Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5122 E. 2024/8381 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5122
Karar No
2024/8381
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/946 Esas, 2023/1112 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/740 E., 2021/1745 K. BİRLEŞEN DAVA : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/741 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.11.2024 günü hazır bulunan asıl davada davacılar vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından 12.07.2018 tarihli sözleşme kapsamındaki 700.000,00 USD'nin tahsili için Denizli 9.İcra Müdürlüğünün 2018/4919 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin ...'a 06.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ...'ın itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında borçların ne şekilde ödeneceğine ilişkin 12.07.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre borcun davalı ...'ın sahibi olduğu 3358518 nolu maden sahasının müvekkili şirketin yetkilisi ve ortağı ... ile birlikte dava dışı ...'ın kuracağı şirkete devri ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak dava dışı ...'ın davacı şirket ortağı ve yetkilisi ... ile şirket kurmayı ve taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmayı kabul etmediğini, dolayısıyla sözleşme gereği öncelikle kurulması gereken ruhsatın devredileceği şirketin kurulamadığını, davalı ile yapılan görüşmelerde bu hususun bildirildiğini, davalı tarafından kabul edilen borçların ödenmesinin istendiğini, aradan geçen sürede herhangi bir ödeme yapılmadığı için takip başlatıldığını ileri sürerek tirazının iptaline, haksız itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasında, ...'ın davacı ...'a olan 1.300.000,00 USD borcunun ne şekilde ödeneceğine ilişkin 12.07.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre borcun bir kısmının, davalının sahip olduğu 3358518 nolu maden sahasının müvekkil ... ile birlikte dava dışı ...'ın kuracağı şirkete devri ile ödenmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını, ancak dava dışı ...'ın müvekkil ile herhangi bir şirket kurmayı ve taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmayı kabul etmediğini, aradan geçen sürede herhangi bir ödeme yapılmadığı için takip başlatıldığını ileri sürerek davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalının itirazın iptaline, haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya öncelikle yetki yönünden itiraz ettiklerini, hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın 12.07.2018 tarihli sözleşmenin her ne kadar müvekkili ...'ın ... Mermer Doğaltaş San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne olan 700.000,00 USD borcunu ödeme koşullarına ilişkin sözleşme olduğunu bahsetmişse de sözleşme konusunun “Denizli İli Çal İlçesi, ... Mevkiinde 201 700 823 nolu ruhsat numaralı mermer erişim nolu 335 8518 nolu sahanın ruhsatının devrine ilişkindir.” olarak belirtilmiş olup bu Nev Işık Madencilik Mermer Doğaltaş San. ve Tic. Ttd. Şti. belirtilen sözleşmenin de tarafı olmadığını, belirtilen sözleşmede kaşesi bulunmadığı gibi şirket yetkilisine ait imzasının da bulunmadığını, öncelikle davacının sözleşmenin tarafı dahi olmadığını, bu sebeple sözleşmeye dayanarak talepte bulunmasının dahi haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ...'a borcu bulunmadığını savunarak haksız ve kötü niyetli açılmış davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davalı tarafça 1.3000.000,00 USD'nin müvekkile verildiğini gösterir hiçbir hiçbir yazılı belge bulunmamakta olup icra takip dosyasına ve bu dava dosyasına da bu yönde belge sunulmadığını, dava konusu takibin 12.07.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı ileri sürülmüşse de müvekkilin bu sözleşmeden kaynaklı borcunun bulunmadığını savunarak haksız ve kötü niyetli açılmış davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ile davalı arasında 12.07.2018 tarihli Denizli Çal ilçesi, ... mevkiinde bulunan 201700823 ruhsat numaralı mermer erişim numarası 3358518 olan sahanın ruhsatının devrine ilişkin sözleşme imzalandığı, davalı maden ocağının devri için kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini iddia etmekte ise de asıl ve birleşen dosyaya konu icra takipleri nedeniyle gönderilen ödeme emirlerinin davalıya 06.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından maden ocağı ruhsatının devri için davacı ...'a aynı tarihte Denizli 1. Noterliğince düzenlenen vekaletname verildiği, vekaletnamede belirtilen maden ocağı erişim numarası ile 12.07.2018 tarihli sözleşmedeki maden erişim numarasının aynı olmadığı, 2.07.2018 tarihli sözleşmede sözleşmenin yerine getirilmemesi halinde bir cezai şart ve sözleşmenin yerine getirilmesi için taraflarca bir süre belirlenmediği, davacı ... tarafından ortaklık kurulacak 3. kişi ...'ın vazgeçmesi üzerine ve davalı tarafça maden ocağının devrinin gerçekleştirilmemesi üzerine davalıya ödediği bedelin iadesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, ... tarafından ...'a 20.12.2017 tarihinde elden 1.300.000,00 USD verildiği sözleşmenin (4-a) maddesinde yazılmış olup her iki tarafın da sözleşmeyi imzalamış ve sözleşme içeriğine ve imzalarına bir itirazları bulunmadığından davalı ... yerine getirilmeyen sözleşmeye göre davacı ... aleyhine haksız olarak zenginleştiğinden birleşen dosya yönünden davanın kabulü gerektiği, asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede; 12.07.2018 tarihli sözleşmede davacı şirket tarafından gönderilen 700.000,00 USD'nin maden ocağı devir bedeline mahsup edileceğinin açıkça belirtildiği ve gelinen aşamada asıl dosyada icra takip tarihi itibari ile maden ocağı devrinin yapılmadığı tarafların kabulünde olmakla davalının davacı şirket aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olan ödemenin davalıdan tahsili koşullarının oluştuğu sonucuna varılarak asıl dava dosyası yönünden de davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden davanın kabulü ile, Denizli 9. İcra Müdürlüğünün 2018/4919 E. sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının iptali ile, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava dosyası yönünden davanın kabulü ile, Denizli 9. İcra Müdürlüğünün 2018/4920 E. sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının iptali ile, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esasının ruhsat devrine ilişkin sözleşmenin ifası ile ilgili değil sözleşme öncesinde davalıya verildiği kabul edilen ödünç paralara ilişkin olduğu, netice itibariyle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle takip ve dava konusu yapılan alacağın ödünç verme ilişkisinden değil taraflar arasındaki maden sahası devir taahhüdünü de içeren sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı olmasına göre davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5122, K. 2024/8381, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5122-e-2024-8381-k-7874971a48b8