Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6372 E. 2024/7887 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6372
Karar No
2024/7887
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/774 Esas, 2023/1023 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla SAYISI : 2019/233 E., 2022/96 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın ihtiyati haciz kararı alıp kararı uygulandığını ve davacının araçlarına, taşınmazlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, davacının cebri icra tehdidi altında 20.05.2019 tarihinde 151.186,81 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, dava konusu çekin dava dışı ... San. Tic. A.Ş.'ye hatır çeki olarak verildiğini, takip konusu çekte keşide tarihi 12.09.2018 olarak yazılmışsa da sonradan müvekkilinin onayı olmaksızın, keşide tarihi çizilerek üst kısmına 03.02.2019 yazıldığını, 03.02.2019 tarihinin yanındaki parafın da müvekkiline ait olmadığını, çekte tahrifat yapıldığını, icra mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda çekte tahrifat olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından müvekkilinin taşınır, taşınmaz mallarına ve bankadaki hesaplarına haksız yere haciz işlemi uygulandığını, davalı banka aynı zamanda müvekkil hakkında icra ceza mahkemesine başvurularak çek düzenleme yasağı koyulmasına sebep olduğunu, davacının haksız yere haciz işlemi uygulanan malvarlığı yaklaşık olarak 10.000.000,00 TL değerinde olduğunu, davacının ticari itibarının sarsıldığını, aynı zamanda manevi olarak zarara uğradığını, davalı bankanın aynı zamanda davaya konu çek için Kahramanmaraş İcra Ceza Mahkemesinin 2019/695 E. sayılı dosyasında, müvekkil hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayette bulunduğunu ve mahkemece müvekkili hakkında çek düzenlemesi ve çek hesabı açmasının tedbiren yasaklanmasına ve kararın UYAP sistemi aracılığıyla MERSİS ile Risk merkezine bildirilmesine karar verildiğini ileri sürerek davacının cebri icra tehdidi altında ödediği 151.186,81 TL'nin 20.05.2019 tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte haksız haciz sebebiyle 150.000,00 TL manevi tazminatın da faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından icra takibine ve imzaya icra mahkemesi nezdinde itiraz edildiğini, aynı konu hakkında derdest bir davanın olması ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu çekin kredi borçlarının bir kısmının ödenmesi amacı ile temlik cirosu ile dava dışı şirket tarafından müvekkili bankaya verildiğini, çek ile ilgili olarak davalı bankanın alacaklı olması nedeni ile icra takibi başlatıldığını, çek üzerinde çıplak gözle yapılan incelemede çekin tüm şekli unsurlarının tam olduğunu, çek üzerindeki keşide tarihinde yapılan düzeltmenin ise imza ile onandığının anlaşıldığını, davalı bankanın ciro yolu ile kendisine devredilen ve ödenmeyen alacakları tahsil için çeke dayalı olarak icra takibi yapmasında hukuka aykırılık olmadığını, çek ile ilgili olarak yasal hakkını kullanan ve kötü niyetli olmayan müvekkili ile ilgili manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının keşideci sıfatı ile davaya konu olan çekin düzenleme tarihinde tahrifat olduğu ve keşideci sıfatı ile bu düzeltmenin davacı tarafından paraf edilmediği kabul edilerek çeke dayalı müracaat haklarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 810 uncu maddesi gereği kaybettiği, ancak temel hukuki ilişkiye dayalı olarak zamanaşımı süresi ve hak düşürücü süre içerisinde alacak haklarını koruduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi ve devamı maddeleri gereğince temel hukuki ilişkiden kaynaklı davacının borçlu olmadığının ispatı gerektiği, davacı tarafa 11.11.2021 tarihli celsede, dava konusu kambiyo senet mahiyetinden dolayı olan çekten dolayı borçlu olmadığına dair ve yetkili hamile karşı çek bedelinin ödendiğine dair delilleri sorulduğu, davacı taraf çeki hatır çeki olarak dava dışı ... A.Ş.'ye verdiğini beyan ettiği, başkaca çek bedelinin ödendiğine dair yazılı belge sunmadığı, dava konusu çekin dava dışı ... A.Ş.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredi karşılığı, davalı bankaya ciro yolu ile devredildiği, çekteki ciro silsilesi ile anlaşılmış olduğu, davalı bankanın çekin keşide tarihine değiştirdiğine dair dosyada bir iddia ve delil olmadığından ciro ile çekin hamili olan davalı bankanın paraf edilmiş şekliyle çeki devraldığı ve iyi niyetli olduğunun kabul edildiği, takip yapmakta kötü niyeti bulunmadığından davalı banka çek bedeli olan 110.000,00 TL ile alacaklı olup davacının menfi tespit davasının takip tarihi itibarıyle 110.000,00 TL dışındaki kalemler olan toplamı 11.925,33 TL'den dolayı borçlu olmadığı, takip alacaklısının ciro ile çekin yetkili hamili olduğu ve kötü niyeti ispatlanamadığı, haksız hacizden kaynaklı manevi tazminat davasının dinlenebilme koşulunun davalı alacaklının ağır kusurunun mevcudiyetinin ispat etmesi gerektiği, davalının takibe konu olan çeki dava dışı borçlu ... A.Ş.'den ciro ile devraldığı, davalının takipte ağır kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 11.925,33 TL'den dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraflar arasında temel ilişki bulunmayıp, takibe konu çekin tahrifat öncesi gerçek keşide tarihi 12.09.2018 tarihine nazaran 10 günlük ibraz süresinden sonra ibrazı nedeniyle çek tazminatı ve çek komisyonu bedellerinin istenemeyeceği, ibraz süresi geçmiş çek üzerindeki keşide tarihinin temerrüde esas alınamaması nedeniyle işlemiş faizin de istenemeyeceği, çek bedeli ana para 110.000,00 TL açısından 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi gereğince esas keşide tarihi 12.09.2018 tarihinden 10 günlük ibraz süresinin bitimine nazaran 1 yıllık süre boyunca keşidecinin sorumlu olduğu ve takip tarihi itibariyle bu sürenin geçmediği, takibin haksız olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, keşide tarihindeki paraf imzasının sahteliği nedeniyle kambiyo vasfında olmayan çek nedeniyle cebri icra baskısı altında ödenen paranın istirdadı ve haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6372, K. 2024/7887, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6372-e-2024-7887-k-1b1aa4890f97