Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6414 E. 2024/7804 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6414
Karar No
2024/7804
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/846 Esas, 2023/1190 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/380 E., 2020/60 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, her iki şirketin ticari defterlerinde borcun yer aldığını, 30.06.2018 ve 31.12.2018 tarihli imzalı mutabakat formlarına göre davalının 417.400,00 TL borçlu olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili, davacı ve dava dışı ... A.Ş. arasındaki ilişkinin sadece Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün KBRN kıyafet, eldiven ve ayakkabı ihalesine ilişkin olduğunu, müvekkili şirket ile kurum arasında 06.05.2016 tarihinde 10.000 adet C Tipi KBRN kıyafeti alımı için sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu ürünlerin dava dışı ... A.Ş. ve davacı şirketten temin edilerek kuruma teslim edildiğini, kuruma teslim edilen malların şartnamedeki kriterlere uygun olmadığı gerekçesi ile müvekkili şirkete iade edildiğini, tespite ilişkin tutanağın davacı şirket ile de paylaşıldığını, davacı ve dava dışı ... A.Ş. ile yapılan görüşme neticesinde müvekkili şirketin sulh protokolüne yönlendirildiğini, kurum ve müvekkili şirket arasında 4.188.200,00 TL+KDV bedel üzerinden protokol imzalandığını, bu nedenle müvekkilinin kâr kaybının oluğunu ayrıca vergisel olarak da zarara uğradığını, sulh protokolünün yapılmasına müteakip dava dışı şirket ile davacı şirketin sorumluluklarında bulunan emtialardan teslimden sonra davacı şirket tarafından 780.000,00 TL + KDV, dava dışı şirket tarafından 3.350.000,00 TL+KDV fatura kesildiğini ve bu bedellerin ödendiğini, daha sonra müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 07.01.2017 tarihinde bir sözleşme daha akdedildiğini, bu anlaşmaya istinaden müvekkili şirket tarafından damga vergisinin iadesi konulu Danıştay'da açılan dava lehine sonuçlanır ise davacıya 520.000,00 TL ödenmesi konusunda anlaşıldığını, dava dışı ... A.Ş. tarafından benzer nitelikte açılan davanın halen derdest olduğunu savunarak davanın reddine ve tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, takip tarihi itibariyle taraf ticari defterlerinin birbiri ile örtüştüğü, 417.400,00 TL asıl alacak üzerinden davacının davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar davalının cevap dilekçesi ile bir kısım teslim edilen ürünlerin sözleşmeye uygun olmadığını beyan etmiş ise de, davacı tarafından tanzim edilen tüm faturaları ticari defterlerine kaydeden ve bu suretle malı teslim aldığı sabit olan davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu iddia ve ispat edemediğinden teslim aldığı malları teslim edildiği şekli ile kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle 417.400,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle takibin cari hesaba dayalı olmasına, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olması nedeniyle cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu konusunda ihtilaf bulunmamasına, davalının iddia ettiği sözleşmenin cari hesap alacağına ilişkin olmayıp sebepten mücerret olan çeke ilişkin olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6414, K. 2024/7804, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6414-e-2024-7804-k-ccf86a0d7003