Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5146 E. 2024/7093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5146
Karar No
2024/7093
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/282 Esas, 2023/1010 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/661 E., 2020/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'un 22.06.2017 tarihinde, ... Şenlik Mah. 950 Ada, 11 paftada bulunan 320 m2 lik bir adet villanın satışı konusunda anlaşarak sözleşme imzaladıklarını, işbu satış sözleşmesi içeriğinde davalı ...'un gayri menkulü 1.500.000 TL bedelle satın alacağı ve işbu satış bedelini nakden tapuda devrin yapılacağı 23.06.2017 tarihinde ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4 üncü maddesinde 300.000,00 TL'lik teminat senedi verileceğini, müvekkilinin davalı ... emrine düzenlediği 22.06.2017 düzenleme tarihli ve 300.000,00 TL bedelli teminat senedini davalıya aynı gün teslim ettiğini, 23.06.2017 tarihinde tapuda devrin gerçekleşmediğini ve davalının işbu teminat senedini iade etmediğini, ayrıca ...'un birlikte çalıştığı diğer davalı ...'a senedi ciro ettiğini, davalılar birlikte hareket ederek kötü niyetli olarak senedi takibe koyduklarını, davalı ...'ın senedi kötü niyetle iktisap ettiğini ve yetkili hamil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalılara Küçükçekmece 3. İcra Dairesinin 2017/7513 E. sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ...'de bir gayrimenkulün satımı konusunda anlaştıklarını, davacıya güvenerek 400.000,00 TL peşinat ödediğini, ertesi gün tapu dairesine gelmediğini, daha sonrada kendisini çeşitli bahanelerle oyaladığını, daha sonra davacının satışını yaptığı gayrimenkulün kendisine ait olmadığını öğrendiğini, davacıya aldığı parayı ödemesi halinde şikayetçi olmayacağını söylediğini, davacının ödemelerini alamadığından sıkışık olduğunu en kısa sürede ödeme yapacağını veya Büyükçekmece'de bir gayrimenkulü verebileceğini söylediğini, davacının dava konusu şahsi senet ile beraber 2 adet çek verdiğini, müvekkilinin borcu nedeni ile senedi 3. kişilere kullandığını, senedin teminat senedi olduğu iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının iddialarını ispatlamakla mükellef olduğu, davacı fotokopi sözleşmeye dayanarak takibe konu bononun teminat senedi olduğunu ileri sürmüşse de aslını sunamadığı, yemin deliline dayanmadığı, iddia ettiği bu hususu ispat edemediği, bir an için senedin teminat senedi olarak verildiği kabul edilse dahi davacının ileri sürdüğü şahsi def'iler TTK'nın 687 nci maddesi uyarınca senedi devralan davalı ...'ın bonoyu iktisap ederken bile bile davacı zararına hareket etmiş olması gerektiğini, bu noktada davalıların birlikte hareket ettiğine ilişkin veyahut bile bile davacının zararına hareket ettiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının bonoya bağlı şahsi def'ilerin senedi ciro yoluyla devralan davalıya karşı ileri sürebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 nci ve 114 üncü maddeleri. 2.2004 sayılı Kanun'un 71 inci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5146, K. 2024/7093, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5146-e-2024-7093-k-faff06fe80e1