Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5648 E. 2024/6898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5648
- Karar No
- 2024/6898
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/924 Esas, 2023/1095 Karar HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2019/397 E., 2022/1098 K. BİRLEŞEN DAVALAR : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366 E. sayılı dosyaları Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davaların birleştirilmesine karar verilmesiyle sadece davaların yargılamaları birlikte yürütülmekte ise de, her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi 11.07.2023 itibarıyla temyiz kesinlik sınırı 238.730,00 TL'dir. Bu kapsamda birleşen davalar ; 2011/350 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 143.487,12 TL, 2011/351 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 105.504,05 TL, 2011/352 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 149.000,00 TL, 2011/353 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 165.263,09 TL, 2011/354 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 157.097,00 TL, 2011/355 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 92.570,90 TL, 2011/357 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 220.553,48 TL, 2011/358 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 113.881,00 TL,2011/359 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 88.500,00 TL, 2011/360 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 90.590,31 TL, 2011/361 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 146.980,53 TL, 2011/353 E. sayılı dosyada talep edilen toplam zarar 121.006,30 TL olup bu miktarlar ayrı ayrı temyiz kesinlik sınırı 238,730,00 TL'nin altında kaldığından sayılan birleşen davalar yönünden davacı vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava olan 2019/397 E. (Eski esas : 2011/263) ve birleşen 2011/349, 356, 363, 364, 365 ve 366 E. sayılı dosyalarda dava değeri temyiz sınırının üstünde olduğundan ve davacı vekilinin temyiz başvurusunun gerekli şartları taşıdığı anlaşıldığından bu dosyalara ilişkin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davalılar ..., ... ve ...'ın 01.04.2005-23.06.2009 tarihleri arasında davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, diğer davalı ...'ın da aynı dönemde davacı şirketin muhasebe işlemlerini yürüttüğünü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü müfettişince yapılan denetim sonrasında oluşturulan denetim kurulu raporuyla davalıların görev yaptıkları süre zarfında davacı şirketin faaliyet alanına girmeyen usulsüz işlem ve harcamalar yaparak müvekkili şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, bu rapora istinaden müvekkili şirketin denetim kurulu tarafından denetim raporu hazırlanarak 28.12.2010 tarihinde şirket genel kuruluna sunulduğunu, 05.03.2011 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında müvekkili şirketi zarara uğratan davalılar hakkında dava açılması için yönetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek davalılar tarafından yapılan usulsüz işlemler uyarınca müvekkili şirket nezdinde oluşan zararların yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçelerinde; yönetim kurulunun şirket adına bu davayı açma yetkisinin bulunmadığını, davanın denetim kurulu tarafından açılması gerektiğini, davaya dayanak gösterilen teftiş raporunun usulsüz olduğunu, dava dilekçelerinde bahsi geçen iddiaların dayanağının bulunmadığını savunarak davaların reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçelerinde; müvekkilinin davacı şirket ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca serbest meslek erbabı muhasebeci sıfatıyla davacı şirketin muhasebe işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmaması nedeniyle bu yönde bir sorumluluğunun bulunmadığını, dayanak teftiş kurulu raporlarında da müvekkili aleyhine bir tespite yer verilmediğini, davanın denetim kurulu tarafından açılmasının gerekli olması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçelerinde; husumet ve zamanaşımına ilişkin itirazlarının yanı sıra, davacı şirketin genel kurul toplantılarında alınan kararlar uyarınca müvekkilinin ibra edildiğini, ibra uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, müvekkilinin görev yaptığı süre zarfında davacı şirketi zarara uğratacak eylemlerinin bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçelerinde; davanın yönetim kurulu yerine denetim kurulu tarafından açılması gerektiğini, dava konusu dönemlere ilişkin olarak genel kurul tarafından alınan ibra kararları uyarınca sorumluluğunun bulunmadığını, davacı şirketi zarara uğratacak eyleminin olmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalara konu işlemlerin Van Belediyesinin yazılı talimatları ile davacı şirket yönetim kurulu tarafından Mülga 6762 sayılı TTK hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, yapılan işlemlerin davacı şirketin muhasebe kayıtlarında çeşitli adlar altında muhasebeleştirildiği, Van Belediye Başkanlığının talimat ve yönlendirmesi ile belediyenin çeşitli birimlerinin ihtiyaçları için belediyenin birimlerine yapılan mal, hizmet ve demirbaş alımlarını ve yapılan bağışlar ile belediyenin temsil ve ağırlama giderleri için yapılan ödemeleri şirketin hakim ortağı olan belediyeden alacak olarak "131 Ortaklardan Alacaklar" adı altında kaydedilerek muhasebeleştirildiği, davacı şirketin yönetim kurulu tarafından, şirketin kuruluş amacına, faaliyet alanına, şirketin yararı için yapılan demirbaş alımları, şirketin devamı için yapılmış olan genel yönetim giderleri olarak davacı şirketin muhasebe kayıtlarında muhasebeleştirilerek kaydedildiği, yapılan bu işlemler nedeniyle yönetim kurulunun basiretli bir iş adamı gibi davranarak hareket ettiği bu işlemler nedeni ile somut bir zararın söz konusu olmadığı, şirketin işlemlerinin Van Belediyesinin atamış olduğu yönetim kurulunca yerine getirildiği, ... adına yapılan ve dava edilen harcamalara ilişkin davacı kayıtlarından elde edilen ekli 179 adet ek belgedeki toplamının 3.503.331,94 TL olduğu ve Van Belediyesinin istek ve talimatı ile Yönetim Kurulunca gerçekleştirildiği, harcama toplamının 2.028.505,05 TL'lik kısmının Van Belediye Başkanlığına ait olduğu, şirketin kendi yatırımları ve üretimleri ile genel yönetim giderleri için harcanan toplam miktarın 1.042.671,39 TL olduğu, şirket ana sözleşmesi, ortakların talepleri birlikte değerlendirildiğinde ... ve Van Belediyespor'a yapılan harcamaların ortaklara borç verme işlemi olduğu, yine ... tarafından yaptırılan iş ve işlemlerin bedelinin ödenmesi yerine, davacı şirketin ortaklık yapısındaki kendi oy çoğunluğu ile sermaye artırımı yapılarak, artırılan sermayenin belediyenin istek ve talimatları doğrultusunda harcanmasının sağlandığı, ... adına yapılan harcamaların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Denetleme raporlarında da açıkça tespit edildiği, davacı şirketin muhasebe iş ve işlemlerini 3568 sayılı yasaya uygun olarak yürüten SMMM ...' ın davacı ile 3568 sayılı yasaya göre akdedilen hizmet sözleşmesi çerçevesinde ve yönetim kurulunun aldığı kararlar ile verdiği vekaletlerdeki yetkilere istinaden yürüttüğü, yapılan hatalı bir işleme rastlanılmadığı, ana dosya ve birleşen dava dosyalar bazında, yerinde yapılan inceleme ve tespitler ile dosya içeriği bilgi ve belgeler üzerinde yapılan tespitlere göre yönetim kurulu üyeleri tarafından şirketin kuruluş amacına, faaliyet alanına veya şirketin yararına olmayan herhangi bir yersiz ve zarar verici işlemin olmadığı, yapılan bu işlemlerden davacı şirketin bir zararının olmadığı, zararın olmadığı bir şeyden dolayı zararın sorumlusunun da olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen tüm davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı şirketin herhangi bir zararının tespit edilemediği, yapılan işlemlerin usulsüz olmadığı, şirket tarafından ...'nin talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen harcamaların ...'nden olan alacaklar olarak kaydedildiği, bu muhasebeleştirme işlemlerine şirket ortaklarının herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, davacı şirketin iddia ettiği zararın tahsili için hiçbir işlem yapmayıp doğrudan zararın eski yönetim kurulu üyelerinden tahsilini talep etmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde iş ve işlemleri ile davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları ve varsa bir zarar bu zarardan sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 inci ve 114 üncü maddeleri 2. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl ve birleşen usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen 2011/350, 351, 352, 353, 354, 355, 357, 358, 359, 360, 361, 362 E. sayılı dosyalara ilişkin davacı vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, asıl dava ve birleşen 2011/349, 356, 363, 364, 365 ve 366 E. sayılı dosyalara ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince bu dosyalar hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.