Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/594 E. 2024/8521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/594
- Karar No
- 2024/8521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1085 Esas, 2023/1738 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/304 E., 2020/797 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin ... Bankası Bağdat Cad. Özel Birikim Yönetimi Şubesinde ... adı verilen 4439637 müşteri numarası ile 580/9099821 nolu USD dolar hesabı bulunduğunu, müvekkilinin bu hesabı üzerinden, müvekkilinin yazılı veya sözlü talimatı olmaksızın 05.02.2007 tarihinde 500.000,00 USD'nin Limasol-Güney Kıbrıs Rum kesiminde "... Ltd." isimli bir forex şirketine havale edildiği, bu işlemin müvekkilinin iradesi dışında gerçekleştiği için davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500.000,00 USD maddi tazminat ve 05.02.2007 tarihinden itibaren işletilecek avans faizinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dosyaya sundukları işlem ve swift dekontunda, davacının imzası bulunduğu, işlem günü davacının, müvekkili banka yetkilileri ile yaptığı telefon görüşmesinde işlemin yapılması yönünde talimat verdiği, bu sebeple yapılan işleme ilişkin davacının rızasının ve onayının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan değerlendirmede, işbu mahkemede ve görevsiz mahkemede olmak üzere toplam iki heyetten rapor alındığı, heyetlerde bankacı bilirkişilerin bulunduğu, 12.04.2016 tarihli bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişinin de yer aldığı ve her iki raporda, davalı bankaya kusur isnat edilmesi ve sorumluluğuna gidilmesini sağlayacak herhangi bir tespite yer verilmediği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, davacı tarafından sunulan uzman görüşü delilinin mahkemeyi bağlayıcı kesin deliller arasında yer alamadığı ve iki heyet raporunun aksi yöndeki uzman görüşüne itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmede, davacının .../... nolu vadesiz USD hesabından, "... Ltd." adlı alıcının Basler Kantonalbank Zürich nezdindeki ... IBAN nolu hesabına Citibank aracılığıyla 500.000,00 USD para transferi yapıldığı, işlemin dava dilekçesi ekinde sunulan tahvil/bono alım satım çerçeve sözleşmesi, yatırım araçları alım satım ve aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamında yapılan bir yatırım işlemi olmayıp, yine dilekçe ekinde sunulan bankacılık hizmetleri sözleşmesi kapsamında, davacı hesabından talimat üzerine yapılan havale işleminden ibaret olduğu, davacının oğlu ... tarafından imzalanan 05.02.2007 tarihli, şubeniz nezdinde bulunan 580-9099821 nolu hesabımdan 500.00,00-USD'nin karşı tarafa net ödenecek şekilde ekte detayı verilen transferin yapılmasını rica ederim, talimatını içeren yazı ile talimat ekindeki yine ... tarafından imzalanan, banka, swift kodu, havalenin yapılacağı alıcı ve üye hesap IBAN bilgilerinin yer aldığı belge mevcut olduğu, doğrudan talimata istinaden işlem yapılmadığı, talimatın bankaya ulaşmasından sonra banka personeli ile bizzat davacı ... arasında yapılan telefon görüşmesi ile, davacının banka personeline, oğlu tarafından getirilen talimata istinaden 500.000,00 USD'nin İsviçre'deki Kantonalbank'a transfer edilmesi talimatı verdiği, hesaptaki paranın 500.000,00 USD'ye tamamlanması için 3.250,00 USD daha yatırıldığının bildirildiği, 05.02.2007 tarihli swift mesajında davacının imzasının bulunduğu, davacının konuşmada alıcı olarak gösterilen ... Ltd ünvanını açıkça bildirmemiş olmasının, talimatta yer alan adrese gönderim yapılması hususundaki açık beyanı karşısında önem arz etmediği, davacının paranın alıcı adına İsviçre'de mukim Kantalonbank'a gönderileceğinden haberdar olduğunun konuşma içeriğinden açıkça anlaşıldığı, bir an için davacının oğlu ...'in, davacı iradesi dışında paranın ... Ltd'ye gönderilmesi talimatı verdiği düşünülse dahi, davacının 05.02.2007 tarihli işleme ilişkin 09.05.2008 tarihinde düzenlenen dekontu bu tarihte imza karşılığında davalı bankadan aldığı, dekontta paranın 05.02.2007 tarihinde ... Ltd'ye havale edildiğinin açıkça yazılı olduğu, davacının bu dekonta, banka tarafından baskı yapılmak suretiyle iradesi sakatlanarak imza attığı yönündeki iddiayı ispata elverişli hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, şu halde davacının oğluna verdiği temsil yetkisinin kapsamı aşılarak yapıldığını iddia ettiği bu işleme sonradan icazet vermiş sayılacağı, nitekim davacı ile davalı banka personeli arasında daha sonraki tarihlerde başka bankacılık işlemleri ile ilgili yapılan görüşme sırasında, dava konusu havale işleminin de konuşulduğu, paranın gönderildiği Kantalonbank'daki hesaptan yine davacının oğlu tarafından alınarak davacının rızası dışında başka bir hesaba gönderildiği, paranın davacının oğlunun uhdesinde olduğu, talimat için arandığı gün işleme rıza göstermeme hakkının bulunduğu hususlarının da davacı tarafından bilindiği, davalı bankanın, davacının bilgi ve rızası dahilinde, yazılı ve sözlü talimat gereğini yerine getirerek, havale tutarını havale alıcısına göndermekten ibaret eylemi nedeniyle yasal veya sözleşmesel sorumluluğu mevcut olmadığı, açıklanana bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar mirasçı davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hesabından, sözlü ve yazılı talimat olmaksızın yapıldığı iddia olunan 500.000,00 USD tutarlı havale işlemi nedeniyle, havale tutarındaki maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mirasçı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacı ... mirasçıları'ndan harç alınmasına yer olmadığına, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.