Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6820 E. 2024/7825 K.

Konu: Prime Esas Kazanç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6820
Karar No
2024/7825
Karar Tarihi
Konu
Prime Esas Kazanç Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/420 E., 2023/1359 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/427 E., 2021/305 K. Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 21.03.2012 tarihinden iş akdini haklı feshettiği 06.09.2018 tarihine kadar davalı iş yerinde Fizyoterapist olarak görev aldığı; davacının, görev aldığı kurum özel eğitim kurum statüsünde olup Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çalıştığı; davacı ile işveren arasında birer yıllık sürelerle iş sözleşmesi imzalandığı; sözleşmeler, her yılın sonunda yenilendiği; iş yerinin 2015 yılında el değiştirdiği; ancak davacının, hem sigortalısı hem de sözleşmesi kesintisiz olarak devam ettiği; imzalanan sözleşmede, kanuna ve gerçeğe aykırı şekilde davacının ücreti asgari ücret üzerinden gösterildiği; ancak davacı aynı iş yerinde bilfiil çalışan 6 yıllık deneyime sahip bir fizyoterapist olarak asgari ücret almamakta 3.100 TL ücret aldığı; davalı işverenin, davacının sigorta primlerini asgari ücret üzerinden yatırarak davacıyı zarara uğrattığı; davacının, çalıştığı iş yerinde maaş ödemeleri, eksik sigorta primi ödeme uygulaması nedeniyle asgari ücret kadarı banka üzerinden geri kalan miktarının elden yapıldığı; davacının, ücretinin asgari ücrete denk gelen miktarının banka hesabına yatmakta geri kalan bedel ise elden verildiği; davalı şirketin hukuk düzeninin işverene yüklediği asli yükümlülük olan prim ödeme borcuna aykırı davrandığı iddiasıyla davacının prime esas kazancının tesbitine ve toplam çalışma yılına ait eksik yatırılan sigorta primlerinin davalılarca tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Kurum vekili aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket ile 21.03.2012 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesine istinaden davacının işveren bünyesinde fizyoterapist olarak çalışmaya başladığı, şirketin 12.11.2015 tarihinde devri sözleşmesi ile el değiştirdiği ancak davacının pozisyonunda herhangi bir değişiklik olmadığı, imzalanan sözleşmeler uyarınca çalışmaya devam ettiği, en son 16.03.2018 tarihinde davacı ile davalı arasında sözleşme imzalandığı, davalının sözleşmedeki bütün yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerinde getirdiği, sözleşmede belirlenen ücrete esas sigorta primlerinin de Sosyal Güvenlik Kurumuna zamanında tam olarak ödendiği, ilk imzalanan 21.03.2012 tarihli sözleşme ile son imzalanan 16.03.2018 tarihli hizmet sözleşmesinde de aylık ücretin ne kadar olacağının açıkça belirtildiği, davalının sözleşmelerde belirlenen miktarları zamanında ve eksiksiz bir biçimde davacıya ödediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; 22.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda denetmen tarafından saptanan hususlar ve TÜİK verileri değerlendirilerek hesaplama yapıldığı, davacının ücret bordrolarını imzaladığı ve bordroların imzalanması halinde aksinin yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacı bordroyu aşan ödemeler aldığını ileri sürmüş ve denetmen tarafından da bu husus saptanmış olup yazılı delil başlangıcı niteliğinde ki kayıtlarla değerlendirilerek bilirkişi raporunda ki hesaplamaya itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 21.03.2012 - 30.06.2012 tarihleri arasında 1.802,24 TL, 01.07.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında 1.912,03 TL, 01.01.2013 - 31.05.2013 tarihleri arasında 1.989,49 TL, 01.06.2013 - 30.06.2013 tarihleri arasında 1.989,49 TL, 01.07.2013 - 31.12.2013 tarihleri arasında 2.076,71 TL, 01.01.2014 - 30.06.2014 tarihleri arasında 2.177,35 TL, 01.07.2014 - 31.07.2014 tarihleri arasında 2.305,40 TL, 01.08.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında 2.305,40 TL, 01.01.2015 - 30.06.2015 tarihleri arasında 2.442,64 TL, 01.07.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında 2.589,00 TL, 01.01.2016 - 31.08.2016 tarihleri arasında 2.937,43 TL, 01.09.2016 - 31.12.2016 tarihleri arasında 3.348,36 TL, 01.01.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında 3.613,65 TL, 01.01.2018 - 06.09.2018 tarihleri arasında 4.125,97 TL prime esas kazanç üzerinden davalı işverenlik bünyesinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya eksik sigorta primi ödeme uygulaması nedeniyle ücretinin asgari ücret kadarlık kısmının banka üzerinden, geri kalan kısmın elden ödendiği, bilirkişi raporunda bulunan hesaplamaların hatalı olduğu, bu hata nedeniyle davanın kısmen kabul edildiğini ve aleyhe vekalet ücretine hükmedildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ücret ispatında serbestlik bulunmadığı, yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davalı kabul edilmemeleri nedeniyle kısmen red nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmemesinin isabetsiz odluğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 21.03.2012 - 20.12.2018 arası 1070501.06 sicil sayılı davalıya ait işyerinden kuruma hizmet bildirildiği, bu hizmetlerin 21.03.2012 - 31.05.2013, 01.01.2015 - 20.12.2018 arası dönemin asgari ücretten 01.06.2013 - 31.12.2014 arası aylık 1.200,00 TL SPEK üzerinden bildirildiği, ücret bordrolarının Kuruma bildirilen SPEK ler ile uyumlu olduğu, 2018/9 ay dışındaki bordroların imzalı olduğu, 21.03.2012 tarihli taraflar arasında imzalanan ve milli eğitime sunulan belgede ders saat ücretinin 9,26 TL, 22.03.2013 tarihli belgede ders saatinin 10,33 TL, 22.03.2014 tarihli belgede ders saatinin 10,79 TL, 22.03.2015 tarihli belgede ders saatinin 11,10 TL, 22.03.2016 tarihli belgede ders saatinin 12,43 TL, 16.03.2018 tarihli belgede ders saatinin 12,80 TL brüt olarak belirtildiği, girilecek ders saatinin haftalık 40 saat olarak belirtildiği, davacı ve eşi adına yapılan ödemelere ilişkin banka kayıtları olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahi Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, prime esas kazançların tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Prime esas kazançların hesabında; 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz. c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz. d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz." 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır." 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesinin ilgili 1 numaralı fıkrası şöyledir: "(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." 4. 6100 sayılı Kanun'un ilgili 201 inci maddesi şöyledir: "(1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." 3. Değerlendirme 1.Hizmet tespiti davalarının yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sigortalının ücretinin ve davalı ... Kurumuna davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. 2. Hizmet tespiti davalarının niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/409-413, 2010/480-523, 2011/608-649 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı Kanun'un 200 ünci maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı maddelerde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. 3. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür. Eğer ispat sınırının altında kalan ücretler, yine işçinin imzası bulunan belgelere dayanıyorsa 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesi uyarınca aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekecektir. 4. 5510 sayılı Kanun 82 nci maddede prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır. 5. Somut olayda; 21.03.2012 - 06.09.2018 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde fizyoterapist olarak bildirimleri bulunan davacı, prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, davalı Kurum denetimi sonucu hazırlanan 10.07.2019 tarihli raporla davacının banka kayıtlarına göre belirlenen ancak bildirimlerde yer verilmeyen 2016 yılı 12 - 2018 yılı 8 aylar arasındaki bir kısım aylardaki ödemeler esas alınarak davacının prime esas kazancının davaya konu dönemin tümünde eksik bildirildiği kabulüyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki denetim raporunda banka kayıtlarına göre tespiti yapılan aylar dışında kalan dönemlerde davacının prime esas kazancının 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında düzenlenen esaslar kapsamında eksik ödendiğinin ispat edilemediği açıktır. Bu nedenle davalı Kurum kayıtlarıyla karşılaştırılarak söz konusu aylar dışındaki dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6820, K. 2024/7825, T. 08.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6820-e-2024-7825-k-5b99d0c10b4e