın varlığı yönünde beyanda bulunmadıkları, beyanların samimi ve net olduğu, davacı tanıklarının beyanlarına, davacının tam olarak çalıştığı dönemi, çalışma saatlerini, haftanın kaç günü çalışıp çalışmadığını bilmemeleri, çalışmanın kesintisiz olduğunu beyan etmemeleri nedeniyle itibar edilmediği, dava dilekçesinde davalı Kurumca düzenlenen denetmen raporuna göre davacının ifadesinin ikametgah adresinde alındığı yazılı olduğu ancak davacının ifadesinin çalıştığı işyerinde alındığı ve orada imzalatıldığının ispatlanamadığı, aksi durumun kesintisiz çalışma olgusunu ispata tek başına yeterli olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: İspat yükünün davalı Kurumda olduğunu, iptali istenilen denetmen raporunda davacının beyanının ikamet adresinde alındığı yazılmasına rağmen davacının ifadesinin Kurumda alındığını, bilirkişi raporu alınmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; davacının davalı Kurum denetmeni tarafından düzenlenen rapor kapsamında alınan imzalı beyanında; ev hanımı olduğunu, davalının eşini tanıdığını, davalıya ait iş yerinde çalışmadığını, ancak sigortalı gösterildiğini, primlerini davalının hayrına yatırdığını, kendisinin davalıya para vermediğini beyan etmiş olması, yine Kurum denetmeni tarafından 08.04.2013 tarihinde yapılan denetimde davalı işveren tarafından iş yerinde çalışan olmadığının beyan edilmiş olması, öte yandan, her ne kadar davacı vekili tarafından; davacının denetmene verdiği ifade kapsamında düzenlenen belgede ifadenin davacının ikametinde alındığının yazdığı ve ifade davacının evinde değil Kurumda alındığından denetmen raporunun geçersiz olduğu beyan edilmekte ise de bu durumun raporun geçersizliği sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla; davacının davalı Kurum tarafından iptal edilen dönemde davalıya ait iş yerinde çalışmasının bulunmadığı kanaatine varılmış, bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; Ortaca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nce verilen 28.09.2020 tarih, 2016/464 Esas ve 2020/272 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9755, K. 2023/10919, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9755-e-2023-10919-k-23a09e138b3c