İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/686 E. 2024/716 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/686
- Karar No
- 2024/716
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/686 KARAR NO : 2024/716 DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/08/2023 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ...'ın tekstil/giyim sektöründe toptancılık yapmakta olup davalı ... ile bu nedenle ticari alım satım gerçekleştirdiğini, söz konusu alım satım nedeniyle davalı tarafından müvekkiline 5.000,00 TL bedelli 9/6/2017 tanzim ve 14/7/2017 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli 9/6/2017 tanzim ve 14/8/2017 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli 9/6/2017 tanzim ve 30/8/2017 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli 9/6/2017 tanzim ve 14/9/2017 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli 9/6/2017 tanzim ve 30/9/2017 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli 9/6/2017 tanzim ve 30/10/2017 vade tarihli senetlerin verildiğini, söz konusu senetlere ilişkin alacakların vade tarihlerinde tahsil edilemediğini, bunun üzerine senetlerin keşide yeri olan Kuşadası İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasıyla davalı aleyhine senede dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe haksız ve hukuka aykırı olarak davalı tarafından 09/08/2021 tarihinde itiraz edildiğini, arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun tebliğ olunmasına rağmen, cevap dilekçesi sunmadığı, böylelikle davayı inkar ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zaman aşımına uğramış altı adet bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, zaman aşımına uğramış bonoya dayalı ilamsız takibe itirazın iptali davasında görevin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 4 üncü maddesinde ticari davalar, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunu'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 6335 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı; mutlak ticari davaların, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar, nispi ticari davaların ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar olduğu açıklanmıştır. Buradan hareketle ticari davalarında asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Somut olayda davacının temel ilişkiye dayandığı açık olup temel ilişkiye dayalı davanın ticari dava ihtiva edip etmediğinin incelenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki ilişkinin satım sözleşmesi olduğu, uyuşmazlığın bu nedenle mutlak ticari dava sayılamayacağı, davalı gerçek kişinin ise tacir sıfatının bulunmadığı belirlenmiş olup, işbu davanın nispi ticari dava olduğu da söylenemeyecektir. Bu halde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle göreve dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4540 Esas, 2023/3950 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır). H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın göreve dair dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/10/2024 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır