Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6486 E. 2024/7341 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6486
- Karar No
- 2024/7341
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1746 Esas, 2023/1690 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/14 E., 2023/479 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan 2.000,00 TL borç aldığını bu borcun 1.000,00 TL'sini ödediğini, bakiye 1.000,00 TL için davacının bono istediğini, davacının boş bono düzenleyerek davalıya verdiğini, davalının boş bonoyu anlaşmaya aykırı doldurarak davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının davacı aleyhine ayrıca şikayette bulunduğunu, davalının soruşturma aşamasındaki beyanlarında borcun 664.000,00 TL olduğunu ifade ettiğini ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ve bonoda avalist olan dava dışı Hamza Aşan'ın birlikte hareket ederek ve davalıyı kandırarak, davalıdan para aldığını, paranın alındığı tarihler üzerinden geçen zaman ve alım gücündeki değişikliklerde dikkate alınarak davacı ve avalistin borçlarını ödeme vaadiyle dava konusu bonuyu düzenleyerek davalıya verdiğini savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin yazılı delil sunmadığı, davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatıldığı, davacı vekili yemin deliline başvurmayacaklarını bildirdiği, davacının davasını ispat edemediği, davalı tazminat talebinde bulunmuşsa da dava icra takibinden sonra açılmış olup, takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmediği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.